Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Onuncu Adam, Hollywood
imanilmihali.com
Onuncu Adam, Hollywood

Onuncu Adam, Hollywood

Onuncu Adam, Hollywood

Onuncu adam kural veya felsefesi hakkındaki önceki yazımızda Avatar filmi ile verilmek istenen şeytani mesaja değinmiş ve bir sonraki yazımızda Matrix filminden bahsedeceğimizi duyurmuştuk.

Kısaca hatırlanacak olursa yakışıklı Keanu Reeves’in matrix ile yerdeki son insan şehriyle savaşması ve yazgıyı (makineyi) yaratan makine mühendisinin (Yüce Allah’ın) hata yaptığını konu alan bir film.

Yerdeki son şehirde yaşayan takım elbiseli, gözlüklü ve kötü olarak lanse edilen adamlar ise melekler ve sistemi korumaya çalışıyorlar.

Filmin sonraki serilerinde ise Keanu Reeves makineye kadar gidip makine mühendisine hata yaptığını ve programı yeniden yazmasını yoksa imha edeceğini filan söyler. Yani (haşa) Allah hata yapmıştır ve kaderi ve kainat sistemini yeniden kaleme almalıdır. İnsanlar ve insanları ve sistemi korumakla görevli melekler kötü, ama kaderi ve mukadderatı yani Levh-i Mahfuz’u yok etmeye kararlı asi şeytanlar iyi lanse edilmeye çalışılmaktadır.

Maksat ve emeğin sebebi herhalde şimdi daha net anlaşılır olmuştur.

Gayri İslami bu yaklaşımın şeytani maksatlarla finanse edildiğini artık anlamak lazım gelir ma acaba kaç kişi filmi bu gözle izlemiştir?

Eminiz ki herkes Keanu Reeves’in başarısı, aşkı ve galibiyeti için avuçlarını terleterek izlemiştir filmi. Şeytanlar kazansın ve şirk cephesi galip gelsin diye alkışlayan insanların tasviridir bu.

Bir önceki yazımızın başlığı olan onuncu adam konusu bu nedenle mühimdir ve oynanan oyun çok acımasız ve güçlüdür.

Yahudilerin para yönetimlerini ele geçirme gayretinin arkasında bu gücü kontrol etme hevesi vardır. Hollywood’un tamamen yahudi egemeliğinde ve finansörlüğünde olduğunu söylemeye gerek bile yoktur ve oradaki maksat işte bu algıları yaratmaktır.

İzleyici pek çok filmde gizli maksatları anlayamaz. Kaldı ki filmin milisaniyelik çekim aralarına yerleştirilen gizli objeler dimağlarda çok değişik izler bırakır. Dahası filmin bir sahnesinde mesela duvardaki tablonun manası siyonist felsefenin izlerini taşır. Söz gelimi “Dul kadın ve çocukları” tablosu. Bu tablo maalesef bizim yerli dizilerde bile baş roldedir ve masonların ustası Hiram ustayı, daha doğrusu şeytanı simgeler.

Her türlü ahlaksızlığın, uyuşturucu ve kanunsuzluğun, şiddet ve tacizin, arabesk ve inançsızlığın kol gezdiği sinema sektöründeki tüm enstantanelere birde bu gözle bakın.

Siyonizmin gayesi son savaşa az zaman kala; zihinlerde bir korku yaratarak ahirette hesap vermekten ve Allah’tan korkmaktan çok ölümden korkmayı insancıklarda huy edindirmektir. Bu denli yoğun korku filminin çekilmesindeki gaye budur.

Hortlaklar, zombiler, seri katiller insanlarda ümitsizlik yaratmak heveslidir ve herkes bir kurtarıcıya muhtaç edilir ki bir kurtarıcı aranır olsun.

İşte Yeni dünya düzeni için lazım olan altyapının temel taşları  zihinlere birer birer böyle döşenir.

Uzaylılar mesela dış dünyadan sözde gelecek birileri dünyayı ve yaşamı sonlandıracaktır. Bunun için bir oval ofis altında birleşmek, düşünmemek ama korunmak için el etek öpmek, Amerikalı (!)ların kudreti ve inancıyla uzaylıları yenilgiye uğratmak.

Bu filmler efsanevi hayali silah ve araçlarla kitleleri etkilerken öte yandan bu gerçek olmayan silah ve cesaretlerle uzaylıları bile dize getirirler. O halde kurtuluş onlara tabi olmaktadır. Kurtuluş ve huzur, mutluluk ve esenlik hatta barış ancak o sayede mümkündür.

Mesaj anlaşılmıştır herhalde.

Oysa en ufak çocuk bile bilir ki uzaylı yok ama farklı boyutta yaşayan cinler vardır. Arş’da ve göğün tüm katmanlarında milyarlarca melek vardır. Ve insanlar göğü delip hadleri olmayan menzillere gidemezler. Yaşam sadece ve sadece bu gezegendedir çünkü burası sınav alanıdır.

Ne başka gezegenlerde hayat vardır, ne uzaylılar, ne de uzaylı saldırısı. Kast edilen şeytani cinlerin insanlarla savaşı ise ki öyledir, insanlar ve melekler inşallah Allah’ın yardımıyla zaten muvaffak olacaktır.

Ama o filmlerdeki senaryolara göre sözde Arş’taki melekler meclisinin yerdeki izdüşümü olduğu iddiasındaki yahudiler beyaz sarayı oval ve beyaz yaparak insanların meclisi ve temsilcisi rolüne çoktan soyunmuştur bile.

Tüm dünya halklarını temsil göreviyle Amerikan başkanının uzaylılarla konuşması da zayıflık veren psikolojik etki içindir.

Tüm filmlerdeki ahlaksız ve anti-dini mesajlar ise hak dinin kurallarını yerle bir etmeye yönelik, kuralsız ve dinsiz yaşamı övmek maksatlıdır.

Bizlerin müptelası olduğu evlilik programları, diziler, belden aşağı komik filmlerin hangi zihniyete hizmet ettiğine iyi bakmak lazım gelir.

Her mü’min onuncu adam olmalı, uyanık ve akıllı davranmalıdır.

Yoksa herkes bir gün gelecek zombileşecektir.

(Devam edecek)

Bu yazıyı okudunuz mu?

Türk insanının en büyük iki gafleti

Türk insanının en büyük iki gafleti

Türk insanının en büyük iki gafleti Türk ve Müslüman olan Türk halkının çoğusu doğuştan sahip ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir