Anasayfa / İMAN ESASLARI / Allah'a iman / Nisa 136 ncı ayet, iman
imanilmihali.com
Bir ayet bir açıklama

Nisa 136 ncı ayet, iman

Nisa 136 ncı ayet, iman

“İMAN”

Bir Ayet Bir Açıklama

“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” (Nisa, 4/136)”

AÇIKLAMA;

Doğrusunu Allah bilir.

Ayet, amentü duasında olduğu gibi imanı ve imanın alt başlıklarını tanıtmakta, tamamının tek ve bütün olduğunu vurgulamakta, esenlik ve saadetin iman etmekte olduğunu buyurmaktadır.

Kadere iman bahsi her ne kadar ayet içerisinde yer almasa da imanın alt başlıklarındandır ve iman edilecek bahislerin tamamına seksiz, şüphesiz itimat etmek boynumuzun borcudur.

İman meselesi dinin ilk adımı, tüm amel ve hasenatın olmazsa olmazı, tüm ibadetlerin adeta niyetidir. Dille söylenmesi müslüman olmak için kafi gelen kelime-i şehadet imanı tarif eder niteliktedir ve imanın aslı bu şehadet kelimesini yürekte yaşatabilmekdir. Bu takdirde kul mü’min mertebesine geçer ki iman etmek sadece dille söylenip geçilecek bir mesele değildir.

Daha önce indirilen kitaplara da imanın emredilemsi bizlere tevhid gerçeğini de hatırlatır ki aslen Allah’ın dini tektir, değişmez. Değişen şeriattir ki bu da toplumların azgınlık derecelerine bağlı olarak değişen haram ve hellalerin sayısıyla alakalıdır.

Mü’min, tüm Allah katından gelmiş kitaplara ve tüm Peygamberlere iman edendir. Burada nüans şudur ki semavi dinlere ait geçmiş kitap ve Peygamber rivayetlerine maalesef insan eli değmiş ve o dinlere ait söz ve ayetler tamamen veya kısmen tahrif edilmiştir. Bu nedenle diğer kitap ve peygamberlere imanın önemli hususu onların Kur’an’a uygunluklarıdır. Yani Kur’an ile getirilen İslam dini, Yüce Allah’ın tüm insanlık için ve kıyamete kadar seçtiği dindir. Bu dine uygun olmayan, bu dinin kitabına paralellik arz etmeyen eski rivayet ve aktarımların insan eliyle değiştiğine hükmederiz veya Yüce Allah tarafından o ayetin değiştirildiğine kanaat getiririz. O halde esas olan Kur’an’dır.

İman, İslam’dan da yüce inanmak, güvenmek ve teslim olmanın adıdır ki bu sadece Allah diyerek ve sadece Allah için yapılan bir yöneliştir. Allah’tan başka ilah, O’ndan başka nimet ve şifa veren, O’ndan başka veli ve sığınılacak liman, O’ndan başka tutunacak ip yoktur.

İman, işte Yüce Allah’a sadece O’nun rızasına mazhar olabilmek umuduyla nefes almak, dua ve secde etmek, başkaca yol göstericilerin şeytani maksatlarına alet olmamak, tuzaklarına yem olmamaktır.

İLGİLİ AYETLER;

Bakara 2/186
Bakara 2/208
Bakara 2/254
Bakara 2/257
Bakara 2/277,278
Al-i İmran 3/102

İLGİLİ HADİSLER;

Peygamber Efendimiz buyurdu: “iman, cennete, cehenneme, hesap gününe, yaptıklarını tartan mizana ve iyisiyle kötüsüyle kadere, inanmandır.(İbn Abbas radıyallahu anh. Ahmed.)

Peygamber Efendimiz buyurdu: “Allah için seven, Allah için nefret eden, Allah için veren, Allah için tutumlu olan, imanını tamamlamıştır.” (Ebu Ümame radıyallahu anh. Ebu Davud.)

Peygamber Efendimiz buyurdu: “Kim Allahtan başka hiçbir ilah olmadığına, Muhammedin de Onun Resulü olduğuna şehadet ederse, Allah ona ateşi haram eder.” (Ubade radıyallahu anh. Tirmizi.)

Peygamber Efendimiz buyurdu: “Kalbinde zerre kadar imanı olan kimse, cehennemden çıkar.” Ebu Said radıyallahu anh. Tirmizi.

Peygamber Efendimiz buyurdu: “Muhammedin nefsi elinde olana yemin ederim ki, yahudi olsun, hıristiyan olsun, bu insanlardan beni duyup da, getirdiğim kitaba iman etmeden ölen kimse, kesinlikle cehennemlik olur.” (Ebu Hureyre radıyallahu anh. Müslim.)

Enes b. Mâlik’ten (r.a) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Üç şey vardır ki onlar kimde bulunursa imanın tadını alır: Allah ve Rasûlünü her şeyden çok sevmek, bir kimseyi sadece Allah rızası için sevmek, Allah kendisini kurtardıktan sonra tekrar inkarcılığa dönmekten ateşe atılmaktan çekindiği gibi kaçınmak.”

Ebu Hureyre’den (R.A.) rivayet edildiğine göre Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki: İman yetmiş küsür —veya altmış küsür— kısımdır. Bu kısımların en faziletlisi “lâilâhe illallah” demek en aşağı derecelisi de yoldaki engeli kaldırıp atmaktır, hayâ imanın kısımlarından biridir.

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Yaptığın iyilik sebebiyle seviniyor ve yaptığın kötülük sebebiyle üzülüyorsan, sen müminsin.” Ebû Ümâme radıyallahu anh. Taberânî.

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Üç şey îmandandır: Darlıkta sadaka vermek, herkese selâmı yaymak, insafı gözetmek.” Ammar radıyallahu anh. Bezzâr.

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Sabır, îmanın yarısı, kesinkes bilerek inanmak ise, tümüdür.” Alkame radıyallahu anh. Taberânî.

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Müminin işine şaşarım, çünkü onun işleri tamamen hayırdır. Bu da ancak mümine özgüdür. Çünkü o, sevindirici bir şeyle karşılaşınca şükreder, hayır olur. Zararlı ve üzücü bir şeyle karşılaşınca sabreder, bu da hayır olur.” Suheyb radıyallahu anh. Müslim.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Yalan ve iftira

Yalan ve iftira

Yalan ve iftira Yüce Allah’ın, mübarek kelamı Kur’an’da lanetlediği şeylerden birisi elbette “yalan ve iftira”dır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir