Anasayfa / ALLAH (cc) / Niyetlere şahit sadece Allah’tır
imanilmihali.com
Niyetlere şahit sadece Allah'tır

Niyetlere şahit sadece Allah’tır

Niyetlere şahit sadece Allah’tır

Din kalbi bir meseledir ve dinde ilk öğrenilecek şey salih ve sahih dinin kalp ile desteklenmesi gerektiğidir. Çünkü din sadece gereğini yapmak değil, gereğini muhabbet ve içtenlikle yapmak, severek eda etmektir.

Omuz başlarımızdaki melekler, etrafımızdaki insanlar hatta sahabeler dönemi için Hz. Peygamber kulun yaptıklarına, söylediklerine şahittir. Allah da şahittir.

Melekler şahit olduklarını amel defterlerine muntazaman işleyen nurlu varlıklardır ve ister iyi ister kötü olsun her şeyi yazarlar.

Ameller niyetlere göredir ve her amelin ardında mutlaka bir niyet vardır. Niyet yoksa iyilik ve kötülükten söz edilemez. İnsanların ve meleklerin ise niyetlere şahitliği söz konusu değildir. Niyetlere şahit sadece Allah’tır.

Allah şahdamarından yakın olmakla niyet ve akılları bilendir.

Güzel iş ve niyet üretmek azmindekiler için bu muazzam bir hediyedir ki beşeri imkanlarımız sınırlı da olsa niyetlerimiz güzel olduğu sürece mükafat kapısı hiç kapanmayacaktır. Bu yüzden niyet amele tam geçemese de inşallah Allah tam sevap verecektir. Niyetleri bilen Allah o salih kulun amellerini niyetin salihliğine göre arttıracak olandır.

Kötü iş ve niyet üretmek sinsiliğinde olanlar içinse bu muazzam bir tehdittir. Güzel görünen bir amelimizde dahi eğer niyetimiz kötüyse hem o işten hasıl olacak sevap yok olacak hem de gübahı vebal olarak defterimize kaydedilecektir. Günaha sadece kendisiyle ceza verilecek olsa da iki ayrı suç işlemiş gibi cezalandırılmak o kulun günahlarını daha da artıracaktır.

Allah niyetlere şahittir ve bu en yukarılarda görünenlerin rezilliklerini, en aşağıda görünenlerin salihliğini ayırt etmede ilahi bir ayraçtır. Yüce Allah’ın yarattığı varlıklara bu kabiliyeti vermemesi ise hükmün sadece kendisine ait olması sebebiyle ve hikmetini tam bilemesek de rahmeti gereğidir.

O amel defterlerinin tartısı ne olursa olsun son sözü söyleyecek ve bu arada niyetleri, kalbi, imanı bilen olarak katsayıları devreye sokacak olandır.

Takva bu nedenle dünyada değil Allah katında bir üstünlük derecesidir ki imanı veren ve bilen sadece Allah’tır. İman bu nedenle cennetlere girmek için ilk şarttır. Niyet bu yüzden iyilik yapmanın yani salih amelinde ilk adımıdır.

Niyet edilmeden ibadet dahi anlam kazanmıyorsa bunun sebebi (Allah’a malum olan niyetin) meleklerin ve kulların şahitliği için sözle (kayıt altına alınması için) ifade edilmesi gereğidir. O niyet dille ifade edilmese bile Allah’a malumdur. Ama ibadet için konuşursak, örnek olmak, mü’minler arası irtibatı sağlamak maksadıyla dille ifade şarttır.

Namaz dışındaki diğer ibadetlerde de niyetin dille ifadesi esastır. Ahlak, salih amel gibi beşeri yanı ağırlıklı olan hususlarda ise niyetin sözle söylenmesine gerek yoktur ve çoğu zaman dillendirilmemesinin sevabı daha fazladır.

Niyet amelle hayata geçerse iyilik ve kötülük tam karşılık bulur, iyilik yarım kalırsa da sevaba mazhar olur ama Allah’ın rahmeti gereği kötülük gerçekleşmezse Allah kuluna günah yazmaz.

Niyetlere şahit sadece Allah’tır ve bu kötülük peşinde olanların çok daha fazla korkmasına sebeptir. Riya ve gösteriş için namaz kılanlar, ibadetin tamamında niyetlerinde başkaca ilahlara da yer verenler, iyilik de bile art niyet taşıyanlar, başkalarının kötülüğünü isteyip açık arayanlar, yalan ve iftiraya dadananlar için bu korkunç bir hakikattir.

Kalplerde olanları kullar ve hatta melekler bilemese de Allah bilir.

İnsanları ve hatta melekleri kandırmak mümkün, Allah’ı kandırmak mümkün değildir.

Şekli İslam ile dincilik yapanlar, hurafeleri dine katmaya çalışanlar, Allah’a ve peygamberine yalan söyletenler, mü’minlerin yanına mü’min gibi sokularak zehirleyen münafıklar bu nedenle çok daha dikkatli olmalıdır.

Şeytanların askeri olduğu halde sözde barış, huzur, eşitlik gibi edebiyatlarla insanlığı şeytan dinine çekmeye çalışanlar çok daha dikkatli olmalıdır.

Niyetleri salih tutmak bu nedenle elzemdir çünkü onlara şahitlik edecek Bir’i vardır.

Gözlerle haram işlemenin bir izahı da budur yani niyetlerle günah işlemek. Amele dönmese dahi Allah gizli ve yasak şehvet sahiplerini de bilir, iman edenlerle içinden alay edenleri de. Sadakaları başa kakanları da O bilir, sadakayı mesela dul kadınlara verip de karşılık (!) ve tebessüm bekleyenleri de.

Münafıklığı, mürailiği, müşrikliği anlayan da O’dur, imanın sesini dinleyen güçsüzlerin huşu ile kıldıkları namazı tanıyan da.

Huşu, halis niyetin, samimi yönelişin adıdır ve tüm hayatta egemen olması gerekendir. İbadette ve salih amelde öncelikle huşunun aranması dinin samimiyet ve muhabbet istediğinin de delilidir.

Niyet, has ve öz olmalı, katıksız ve salih olmalı, güzele hizmet etmeye veya kötülüğü engellemeye yönelik olmalı, imana dost şeytanlara düşman olmalı, tevhide hizmet etmeli şirke karşı olmalıdır.

Amel ne olursa olsun, başkaları hakkımızda ne düşünürse düşünsün, Allah’ın bildiği niyetimiz, Allah nezdinde bizi asıl kıymetlendirecek olandır.

Ahirette ödüllendirilecek olan sadece ameller değil aynı zamanda niyetlerdir ve Allah niyetlere şahittir. İyi yaşamaya gayret edenler için müjde olan bu husus kara kalpliler için devasa bir tehdittir.

Halis niyetin adı ise; Allah rızasıdır.

Başkaca tüm niyet ve gayeler güdük, geçersiz ve yarımdır.

Allah rızası güden niyetin ise açamayacağı hiçbir kapı yoktur.

Kötü niyetini Allah’tan saklayacağını sanan şeytanlar ise bilmelidir ki milyonlarca sevabınız olduğunu var saysanız da, niyetiniz bozuk olduğu için dünya sınavından alacağınız not kocaman bir sıfırdır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Güven sadece Allah'adır

Güven sadece Allah’adır

Güven sadece Allah’adır Yüce Allah, Vekil’dir, Malik’tir, güven veren ve güvenilecek olan Bir’dir. “De ki: ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir