Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Nefis, şeytan ve Allah dostları
imanilmihali.com
Nefis, şeytan ve Allah dostları

Nefis, şeytan ve Allah dostları

Nefis, şeytan ve Allah dostları

Bu kadar kötünün ve kötülüğün merkezindeki bir Müslüman ülkede, yaşanan toplumsal sorunlara bakıldığında; dini akidelerin zayıflığından, dini tanımıyor olmanın zavallılığından ve tevhid yolunda ilerlerken şirkin ne demek olduğunu bilememenin vehametinden bahsetmek gerekir ki cennet hayalindeki bedenlerin nasıl cehennem çukurlarına sürüklendiğinin de resmidir bu.

Doğrusunu elbet Allah bilir ama yaşananlar çetin sınav şartlarının bir göstergesidir aynı zamanda ve bu ahir zamanda artık Allah dostları ile düşmanlarının ayrılması zamanı gelmiştir.

Hata yapmamak ve ilk adımda yanlış istikamete dönmemek için önce Allah dostu ve düşmanı tabirlerini hatırlamak faydalı olacaktır elbet.

Allah dostları, acizliğini, kulluğunu ve fıtrata uygun yaratılışını bir sebeb bağlayan, kudret ve mülkün sahibi tek bir Allah’ı tanıyan beşerlerdir ki kadere rıza, secdede huşu, zekatta önde koşmak, farz ve sünnetleri edada yarışmak, salih amel üretmek, hakka ve helal olanlara uygun yaşamaya gayret etmek hep bu cümledendir. Keza yine Allah dostları şerden, şirret, kafir ve müşrikten, bela ve haksızlıktan kaçan, Allah’tan ve günah işlemekten korkan kullardır. Allah dostları kaçındıkları kötülüklerle yetinmeyip etrafa iyilik yapmaya çalışan, öte yandan  yapmadıkları sevaplardan dolayı da cezalandırılacaklarını bilen kullardır.

Allah düşmanları, tabir olarak bunun tam tersi olup sadece kötü olmakla kalmayıp, iyileri de yoldan çevirmeye çalışan bilimum zalim, haksız, adaletsiz, hain, katil, cani, hırsız, iftiracı ve yalancı zümredir ki bunlar şeytana dost, tevhid erlerine hasımdır.

Nefis, kulun içindeki ben, kural tanımamaya, kötülük işlemeye meyilli, kolay yoldan haksız bile olsa dünya malına, makam ve şehvete düşkün, terbiye edilmedikçe insanı yoldan çıkaran bir sınav gerecidir.

Şeytan, dostları, askerleri, evliyaları ve soyu ile birlikte,  nefsi körükleyen, kötülüğe zorlamayan ama süslü gösteren, asla inançsız bir kafir olmayan ama insanları inançsızlığa davet eden, tevhid dini yanında şirk dinini yaşatmaya gayret eden, cinlerden ve insanlardan pek çok yamağı bulunan bir kötülük yumağıdır.

Buraya kadar verilen tabirlerden anlaşıldığı üzere yaşam sınavı ikilemler arasındaki tercihlerimizdir ve hiçbir dürtü olmasa hiçbir insanın kötülük yapamayacağı da bir gerçektir. Çünkü fıtratta kalplere yerleştirilen sağduyu, metanet, kadere rıza ve merhamet, özgürlük ve eşitliğe, adalet ve sevgiye saygı sayesinde insanlar asla tek başlarına zulüm edemez, kötülük yapamaz ve başka canlara kıyamaz.

O halde kalbe rağmen nefsi harekete geçiren, vicdanı devre dışı bırakan, gözleri faltaşı gibi açarak, şehvetleri kabartan nedir, kimdir? Nefis bir dürtü ile kolayca harekete geçebildiğine göre bu ilhamı fısıldayan kimdir?

Şeytan insanlara dört yandan yanaşır. Sağdan, soldan, önden ve arkadan. Zorlamaz, süslü gösterir, Allah’ı, yüce arşı gözleriyle gördüğü için inkar etmez ama insanların inkar etmesini ister. Şeytan diler ki affedilmeyecek tek suç olan şirke çokça insanı bulaştırsın ve cehennem azabından bir ihtimal kurtulabilsin.

Şöyle diyelim; yolda yürüyor ve işe yetişmeye çalışıyorsunuz. Yerde bir cüzdan buldunuz ve baktınız ki içi para dolu. Kimlik var, sahibi belli ama sizi o cüzdanı alırken (Allah’tan başka) gören yok. Sizin de paraya muazzam ihtiyacınız var o sıralar….

Hareket tarzınızdan birisi o cüzdanın sahibini bulmak veya en yakın karakola teslim etmek, diğeri o cüzdanı alıp cebinize koyup  sahibini hiç aramamak…. O para sahibinin o parayla belki hastanedeki oğluna ilaç alacağı son para olduğunu hiç düşünmeden…. veya o paranın bir emeklinin üç aylığı olabileceğine ihtimal vermeden…. ya da yaşlı bir teyzenin sobaya odun almak için giderken yolda düşürmüş olabileceğini….

Nefis harekete geçmez, vicdan ve kalp devreye girerse kul, asla tereddüt etmeden ilk hareketi uygular ve derhal cüzdan sahibini arar ki bunun toplumumuzda çok şükür örnekleri pek çoktur.

Lakin…. yanımızdaki arkadaşımız veya televizyondan seyrettiğimiz dizilerdeki kahramanların, iş yerindeki arkadaşlarımızın yaşadığı, anlattığı, kabullendiği, normal karşılayıp, hak ve helal olduğuna dair telkinleri devreye girerse…. toplum veya çevremizdeki hırsızlık ve harama tamahlar bize aşinaysa….yanlız o esnada değil, o ana kadar ki gördüğümüz örneklerin de etkisiyle… içimizden bir ses yükselir….

O ses der ki; daha kirayı da vermedin, bak Allah sana para gönderdi…. hem sahibini nerden bulacaksın? Bu kadar para olduğun göre sahibinin daha çok parası vardır… Kimseler de görmedi! At cebine….İşte bu nefistir…..ve size kötülüğü emreder. Çünkü terbiye edilmemiş haldedşir ve imanla bezenmemiştir… Vicdan ve kalp itiraz ederken, akıl hemen nefse destek olur ve beşeri kabullerle temel ihtiyaçların tedariki için, hayata devam için o parayı sahiplenmeyi telkin eder….

Sizin nefsinizi körükleyen, kalbe itirazınıza sebep olan yanınızdaki veya o güne kadar sizi kötü örneklerle zehirleyenlere gelince ….işte onların hepsi de …. şeytandır.

Çünkü çalmaya devam ettiği halde cezalandırılmayan ve para içinde yüzen bu alçaklar sizde bir kıskançlık yaratmakta, dini fren mekanizmalarınızı devre dışı bırakmaktadır. Bunlar sizi asla zorlamadan kışkırtıp hırsızlığa teşvik edenlerdir…. Bu şeytanlar o günahın vebalinden ve bizatihi Allah’tan korkmayı size unutturanlardır…. Velhasıl bu şeytanlar kamuda, sosyal yaşamda, beşeriyetin her alanında sizi kötülükten uzaklaştırmaya gayret etmeyen bilumum insan ve varlıklardır.

Bunların silahları da sizde yarattıkları nafile cesaret, alkol ve uyuşturucu ile bulanmış zihinler, hırs ve kibirler, ahireti unutturup başınızı bu dünyaya çevirmenize neden olan tüm yalanlar, karanlık ortamlardaki mum kokuları, çalışmadan kazanılan haksız servetler, boş ve imana tamamen aykırı dini kabuller, kötülükten zevk almanıza kadar varacak hayvani duygulardır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür lakin meramımız anlaşıldı kanaatindeyim.

Bu devrede hala kurtuluş mümkündür ama bunun için hem beşeri hem ilahi bir yardım gerekir ki buna vesile olan veya olacak olanlar da işte Allah dostlarıdır.

Size bir gün yolda bir cüzdan bulursanız o cüzdanı sahibine teslim etmenizi nasihat eden; dedeniz, ilkokul öğretmeniniz, polis amiri, babanız, kardeşiniz, patronunuz her kimse… işte onlar da Allah dostlarıdır. Allah dostlarının da elbet zorlama gücü yoktur ama kuvvetli bir ikna ile o nefsin tutsağı bedeni bu büyük günah ve vebalden kurtarmaya muktedir ancak o Allah kullarıdır ve imana yakışır telkinleri de bir o kadar güçlüdür, olmak zorundadır.

Siz şimdi ikilemdesiniz ve bir tarafa uymak zorundasınız…

O güne kadar etrafınızda iyi ve salih kimseler var ve siz imanla yaşıyor iseniz sağduyunuz egemen gelecek ve doğru hareketi yapacaksınız…. yok o güne kadar etrafınızda şeytanlar ve iblisler kol geziyor, açlıklarınız bir türlü dizginlenemiyorsa siz maalesef yanlış hareket tarzını uygulayacaksınız…

Nefsinizi terbiye yolunda bir gayret sarf etmemişseniz, Kur’an’ı anlayarak okumamış ve Allah kelamına temas edememişseniz, bu dünyaya neden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi bir kere olsun düşenmemişseniz… nefsinizi kontrol etmenizde mümkün olamayacağından… o cüzdanı asla sahibine ulaştırmayacaksınız…

Kendinizi imanlı hatta dindar görüyor olsanız bile, doğru dini, doğru yerden öğrenemediyseniz, dini bölenlere tabi olup, diğer mezhep, meşrep hatta dinleri düşman bellemişseniz, bu yurdu, bu güzel milleti yolunacak kaz, öldürülecek kafirler olarak gördüyseniz, Kur’an’ı okumayıp, birilerinin anlatmasıyla dini geçiştirdiyseniz, farzları bırakıp sünnetlerin peşine düştüyseniz…. sizi o dakikada Allah dostları bile zor kurtaracaktır.

Çünkü iyilik ve iyi olma hali bir ömür sürerken, kötü olma hali on dakikadır. Kötülük cazip ve güzeldir, kolaydır, getirisi vardır. Mevki, makam, kadınlar, para, servet sunar. İyilikse fakirdir. Mütevaziliği, yokluğa şükrü, bollukta paylaşmayı emreder.

Kötülük kibri, hırsı körükler, doymak bilmez bir açlığa savurur kulu… İyilik merhameti, fedakarlığı ve az olanla yetinmeyi emreder…

O cüzdan örneği bir misaldir nihayetinde….

Teröre bulaşan hainlerin, kamu malı talancılarının, yetim hakkı yiyenlerin, çocuk ve kadın katillerinin, arabayla çarptığı yayaya bakmadan kaçanların, vergi kaçıranların, kundakçıların, tabiata ve hayvanlara zulmedenlerin, adaletsizliği emredenlerin ….. hepsinin durumu budur.

Bu insanlar nefis terbiyesinden uzak, imandan nasibini almamış, etrafına Allah dostlarını yaklaştırmamış olanlardır.

Allah dostlarının en yücesi muhakkak Yüce Kur’an ve rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’dir.

Hz. Yusuf (as) ‘ın ayette söylediği gibi nefisleri temizleyen sadece Allah’tır ve hiçbir kul nefsini temize çıkaramaz. Bu yüzden kul, nefsini temizlemesi için Allah’a yalvarmak durumundadır. Kaldı ki en büyük iman sahipleri “Ben günahkarım” diyebilenlerdir.

Kendisini günahsız, dinler üstü, mükemmel sayan ve günahın vebalinden korkmayan veya doğrusunu bilmediği için yanlış yaptığı halde doğru yaptığını sananlar ise… zaten artık iflah olmaz, kronik imansızlık seviyesine zaten gelmiştir… Kur’an’dan uzak bu insanlara şefaat te mümkün değildir, iman da. Çünkü Allah imanı dilediğine verir ve dinde zorlama yoktur.

Şefaat ise sadece Allah’ın razı olduğu kullara hastır…

Terör adına, yuvaları yıkan, genç hayatlara son veren kötülüğü yapanlarla, kötülüğe çanak tutan, destek olan ve kötülüğü engelleyebilecekken engellemeyenler, kötülükten medet umanlar, gerçeği gizleyen veya yalan şahitlik yapanlar…. hepsi o suça ortaktır… hepsi şeytandır…. hepsi Allah düşmanıdır!

Yerde bulduğunuz cüzdanı sahibine bugün teslim etmezseniz, yarın ki akibetiniz işte yukarıda sayılan şeytanlaşmalardır.

Bugünden nefisleri terbiye etmesi için Allah’a yalvarmak, dua, şükür ve nasuh tevbe ile günahların affını dilemek, İslam’ın, milletin, ülkenin geleceği için, tüm insanlığın kazanabilmesi için iyiliğin galip gelmesine yardımcı hiç olmazsa taraf olmak için imana dönün…Kur’an’a dönün.

Allah masum canlara kast edenlerin layıkını versin.

Rabbim terör illetiyle canlarını ve uzuvlarını kaybetmiş kullarına rahmet ve merhamet eylesin, şehitlik ve gaziliklerini mübarek eylesin.

Rabbim Allah dostlarını muvaffak eylesin.

Rabbim şer ve şirreti, müşrik ve kafiri helak ve rezil eylesin.

Amin!

Nefis, şeytan ve Allah dostları

 

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir