Anasayfa / İMAN ESASLARI / Peygamberlere iman / Peygamberlerin sıfatları
imanilmihali.com
Peygamberlerin sıfatları

Peygamberlerin sıfatları

Peygamberlerin sıfatları

Peygamberler Rabbimizin resul (elçi) olarak seçtiği, örnek ahlaklı, akli yeterliliğe sahip, risâlet görevinden önce de rüştünü ispat etmiş seçkin kullardır. Peygamberler her şeyden önce insandır. Melek veya cismani, günahsız varlıklar değildir. Affa ve şefaate mazhar olmaları ile günahsız olmaları hususunu karıştırmamak gerekir. Çünkü beşerlerin hepsi günah işler, günahsız olanlar meleklerdir.

Peygamberlerin fıtrattan önce belirlenmesi, buna göre bedeni ve manevi değerlerle donatılması, doğumdan itibaren terbiye ediliyor ve korunuyor olması kanaati hakimdir. Bu yüzden ilahi yardımında katkısıyla Peygamberler sağlıklı, azimli, kararlı, cesur, akıllı, derin hafızalı, bilgili güzel insanlardır. Onlar söz ve davranışları ile güzellik ve iyiliği öğütleyen hidayet rehberleridir ve hepsi Rabbimizin kulu ve elçisidir. Sevilmeleri, saygı duyulmaları nedeniyle de hitap ettikleri toplumu ikna etmeleri kolaydır. Kendilerine verilen mucizeler ise daha ziyade diğer insanların ikna olmasını kolaylaştırmak içindir.

Peygamberlerin vacip sıfatları dediğimizde anlaşılacak olan;

1. Sıdk. “Doğru olmak” demektir. (Her peygamber doğru sözlü ve dürüst bir insandır. Hak ve doğru olanı söyler, yalan ve hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeyleri ileri konuşmazlar. Çünkü Rabbimiz onlara şahdamarı kadar yakındır ve vahyedilen hususlar dışında haddi aşan ve yanlış şeyler söylemeleri durumunda cezalandırılırlardı. Kizb, yani yalan söylemek bu nedenle Peygamberlerin hiçbirine yakıştırılamaz. Peygamberlerin hayatları incelendiğinde onların risâlet görevinden önce de sonra da yalan söylemedikleri zaten görülecektir.

2. Emanet. “Güvenilir olmak” demektir. Peygamberlerin hepsi emin ve güvenilir kişilerdir. Emanete asla hainlik etmezler. Bu konuda bir âyette şöyle buyurulur: “Bir peygamber için emanete hıyanet yaraşmaz…” (Âl-i İmrân 3/161). Bu emanet; hikmet, hidayet, bilgi, ihsan ve hazmetme kabiliyeti şeklinde cereyan eder ve görevli bulundukları dine ait ayetlerin tek bir harfini bile değiştirmek veya unutmak hakları yoktur. Zaten kalplerine verilen güç ve hafızalarına verilen destek onları bu göreve uygun hale getirir.

3. İsmet. ”Günah işlememek, günahtan korunmuş olmak” demektir. Peygamberler hayatlarının hiçbir döneminde (küçük günahlar hariç) şirk ve küfür sayılan bir günahı işlemedikleri gibi özellikle peygamberlikten sonra kasten günah işlememişlerdir. İnsan olmaları sebebiyle günah derecesinde olmayan birtakım ufak tefek hataları ve risaletten önce Hz. Musa Peygamberin adam öldürmesi gibi istemeden işledikleri günahlar bulunabilir. Ancak onların bu hatası yüce Allah’ın kendilerini uyarmasıyla derhal düzeltilir ve istemeden işledikleri büyük ve küçük günahları affolunur. Peygamberlerin bu tip küçük hatalarına “zelle” denilir. İsmetin karşıtı olan mâsiyetten (günah işlemek) Allah onları korumuştur. Peygamberler örnek ve önder kişiler oldukları için, konumlarını zedeleyecek davranışlardan da uzaktırlar. Mü’min için Peygamberlerin kul ve beşer olduğunu hatırlamak, onları günahsız meleklerle denk tutmak hatalıdır, yanlıştır. Doğru olan onların bilerek ve isteyerek günah işlemeyeceklerini kabul etmek, ufak kusurlarının ise affa uğrayacağını ummaktır.

4. Fetânet. “Peygamberlerin akıllı, zeki ve uyanık olmaları” demektir. Peygamberler öncelikle kendilerine vahyedilen dini anlamak, ezberlemek, manasına temas edebilmek için, sonra bunu doğru ve uygun şekilde aktarabilmek için zeki, akıllı ve hafızalı olmak zorundadır. Peygamberler zeki ve akıllı olmasalardı hitap ettikleri kişileri ikna edemezler, zihin karıştırıcı sorularla baş edemez, savaşları kazanamaz, din yayılamaz ve hayata egemen olamazdı.

5. Tebliğ. “Peygamberlerin Allah’tan aldıkları buyrukları ve yasakları ümmetlerine eksiksiz iletmeleri” demektir. Risaletin manası ve gereği; vahyi eksiksiz ve doğru olarak insanlara iletmek, düzgün şekilde kayda geçirmek, uygulamasını bizzat yaparak göstermek, uygulamadaki ve eğitimdeki yanlışları düzeltmek, dini doğru temeller üzerine ve HAK olan şekliyle şekillendirmektir. Tebliğin karşıtı olan gizlemek (kitmân) peygamberler hakkında düşünülemez. “Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer yapmazsan Allah’ın elçiliğini tebliğ etmemiş olursun” (el-Mâide 5/67) meâlindeki âyet, bu sıfattan söz etmektedir. Peygamberler hakkında saklanan, değiştirilen, geciktirilen vahiy düşünülemez.

Peygamberlerin sıfatları

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hz. Peygamber

Sünneti sorgulamak

Sünneti sorgulamak İman; Yüce Allah’a, Kur’an’a ve elçisi Hz. Peygamber (sav)’e itimat ve itaattir. Yüce ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir