Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Nefsin 19 Afeti 
imanilmihali.com
Nefsin 19 Afeti

Nefsin 19 Afeti 

Nefsin 19 Afeti , terbiye edilmediği takdirde nefsin kula vereceği zararları tarif eden ahlak manzumesidir ki bu afetler çoğaltılabilir, öncelikleri değişebilir ve kalıcı tesirleri ortam ve zamana göre değişiklik gösterebilir. Önemli olan nefsin terbiye edilmesine olan ihtiyaç ve kulun bunu istemesidir.

Nefsin 19 Afeti

1. Cehalet ve ilimsizlik (Kur’an’dan nasipsizlik)

Cehalet nefsin en büyük silahlarından olup Kur’an ile arasına mesafe koyarak gerçeklerden kaçmayı ve öğrenmemeyi hedef alan aşağılık bir afettir ki ilimsizlik bunun eseridir. Nefis ilimsizliği emretmekle kaos yaratmak ve bu boşluğu hurafe ve rivayetlerle, boş aldanışlarla doldurmaya pek meraklı ve marifetlidir.

2. Cimrilik, servet aşkı ve israf

Rızık ve nimetleri kendine saklamaya, paylaşmamaya, biriktirmeye hevesli nefis servet aşkıyla yanıp tutuşurken gerçek zenginliği parada aramakta pek marifetlidir. Öte yandan hırs ve kibriyle büyüklenme gayesindeki nefis israfı körüklemede ve haram-helal ayırmadan sorumsuzca kazanıp savurmakta ustadır

3. Dedikodu ve gıybet

Birilerinin arkasından çoğu zaman abartılı veya yalan söz söylemeye, karalamaya, çamur atmaya meyilli nefis sahibini kötü zan ve açık-ayıp aramak belalarına mahkum ederek aklı sıra kendisini yüceltmek gayretindedir.

4. Fitne ve Fesat

Yeryüzünde bozgunculuk sevdalısı olan nefis kendisi dışında herkesin birbiriyle kötü olmasını ve bu sayede kendisine mahkum olmasını ister, düzgün ve huzurlu olanları bozarak menfaat ve makam hırsına düşer, istediklerini elde etmek için her türlü hile ve tuzağa başvurmayı telkin eder.

5. Haset ve kıskançlık

Mü’minin nefsi güzele gıpta ederken, habis ruhlu nefis haset eder, kıskanır, başarılı ve düzgün olana çalışarak erişmek yerine kıskançlıkla o güzelin de kendisi gibi kötü olmasını arzu eder. Dahası bu kıskançlık hissi sahibine haksızlık ve adaletsizlikleri de öğütleyerek menfaat sağlama gayesine çalışır.

6. Hırs ve gizli ahlaksız şehvet

Hırs, makul ölçüde makbul, aşırı ölçüde sahibine zarar evren bir güdüdür. Aşırı ve tehlikeli hırs, kibrin evladı, zulüm ve ahlaksızlığın ayak sesleridir. Benzer şekilde şehvet Yüce Allah’ın insanlara bir armağanıdır ki eşler arası sevgi de buna bağlı, bununla güzeldir. Lakin gizli veya ahlaksız şehvet denilen namahreme veya harama uzanan şehvet nefsin en tatlı bulduğu günah yuvalarındandır.

7. İsyan ve haddi aşmak

İsyan makul ölçüde ve zulme karşı yapıldığında gayet doğru ve hatta dinen istenendir. lakin nefis kolayca sahip olmaya çalıştığı şeylere engel çıkınca, hak ve hakikat önünde dağ gibi dikilince isyan eder, haddi aşar, isyanı kendisine fayda bile vermezken beşeriyete mahkum olup ilahi nizama aykırı davranmaya meyil eder.

8. İptilalar (düşkünlükler)

Kötü ve ahlaksız, sağlığa zararlı ve nafakalara düşman müptelalıklar, düşkünlük ve tiryakilikler nefsin en çok sevdiği pisliklerdir ki kumar, uyuşturucu müptelalığı, hastalık derecesinde çalmak hissi, loş odalardaki ahlaksız ilişkilere düşkünlük gibi tiryakilikler nefsin kula en büyük kötülüklerindendir. Buna benzer şekilde nefis paraya, makam ve mevkiye aşırı düşkün ve tutkundur, sahibini de bu statünün korunması ve geliştirilmesi için her türlü pis ve haram yollara sevk etmede de hünerlidir.

9. Kin ve nefret

İyi ve güzel olana düşman olan nefsin bu hali hayatı yaşanmaz kılacak kadar tehlikeli bir afettir ki afsızlık ve anlayışsızlıklar, hoşgörüsüzlük ve büyüklenme ile karışınca ortaya zehir zemberek bir düşmanlık hissi çıkar. Bu his ise İslam’ın ısrarla emrettiği “iman kardeşliği”nin önündeki en büyük engeldir.

10. Kibir ve büyüklenme

Şeytanın en büyük silahı olan kibir gereksiz ve zararlı gururun adıdır. Gurur ve vakar dinen makul ve hatta aranan bir haslet ise de kibir bunun istenmeyenidir. Kibrin devamında kaçınılmaz olarak gelen büyüklenme ise diğer insanları aşağılamayı gerektirdiğinden Kur’an’ın savaş açtığı bir fenalıktır. Çünkü Kur’an ezilenleri ezenlerin üzerine çıkarmaya çalışır ki elbet bu gerçekleşecektir.

11. Küfür ve şirk

Küfür ilahi nizam ve emirleri inkar, şirk ilahi düzeni inkar etmemek ancak ilahi kudrete varlık ve yönetimde eş ve ortaklar atamaktır. Sadece Allah demeyi engelleyen bu afet, nefsin Yüce Allah dışında putlar ve tanrılar edinmesine sebep bir şirk halidir ki beşeriyete egemen kılınan bu putların ardındaki şeytan, nefsi kötülüğe ve afsızlığa sevk eder.

12. Münafıklık ve Mürailik (Riya)

İkiyüzlülük ve döneklik demek olan riya gizli şirk olması nedeniyle de kula en büyük kötülüğü eder. Nefis terbiye edilmediği müddetçe münafıklığa ve mürailiğe pek meraklıdır ki egosunu tatmin, menfaatini muhafaza için iman ediyormuş gibi davranır ama aslında etmez, para ve makam için ikide bir iman veya küfür cephesi arasında gider gelir.

13. Nankörlük ve affetmemek

Zalim, cahil ve nankör insanın bu nefis oyunu Allah katında elbet malumdur ve ayetler insanları bu konuda sürekli uyarır. Buna rağmen nefis kulu nankörlüğe, egosunu yüceltmeye, Hak’ka ve diğer insanlara karşı nankörlük etmeye sevk eder. Büyüklenmenin de bir eseri olarak afsızlık ve küskünlüğü huy edinen nefis sahibini yalnız ve dostsuz bırakarak şeytanlara ve karanlıklara ahbap eder.

14. Öfke ve Gayz (Hınç, kızgınlık)

İnsan yapısı gereği kızar, küser, ağlar, kalbi ve gururu incinir, haksızlıklara maruz kalır. Buna duyulan öfke makul ve çoğu zaman da gereklidir. Zulme karşı öfke ise Kur’an’ın emrettiğidir. Lakin öfke ve hınçta dahi ileri gitmemek, haddi aşmamak, çocukça veya hasımane olarak gereksizce uzatmamak, kulun günah işlemek zaafının normal olduğunu bilmek ve bu sayede affederek dostluklara kalıcı hasar vermemek doğru olandır. kaldı ki öfke ve hınç ile helal ve doğru olmayan söz ve eylemlere imza atmak doğru değildir. Nefis ise menfaatine veya gururuna dokunan her bahiste feryadı ve intikam almayı emreder ki bu his kulun kalbini karartır.

15. Sabırsızlık ve acelecilik

İnsan şerde felaketin, hayırda kısmetin, duada istenen şeyin hemen hayata geçmesini ister ki nefis kula aceleciliği ve istediği şeye hemen ulaşmak için mübah olmayan yolları bile denemesini emreder. Sabır ve sebattan yoksunluğu emreden terbiye edilmemiş nefis kulu bu aceleyle yanlış ve hatta haram yollara sevk eder, kalp kırmaya yöneltir, isyana teşvik eder, umutsuzluk aşılar.

16. Vefasızlık ve nefse tapmak

Vefa öncelikle fıtri misakta Yüce Allah’a verilen “imana sadık kalma yeminine” vefadır. Kulun emir ve yasaklara, akrabaya, atalara, doğru ve güzele olan vefası olması gerekendir ve nefis çoğu zaman bencillikle kendisini öne çıkarıp gereksiz yücelterek vefasızlığı emreder. Bu büyüklenme ise kulu nefsine aşık ve bir şirk eseri olarak nefsine tapar hale getirir ki kul akıl ile vahyi inkar ederek dini yorumlamaya, beşeri kuralları kendisince uygulamaya meyleder.

17. Yalan, iftira ve adaletsizlik

Hak ve hakikate düşman yalan ve iftira Kur’an’ın en büyük düşmanlarından olsa da terbiye edilmemiş nefis buna sıkça müracat ederek haksız ve helal olmayan kazanımlara kolayca ve zahmetsiz erişmek ister. Başkasını karalamak, hatayı örtmek, hakikati gizlemek adına söylenen bu yalanlar kısa vadede nefse bir şeyler kazandırsa da sonrasında ortaya çıkan gerçekle kulu darlıklara mahkum eder. Yalan ve iftira ile sarsılan adalet ise hakka yapılmış en büyük zulümdür ancak nefis bencilliği ve büyüklenmesi ile başkalarını karalamakta sakınca görmez. Öte yandan aynı haraket kendisine yapılacak olursa da öfkelenir ve hınç ile etrafa saldırır.

18. Aşırı ve kötü zan

Zan, akıl verilen insanların tahmin ve tasavvur gücü olarak gayet gerekli ve makul bir kabiliyettir. Lakin Kur’an’In emri daima güzel ve aşırı olmayan zandan yanadır ki günahları ve ayıpları araştırmamak, açık aramamak ile telaffuz edilen iyiniyet ve hoşgörü ilkesi gereği kul olay ve kişilere güzel niyet ve hoşgörüyle bakmalıdır. Nefis zanda ileri gitmeye, haddi aşmaya pek meraklıdır. Ve dahi kötü zanda, karalamada ve gıybette sakınca görmez. Bu afet ise sahibini kötü ve istenmeyen yaparak günaha ve helake sevk eder.

19. Zülüm ve haksızlık

Tüm kainat hak üzerine kurulu, ahenkli ve dengelidir. Zulüm hakka ihanet ve saldırı, ilahi düzene isyandır. Nefis elde etmek istediği şeyin önündeki engelleri kaldırmada şiddet ve zulüm silahını kullanmaktan bile çekinmez, bu uğurda masumiyete değer vermez, haksızlık yapmaktan ve yalana müracattan korkmaz. Zulme ve haksızlığa imza atan nefis sahibini afsızlığa, istenmemeye, günaha sevk ederek, kainat ve Kur’an düşmanı yapar.

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir