Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / Peygamberin davetine karşı çıkan müşriklerin gerekçeleri
imanilmihali.com
Peygamberin davetine karşı çıkan müşriklerin gerekçeleri

Peygamberin davetine karşı çıkan müşriklerin gerekçeleri

Peygamberin davetine karşı çıkan müşriklerin gerekçeleri

Muazzez Nebi, vahye muhatap olduktan sonra ve yakından başlayarak uyarma ve davet emrini aldığında muazzam bir karşı koymayla karşılaştı ki ilk anlarda bu korku O’nu görevini layıkıyla yapamayacak olma endişesine sevk etti. Nitekim en yakınlarındaki birkaç kişi dışındakiler kendisine güvenseler de inanmadılar ve ancak sonraları iman çemberi genişleyebildi.

Müşriklerin, büyücülerin, kahinlerin kol gezdiği, sayısız putun ilahlaştırıldığı, servet ve çoklukla övünülen, güce dayalı bir adaletin hüküm sürdüğü, kavimsel kabullerin dinleştirildiği ve maddi menfaatlerin zirveye taşındığı müşrik Arap coğrafyasında en yakın akrabaların dahi davete sorunsuzca icabet etmesi beklenemezdi nitekim öyle de oldu.

Peki risalet öncesi kendisine güvenilen, müracat edilen Hz. Muhammed(sav)’e itikat etmeyi engelleyenler nelerdi de sayısız savaşlar ve göçler yaşandı, sayısız can yitirildi ve vahşi işkenceler ortaya çıktı?

Öncelikle şunu belirtmekte yarar vardır ki o coğrafya insnalarının hiçbiri kafir değildi. Bir şekilde tamamı Allah’ı biliyor ve inanıyordu. Hata ve fark sadece Allah diyemeyişlerinde ve aracı-şefaatçi arayışlarındaydı. Cinlerden, büyüden, kahinlerden ve nihayet putlardan bekledikleri yardım da Allah’a yakınlaştırma ve affedilmeyi garantileme yardımıydı. Bu ise Allah’ı inkar değil, Allah’ın yanına yedek ilahlar koymaktı ve bu nedenle şirkti. Yani o coğrafya insanları kafir değil müşrikti. Tıpkı .. paraya, kişilere, makamlara, nefse ilah diye tapan ahir zaman müslümanları gibi.

Zaten kafir olmak zordur ve inkar daha alt seviyelerde mesela ayetleri inkar gibi haller için geçerlidir. Yoksa (haşa) Allah’ı inkar azıcık aklı olan için söz konusu değildir. Ama mühim nokta şudur ki asırlarca insanlık ve özellikle İslam alemi onları kafir diye tanıyarak, şirkten habersiz yaşamış ve şirk içinde battığı halde tevhid yolunda yürüyorum sanmıştır. Tıpkı ahir zamanın şirk ve şeytandan habersiz nice müslümanları gibi.

Müşriklerin davet ve tebliği reddetme gerekçeleri

1. Mevcut maddi imkanların kaybedilmemesi (Normal ticaret ve din ticareti)

2. Mevcut statülerin muhafazası (Kavimsel ve çoğunluğa dayalı egemenlikler)

3. Kazanımların kaybedilmemesi (kölelik, cariyelik vb.)

4. İlahi nizamların dayatılmasına reaksiyon (Beşeri yasalarla yetinmek)

5. Hesap vermenin kaçınılmaz olduğunun hatırlatılması (Sorumsuz yaşamın tercih edilmesi)

6. İlahlaştırılan cin, şeytan ve putların terkinin istenmesi (Ata kabullerinin reddi)

7. Örflerden kaynaklanan yanlış olsa da alışkanlıkların muhafaza arzusu (Ecdatperestlik)

8. Erkek egemen toplumun bekası (kadınların ikinci sınıf insan görülmesi)

9. Biat ve şuradan uzak, ataerkil ve babadan oğula geçen hükümdarlıklara tutunma dileği

10. Laikliğin reddi, vicdan hürriyetlerinin sağlanmasına reaksiyon, Allah ile kul arasına sokulanların terkinin talep edilmesi,

11. Peygamberlik makamının servet sahibi kişiye nasip olmasına dair beklentiler,

12. Tebliğ edilen dinin getirdiği infak ve cihat mecburiyetleri, öngördüğü eşitlik ve hürriyetlere itiraz

13. Hile, günah, haram ve kötü alışkanlıklara getirilen sınırlamalara tepki

14. Hüccete (ilmi ve akli bilim) değil kudrete (kas ve silah gücü) dayalı otoritelerin muhafaza isteği

15. Batıl, hurafe, rivayetlere dayalı tatlı masallar yerine getirilen hakikate direnme arzusu

16. Olası kavimsel düşmanlıklardan ve savaşlardan korkulması

17. Zenginliklerin muhtaçlarla paylaşılmak zorunda olduğunun söylenmesi

18. Kız çocuklarının öldürülmesi, kızlara mirastan pay verilmemesi, yetimlerin köleleştirilmesi, boşanan kadınların sahipsiz bırakılması gibi şeytani alışkanlıkların (örflerin) reddediliyor olması

19. Tevhidin, imanın, ibadetin şart koşulması, temizliğin özendirilmesi

20. Haram alışkanlıkların yasaklanması (şarap, zina, eşcinsellik, rüşvet, tefecilik vs.)

21. İnsan haklarının yüceltilmesi, hak ve adalet, eşitlik ve bireyselliğin ön plana çıkarılması.

Bu sayılanlara bir miktar daha ilave yapmak mümkündür.

Tüm bu alışkanlık ve yanlışların ardında elbette nefisler, egolar, şeytani arzular ve itikaddan uzak-hakikate düşman-eşitliğe aykırı beşeri kabuller vardır, tüm tapılan putların ardında ise şeytan ve soyu.

Ahir zamanda dinin Kur’an’a dayandırılmasına karşı çıkanların da karşı çıkma sebepleri tam olarak bu yazılanlarla aynıdır. Yani İslam tüm ikaz ve ihbarlara rağmen hala karşısında dünya malına ve paraya düşkün, günaha meyilli, şeytana asker çoğunlukla karşı karşıyadır.

O dönemde Peygamberi sevdikleri, akraba oldukları, güvendikleri halde iman etmeyenler bu yazılanların bir kısmını gerekçe göstererek iman etmemiştir. Bugünün imansızları da aynı yolun yolcusudur ve makamlardan, açlıklardan, haramdan vazgeçemeyenler hala iman etmemektedir.

Ahir zamanda Peygamberin daveti ve tebliği yok, Kur’an vardır. Peygamberin davetçisi olduğu herşey nokta eksiksiz olarak Kur’an’dadır ve kimsenin heberim yok deme hakkı yoktur.

O halde davete ve tebliğe icabet etmek, müslümanım diyen herkes için elzemdir.

Kur’an’a biat ve itikad etmeyenler bu nedenle iman yoksunlarıdır, müşrikleştiğinin farkında olmayanlardır ve aldananlardır.

Şeytan, cahiliye Arabistanından çok daha güçlüdür çünkü insanlar o dönemden çok daha cahil ve gafildir. başka bir deyişle, şeytanın sultası sadece imansızlar üzerine olduğundan ve etrafta bunca imansız olduğu için şeytan her çağdan çok daha fazla ahir zamanda güçlüdür.

İmana mesafeli duranlar bu yazıyı defaten okumalıdır.

Çünkü Allah’ın ahdide, dini de, insanın yemini de, şeytanın ahdi de ortadadır, Kur’an gözler önündedir ve değişen hiçbirşey yoktur.

Şeytan kandırmaya, insan kanmamaya çalışacaktır.

Kanan ve aldananlar ise bizden değildir!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir Yüce Allah, hayatın, ecelin, mülk ve kudretin, dinin, beraat ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir