Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İBADET / Oruç / Orucu esastan bozan haller
imanilmihali.com
Orucu esastan bozan haller

Orucu esastan bozan haller

Orucu esastan bozan haller

Fıkıh ilmi 14 asırdır orucu tanımlamaya, tetkike ve anlamaya gayret etmekte, sayısız bedensel yorum karmaşası altında orucun manevi hikmeti kaybolup gitmektedir. Televizyonlar hala orucu bozan şeyleri anlatmakla servetler kazanan insanlarla doluysa bunun sebebi ümmetin aklı kullanamaması ve Kur’an’dan habersiz yaşamasıdır. Bu sayede de orucun bir nefis terbiyesi, kutsala saygı ve muhtacı anlamak yüce ideali kaybolmakta oruç aç kalmakla eş anlamda kullanılır olmaktadır.

Oysa oruç bedeni olduğu kadar ve daha da çok ruhanidir. Oruç aç kalmak asla değildir ve bu mukaddes aya yakışır Kur’an ile bir tazelenmedir, imani muhasebedir, geriye dönüp pişmanlıklar duymak, yanlışlara tevbe etmek, ileriye dair güzel ve hak sözler vermektir.

Oruç bedensel algılandığı için müslüman dünya hep su içmek, aşı olmak, unutkanlıkla yemek, cinsel haz duymak gibi bedeni illere yoğunlaşır ve böyle olduğu için de aradan on dört asır geçmesine rağmen doğru asla bulunamaz. Mezhepler arası sayısız yorum farkı da bu nedenledir.

Oysa orucun niyeti kalptedir.

Niyetleri bilen Allah, orucu emretmekle bir farz buyurmakta, hem bilinen hem bilinmeyen hikmetleri emretmek de, ramazan ayının şerefinden, Kadir gecesinden bahsederek ayı, orucu, Kur’an’ı yüceltmekte, kulları zikre ve Kur’an’a çağırmaktadır.

Kur’an sadece Ramazana mahsus asla değildir lakin bu ay özellikle zikir ve Kur’an için tahsis edilmiş haram ayların incisidir. Yani bu ayda savaş, küskünlük, beşeri işler, kirli ve karanlık tuzaklar olmayacak, huzur ve esenlik egemen olacak, İslam’ın gayesi ve cennet ahalkı anlaşılır olacaktır.

Orucun bu aya has kılınması ondaki sevabı artıran, nefisleri terbiyeye yaklaştıran bir güzelliktir. Maneviyatların doruğa çıktığı bu ay dünya telaşına ara verip Allah’a yönelme vaktidir.

Oruç bu yönelişin bir yönü olarak kalmaya mecburdur ki onun dahi bedeni yanı değil aslen manevi yanı mühimdir. Öyle ki diet veya perhiz niyetiyle tutulan orucun zerrece hükmü olmadığı gibi, sadece Allah rızası gözeterek ve beden – ruh işbirliğiyle belki sadece tek bir gün tutulan oruç cennetlere kafi gelecektir.

Orucun kazası ve mazereti vardır çünkü Allah zorluk istemez, kolaylık ister. Orucun fiziken tutulamaması bu nedenle niyetler eğer sağlamsa çok mühim değildir. Fakat niyet sapıksa, kandırmacaya yönelikse, gösterişe kaçarsa unutulmamalıdır ki Allah niyetleri bilendir.

Orucun manevi yönü, orucu asıl ve esastan bozan şeyleri de bize anlatır. Açıklayacak olursak evvela niyet imana dayanmalı, neden ve kime ibadet edildiği net olarak ortaya konmalıdır ki gösteriş olsun diye veya din sektöründen paracıklar kazanmak adına tutulan oruç faydadan çok zarar verir. Keza spor, diet maksatlı oruçlar aynı cümledendir. Niyet bu yüzden dille söylense de yola kalpten çıkmalıdır. Çünkü Allah niyetlere şahittir.

Orucun sadece bedence tutulması, kalbe temas edemesi zayıflığına ve imana hizmet etmeyişine delildir ki titremeyen yürekler, kainattaki ayetlere şahit olamayanlar, Allah’ın isim ve sıfatlarını o esnada kuşlarda, çiçeklerde, yağmurda göremeyenler kalp ile oruç tutamayanlardır.

Bedeni ve ruhu orucun kurallarına zorlamak, terbiyedir. En çok terbiyeye muhtaç olan ise nefistir. Ahlak güzelleşmiyorsa, dudaklardan güzel sözler dökülmüyorsa, merhamet ve vicdan ağır basmıyorsa, affedicilikte ileri gidilmiyorsa, yaşlılara, akrabaya, ana babaya, mahlukata sevgi eli uzanmıyorsa terbiye noksan veya sonuçsuz demektir.

Ramazan ayı orucu ibadet alanında olduğu için tüm ibadetler gibi huşuya muhtaçtır. Riya ve gösterişe bulanmış oruç ise faydasız ve beyhudedir. Başkalarının hoşnutluğu, puanı, sempatisi için tutulan oruç ise şirke düşmek demek olduğundan geçerliliği söz konusu dahi değildir. Münafıkların yeri ise cehennemde kafirlerden de aşağıdadır.

Oruca ve ramazana saygı, tüm insanlara, oruç tutsun tutmasın herkese farzdır. Çünkü bu ay Allah’ın mübarek ayıdır ve saygıyı hak eder. Başka siyasi veya ideolojik düşüncelerle, bu ayı tartışmaya açmak, oruç tutanları bedene eziyetle suçlamak, aya hürmette kusur etmek, ibadeti reddetmek, oruç tutanları demode, bağnaz, çağdışı lanse etmek ise saygısızlığı aşan hadsizliklerdir.

Oruç tutanların tutmayanları aşağılaması, din dışı ilan etmesi ise din adına hükmü Allah yerine kendilerinin vermeleridir ki katıksız şirktir.

Dinde zorlama yoktur ve herkes hesabını sadece Allah’a verecektir. Oruç tutmayanı tekfir, kişi diliyle resmen itiraf ve ifade etmedikçe, çok büyük günahtır ve aforoz etmek demektir ki dine tamamen aykırıdır. kaldı ki dinimiz irtidat edene (mürtedlere) beşeri hiçbir ceza öngörmemekte, cezayı Allah’a ve ahirete bırakmaktadır. Yani kendisi oruç tutan ama diğerlerini dinsiz sayanlar için tehlike çok büyüktür.

Oruç ibadetinde unutmak mazeret ise bunun sebebi beşeri zaaflar ve telaşlar nedeniyledir ve Allah’ın kolaylık emretmesi sebebiyledir. Yani fiiksel olarak gaflete düşmek orucun bozulmasına kafi değildir.

Bu ay ve oruç muhtaçları fark ediş, onlara el uzatış, dertlerini dinleyiş vesilesidir. Yolculara, fakirlere, muhtaçlara, mahlukata uzanan sevgi, dostluk ve yardım eli ister maddi ister manevi manada olsun kalbi yüceltir ve bu temas cüzdandan çıkan milyarlardan daha yücedir.

Tebessümü sadaka kılan dinin parayla işi yoktur ve para dünyevi yaşam için kenarda olması gerekendir. Dinin tüm işi güzellik ve huzur iledir ki çirkinliklerden arınmak için bu ay bulunmaz fırsattır. Bu ay tevbe ayı, şükür ve mağfiret ayıdır. Bu ay hatim ve mukabele ayı, Kur’an’ı anlayarak okumak ve Allah’a yönelmek ayıdır.

Bu ay topyekün imana göç ve hicret etme ayıdır.

Bu ayda tutulan oruç kalpler gaflete düşmez ise bedenen kolay kolay bozulmayandır.

LAKİN …

İçerisinde iman olmayan bin yıllık oruç bile nafiledir, beyhudedir.

İçerisinde huşu olmayan oruç zayıftır.

İçerisinde tevekkül ve tefekkür olmayan oruç hastalıklıdır.

İçerisinde münafıklık, riya, yalan ve gösteriş olan oruç Allah’a savaş açmaktır.

İçerisinde aya saygı ve sadece Allah’a teslimiyet olmayan oruç noksandır.

İçerisinde kalp ve kalbi dokunuş olmayan oruç bozulmaya namzettir.

İçerisinde Allah rızası yanısıra başkalarının rızası da olan oruç şirktir.

O halde orucu asıl ve esastan bozan haller bilmeden su içmek veya yoldan geçen kıza bakmak değil, imana kalplerde yer vermemek, aya hürmet etmemek, hikmeti anlayamamak, muhtaçları görmezden gelmeye devam etmektir.

Bu da bize gösterir ki orucu esastan bozan haller riya, gösteriş, imandan beslenmeyen niyet, ruhu oruca dahil edememek, nefsi terbiyeyi gaye edinmemek, muhtaca yardıma kalkışmamak, kötülükleri terke razı olmamak, arınmayı dilememek, Allah’a güvenmemek, Kur’an’ı anlayarak okumamak, dine hak ettiği değeri vermemektir.

Dini sayısız parçalara bölen İslam ümmeti, bir diğer mezhep veya tarikati din dışına itmekle zaten çaresiz haldedir. Bu ay barışma, Kur’an ile yeniden yapılanma, Allah’a yönelerek fani süslerden arınma, gerçek rızık ve nimet veren Allah’a kullluk ve ibadet bilinciyle yanma ayıdır.

Bu ay imanın kalbe doğması gereken, yaratılanı Yaratan’dan dolayı sevme ayıdır.

Bu ay şeytanlara taş atma, münafıklardan kurtulma, mü’Minlere dost olma, şirkten imana dönme ayıdır.

Bu ayda tutulan oruç, Kur’an emri, Allah buyruğu, Peygamber işaretidir. Bu oruç imandan beslenmesi, kalpten doğması, bedeni ve ruhu terbiye etmesi gerekendir. Baldır bacaklıklara da, yalan tesettürlere de, para vererek ibadeti geçiştirmelere de, oruç tutanlarla alay etmelere de, oruç tutmayanları din dışı ilan etmelere de kapalı olan bu oruç, sadece Allah rızası için tutulan ve araya başkaca kişi ve varlıkları sokmayan, dünyevi çıkarları asla gaye edinmeyen bir ibadettir.

Orucu esastan bozan haller bu nedenle su veya çikolata değil teslimiyetsizlik, imansızlık ve münafıklıktır.

Çünkü Allah, rahmeti bol olandır. Oruç sadece ALLAH RIZASI için tutulandır.

Zikredilen bu haller ise sadece o orucu bozmakla kalmaz, tutulan tüm oruçları, yapılan tüm ibadetleri de yerle bir eder. 

Mü’min için önemli olan orucu şekilsel olan bozan haller değil esastan bozan hallerdir. Çünkü orucun kazası var ama imanın kazası yoktur!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Ramazan ayında hatim indirmek

Ramazan ayının önemi

Ramazan ayının önemi 1. Kur’ân, ramazan ayında indirilmeye başlanmıştır. 2. Farz olan oruç ramazan ayında ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir