Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Peygamberimizin ahlakı Kur’an ahlakıdır
imanilmihali.com
Peygamberimizin ahlakı Kur’an ahlakıdır

Peygamberimizin ahlakı Kur’an ahlakıdır

Peygamberimizin ahlakı Kur’an ahlakıdır

Ahlak; yaşam ve davranışın olması gerekeni, insani yaşam standardı, iyi ve güzel yaşam şekli, yaratılış gayesidir. İman, ibadet ve salih amellerin kişiye kazandırması hedeflenen ilk şey ahlaktır ve ahlak kalıcıdır. Huy, mizaç, karakter şeklinde tezahür eden ahlak insanı insan yapan değerlerin yücelerindendir ve insan bu sayede etrafına iyilik veya kötülük saçar.

Ahlakın kendi içinde tamı, noksanı, güzeli, çirkini elbet vardır ve örnek olacak ahlak sevgili Peygamberimizin sergilediğidir ki O’nun ahlakının kaynağı zaten Kur’an’ın ta kendisidir.

Cenab-ı Hak, ayetinde Peygamberimize hitaben şöyle buyurur:

” Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır. Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin..” (Kalem, 68/3-4)

Yine Kur’an’da Peygamberimiz için “Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb 33/21) buyurularak, mü’minlerin, hayatlarının bütün safhalarında onu örnek almaları tavsiye ve emredilir. Çünkü onun ahlâkı bizler için en güzel örnek, onun yaşayışı, halleri, sözleri ve hareketleri en mükemmel modeldir.

Peygamberimiz de, “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” buyurur.

Onun ahlâkı, Allah’ın övdüğü ve Kur’an’ın öğrettiği temiz ahlâktır. Yüce Allah, İslâm’ı insanlığın imdadına gönderip Kur’an’ı indirirken, İlahî prensiplerin uygulamaya geçişini hayatıyla gösterecek bir insan olarak ta en baştan beri doğruluk ve dürüstlükle tevazu içinde yaşamakta olan Peygamberimizi seçmiştir.

Kur’an’da anlatılan güzelliklerin tamamını Peygamberimizin şahsında görmek mümkündür. Sahabîlerin, Peygamberimizin ahlâkı hakkında bilgi almak istemeleri üzerine, Efendimizin hanımı Hz. Âişe validemiz şu cevabı vermiştir:

“Siz Kur’an’ı okumuyor musunuz? Onun ahlâkı Kur’an’dı.”

Kur’an’ı farz olduğu şekilde asgari bir kez anadili ile anlayarak okuyan bir mü’min Kur’an’ın emrettiği ahlakı idrak eder ve Peygamberimizin nasıl güzel bir yaşayan örnek olduğunu görür. Ama Kur’an nuru ile aydınlanmayı dileyip, Kur’an’ı anlamadan okumakta inat edenler ahlaktan nasibini alamaz, alsa da yaptığı gerçek veya uydurulmuş hadislerle ve daha ziyade şekli olarak Peygamberimizin saçını sakalını taklit etmekten ibaret kalır.

Peygamberimizin hayatı kendisinden ders almak isteyen herkes için ibretlerle doludur.

O’nun; yardımseverliği, fedakarlığı, yardımlaşması, merhametli olması, ticaret ahlakı, tarafsız, cesur ve adil oluşu, temiz, dürüst ve emin olması risâlet öncesi veya sonrasında değişmez bir huy olarak O’nun tabiatında zaten var olandır.

O’nun gençliği de, orta yaşlılığı da, risâlet görevi aldıktan sonraki yaşlılık dönemi de güzel ahlakın örnekleri ile doludur. O, bu ahlakı gittiği her yere taşımış, etrafındaki mü’min olsun kafir olsun herkese tanıtmaya ve aşılamaya gayret etmiş bu sayede müşriklerce bile en tarafsız ve adil sıfatıyla anılmıştır.

Kendisine ahlaki mükemmel örnek arayan bir kimsenin, Peygamberimizin hayatını okuması, O’nun davranışlarındaki manayı çözmeye çalışması yeterlidir. O’nun hayatı sabırla, tevazuyla ve fedakarlıkla donanmış haldedir.

Peygamberimizin hayatı, güzel ahlâkın bütün kurallarıyla süslenmiş nurlu bir zincir gibidir. Onun güzel ahlâkı, o nuru arayanların önüne nur serper. Onun hidayeti doğru yolu arayanlara bir kılavuz olur. Onun takdim ettiği şifalı su, ıssız ve kavurucu gaflet çöllerinde bocalayan şaşkın ruhlara bir âb-ı hayat yerine geçer. Ondan gelen ışık huzmeleri isyan ve günah bataklığında çırpınan zavallı insanların kurtuluşa ermelerine ve sahile çıkmalarına yardımcı olacak bir deniz feneri hükmüne geçer…

O, cehalet ve şirkin diz boyu meydanlarda gezdiği coğrafya ve zamanlarda kendi akraba ve soyunu karşısına alacak kadar batıla, çirkine, aldatmaya karşı bir ruhtur. O, çeşitli pislik ve yanlış inanışların egemen olduğu cahiliye arap dünyasına risaletten bile önce ahlakıyla ışık saçandır. O, sözüne, hükmüne uyulan, güvenilendir. O İslamiyet’ten önce bile İslam’ın dilediği ahlakı sergileyen bir kuldur.

O’nun güzel ahlakı ve güvenilir olması zaten kâfir ve müşrik coğrafyadaki kalplere İslam’ın ısındırılmasında da etken olmuştur. Eğer Peygamberimiz ahlaki zafiyetler yaşasa, davranışlarında tutarsız ve taraflı olsa sözüne güvenilir ve tebliğine uygun cevap alabilir miydi?

Nitekim mü’min iman ve ibadet ederek, salih amel işleyerek cennetteki yaşama yakışır bir ahlak seviyesine ve olgunluğa ulaşmak hevesinde olandır. Oradaki yaşamın ve oradaki düzenin anlatımı olan Kur’an gerçek kulları şeytana uymayanlar, cennetlikleri takva sahipleri, cehennemlikleri zalim, azgın ve haddi aşmışlar olarak nitelemekle zaten ahlakın tabiatını da açıkça ortaya koymuştur.

Bizlerin Peygamberimiz gibi güzel ahlak örneği sergilememiz zor olsa da yapmamız gereken bu örnek ahlaka hiç değilse yanaşabilmek ve kalıcı kılabilmektir.

Örnek gözlerimizin önündedir ve O’na uymamak için hiçbir bahanemiz de yoktur.

Ve O’nun ahlakı Hz. Aişe validemizin dediği gibi Kur’an’dır.

Allah kelamı Kur’an’ın; öngördüğü, emrettiği, öğüt ve tavsiye ettiği güzel şeyler ile, men ettiği, yasakladığı, tembih ve telkin ettiği kötü şeyler ahlakın iki ufkudur. İnsan fani dünyada bu iki sınır arasında yaşar. Umut eden, gayret eden, cenneti ve Allah rızasını dileyen kullar ahlakın güzel yamaçlarına, fani dünyayı yaşamın kendisi kabul eden hesapsız kullar ise ahlakın karanlık ve kötü yamaçlarına evler kurarlar.

Ve ahlak sadece insanın kendisini değil çevresini de etkileyen bir olgu olduğundan kötü ahlak sahipleri etraflarını da, toplumlarını da varlıkları ile kirletirler. Öte yandan güzel ahlak sahibi insanlar karanlıklarda doğan güneş gibi umut ve ışık saçarlar. Onların feyzi diğer insanlara da bulaşır ve iyilik dünyaya egemen olur.

Hatırlamakta yarar vardır ki ahlaklı ve dürüst olmak bir rica-temenni değil emirdir. Ahlak; tıpkı iman, ibadet ve salih amel gibi farzdır.

Ahlaki olgunluğa erişememiş kimsenin imanı da, ibadeti de, ameli de yeterince has, kaliteli ve samimi olamayacağından ahlaki zafiyet yaşayanların diğer kazanımları da şaibeli hale gelecektir.

Bunun tam tersi iman, ibadet ve salih amel konusunda bilgili, kararlı ve istekli olan bir kulun kötü ahlak sergilemesi zaten mümkün değildir.

Ahlak treninde yolculuk eden kulların takip edeceği lokomotif, Peygamberimizin Kur’an nuru ile bezenmiş ahlakıdır. Peygamberimizin hayatı dinin yaşayan ve yaşanması gereken şeklidir. Yüce Rabbim Peygamberimizin ahlakına kefilken bize sadece buna uymak ve takip etmek düşer. 

Bahane üretmek, ertelemek, teknolojiyi-zamanı değişmekle suçlamak, nesiller arası fark gibi uydurma mazeretlere sığınmak ahlak zafiyetinin ayak sesleridir. Oysa ahlak iman gibi evrenseldir. Vardır veya yoktur, hakikattir, kalıcıdır, şart olandır.

Bir insan, hırsızlık yapıp, yetim malına el uzatırken, fitne-fesat peşinde koşarken, haram-helal ayırmadan yaşarken, zulmeder ve hak yerken güzel ahlak sahibi olamaz. Bu anlamda ahlak yani kişinin sergilediği yaşam şekli imanının, ibadetteki samimiyetinin ve amellerindeki niyetin de göstergesidir.

Peygamberimizin hayatının ve ahlakının anlaşılıp taklit edilmeye çalışılması şeklen bir kılık değiştirme değildir. Yani sakal bırakıp, elde tesbih ile dolaşmak kulu ahlaklı yapmaz. Kulu ahlaklı yapan; Peygamberimizin Kur’an’dan esinlenerek buyurduğu güzel vasıfları anlamak, nefse ve kalbe yerleştirmek ve hayata yansıtmaktır.

Bu ahlak; yardımlaşmayı, eşitliği, fedakarlığı, dürüstlüğü, merhameti, güvenilmeyi emreder ki bunlar zaten Rabbimizin Kur’an’da emrettikleridir.

Mü’min işte bu meziyetleri taklit etmek, hayata yansıtmakla mükelleftir.

Yoksa keramet sakal ta, takke de, tesbih te değildir.

Mü’min; örnek alması gerekenleri iyi seçen, kötü ahlaklılarla irtibatını kesen, ateşlerde yanmamak için kesmek zorunda olandır.

Rabbim, bizleri sahte ahlaklılardan muhafaza eylesin.

Rabbim, Peygamberimizin örnek ahlakına benzer şekilde yaşayabilmemiz için bizleri Kur’an nuruyla aydınlatsın.

Rabbim bizleri ahlakın güzeline, imana, ibadete ve salih amele kılavuzlasın.

Amin!

Peygamberimizin ahlakı Kur’an ahlakıdır

Bu yazıyı okudunuz mu?

Yanlış dini algılar – İmansızlık gafleti

Yanlış dini algılar – İmansızlık gafleti

Yanlış dini algılar – İmansızlık gafleti Konuya evvela algının ‘birey veya toplum üzerinde yaratılmak istenen ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

28 + = 34