Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Ramazan ayında yapılacak ibadetler
imanilmihali.com
Ramazan ayında yapılacak ibadetler

Ramazan ayında yapılacak ibadetler

Ramazan ayında yapılacak ibadetler

İman tazelemek için vesile olan Ramazan ayı, öncelikle oruç, zekat, teravih namazı ve hac ibadetinin yükümlülük şartı taşıyanlara farz olduğu ve başta vakit namazları olmak üzere diğer tüm ibadetlerin sevaplarının inşallah fazlaca olacağının bildirildiği mübarek bir aydır.

Kur’an okumak, ibadetlerin ilk adımı olarak bu ayda eda edilecek ibadetlerin başlıcalarındandır ki diğer ibadetler gibi servet, yaş veya sağlık durumuna bağlı değildir. Okuma yazması olan ve gözleri görebilen her müslüman için farz olan bu ibadet bu aya has olmamakla birlikte ibadetlerin manasının anlaşılması, imanların tazelenmesi, nefislerin terbiyesi için özellikle bu ayda itibar edilmesi gerekendir.

Hatim indirmek veya mukabele şeklinde veya kendi başına olsun anlayarak, yavaş yavaş, hazmederek, sanki o ayetler bize vahyediliyormuşcasına, kalbe yerleştirerek okumak, yalnız belli sureleri değil surelerin tamamını okumak ve anlamak bu ayın en yüce ibadetlerindendir.

Cüzlerin otuz adet olması bu aya has bir kolaylıktır ki bu sayede hem Kur’an’ın tamamı sırasıyla okunacak, hem de okuyucu acele etmeden, hazmederek okuyacak, hem de Kur’an anlaşılır olacaktır. Çünkü Kur’an’ın tamamını hiç olmazsa yılda bir kez anlayarak okumak her müslümana farzdır. Mealinden değil de arapçasından ve anlamadan okumanın da faydası vardır lakin Allah’ın dileği kulların kelamını yani emir ve yasaklarını okuyup anlaması olduğundan mealden anlayarak okumanın sevabı çok daha fazladır. Sıradan insanların arapça okuyarak manaya temas etmesi zor olduğundan hiç olmazsa bu ayda anlayarak, ana dilde okumak tercih edilmelidir.

Tefekkür yani Yüce Allah’ı, sınavı, yaratılışı, kainatı, ahireti, ölümü düşünmek bu ayda yükselen maneviyatlara paralel olarak lazım gelendir. Allah’a güvenmek demek olan tevekkül de bu ayda rahmet kapılarına sığınmanın adıdır ve kula asıl değerli olanın servetler ve evlatlar değil, iman ve ameller olduğunu anlatır.

Tevbe ve istiğfar etmek, mağfiret dilemek bu ayın olmazsa olmazlarındandır ve gerek kendimiz ve gerekse başkaları için af dilemek demek olan bu bağışlanma talebi kalpler ve akıllar selim olduğu müddetçe inşallah karşılık bulacaktır.

Dualar ramazan ayında kalplerden fışkıran bahar çiçekleri gibi mis kokulu, rahmet doludur. Mü’min sıkça dua ederek bağışlanma dilemeli, geçmiş günahlarının affı için yalvarmalı, iman istemeli, nefsini temizlemesi için Yaratan’a yalvarmalıdır.

Şükür, sahip olunan maddi ve manevi tüm nimetler için şart olandır. Dua ve şükürle kula yakınlaşan Yüce Allah, inşallah bu ayda dualara daha çok ve çabuk cevap verecektir.

Sabır erdemlerin yücesi olarak çilelere dayanma gücü ve nimetlere az da olsa şükretme faziletidir.

Doğruluk ve dürüstlükte sebat etmek de sabır kadar değerli bir dik duruş ve imandan yana olmak halidir.

Alınların secdelere daha fazla değdiği bu ayda namaz vakit namazlarına ilaveten eda edilen nafile namazlarla ve kaza namazk-larıyla birlikte kula ferahlık ve iç huzuru verecek, huşu ile kılınan namazlar ve takip eden dualar inşallah kula saadet kapılarını açacaktır. Yıl içi ihmal edilen namazların kazasını kılmak veya ilave nafile namazlar suretiyle secde eden başlar inşallah diğer ibadetlerle birleştiğinde kulu imanın da zirvelerine taşıyacaktır.

Kadir gecesi bu ay içerisinde olan ama hangi gece olduğu kesin bilinemeyen bir gecedir. Sünnetler istikametinde tahmini bir zaman belirlenmişse de doğrusunu sadece Allah’In bildiği bu mübarek geceyi yakalayabilmek için olası gecelerin tamamında ibadete ağırlık vermek olması gerekendir.

Sadaka ve zekatlar bu ayda ister fitre ve isterse başka yollarla olsun güzel ve lazım ibadetlerdendir ki fitre ve zekatın açıklanan miktarlarının asgari (en az) miktarlar olduğu, daha güzelinin ihtiyaç fazlasını infak etmek olduğu unutulmamalıdır.

Tesbihat, kalplerdeki zikrin ellere ve dudaklara ezberletilmesi olarak bu ay içinde daha da öne çıkan bir nafile ibadettir. Farz değildir lakin sünnete uygundur.

Teravih namazı bu aya has güzelliklerdendir ve cemaatle topluca kılınması daha güzeldir. Burada dikkat edilecek husus hızlıca ve manasızca kılınan teravihlerin huşuyu zedelediğidir. Bu maksatla evde sakin ve sessiz ortamda, telaşsız kılınacak teravih namazının da huşu anlamında yeğlenmesi olasıdır.

Akraba ve mezarlık ziyaretleri, hasta ziyaretleri bu ayda sıkça yapılması gerekenlerdendir. Hatırlamak, gönül almak, yardımcı olmak ve acıları paylaşmak maksatlı bu ziyaretler hem küslükleri bitirecek, hem kardeşlikleri güçlendirecek hem de iyilik ve hayır yapma imkanları yaratacaktır.

Türbeleri ziyaret etmek alışılagelen bir örf olsa da, rahmet ve merhamet dilemek ve dua etmekten öte, o merhumlardan birşeyler dilemek gibi şirk kokan yanlışlara düşmek yapılmaması gerekendir. Çünkü medet ve nimetin tek sahibi Yüce Allah’tır. Hele ki bu kimselerden şefaat dilenmek, aracılık talebinde bulunmak resmen şirke davetiye çıkarmaktır.

Keza kutsal emanetler olarak anılan sakal, hırka gibi kutsal eşyalara haddinden fazla değer vermek, onları adeta putlaştırmak olmaması gerekendir.

Yoksulllara yardım eli uzatmak, dertlilerin derdine ortak olmak, tanımadıklara bile güler yüzle selam vermek, hal hatır sormak bu ayın güzelliklerindendir.

Her şeyin fazlası olduğu gibi ibadetin de fazlası yasaktır, zararlıdır. Beşeriyetten kopup ay boyunca ibadete hapsolmak insan olmanın gereklerini terk anlamı taşıyacağından dinen caiz değildir. Bu cihetle ibadetlere aile ve iş ortamını aksatmadan vakit ayırmak doğru olandır.

Sadaka ve iftar sofralarında riya ve gösterişe kaçmamak en büyük ihbardır ki sadaka olarak verilecek şeylerin de kendimizce tüketilen paha ve nitelikte olması esastır. Yani riya ve gösteriş için verilen sadakanın kıymeti yok, başa kakılan sadakanın aksine günahı vardır. Sadaka olarak verilen şeylerin de uygun evsafta, güzel, taze, yenilebilir olması esastır.

Gösterişli iftar çadırlarında reklamlı iftar yemekleri vermek ise dini anlamamak, riyaya yani gizli şirke bulaşmaktır.

Aya ait kurban ibadeti olmasa da yıl içinde adandığı halde yerine getirilemeyen adakların bu ay içinde kesilmesi uygun olacaktır.

Oruç ibadetinde de dikkat edilecek bir husus, alevi, toplumsal ve işle alakalı görev ve sorumlulukların ramazan ayı bahane edilerek ihmal edilmemesidir. Bu yapılırsa hem ibadet tam olmayacak, hem hak yenecek, hem riyaya yanaşılacak, hem alınan maaşın helal kısmı azalacaktır.

Tüm insanların oruca ve bu mübarek aya saygı duyması şarttır. Lakin bu söz gelimi oruçlu olanların diğerlerine aşağılayıcı gözle bakması demek değildir. Aksine dinde zorlama yoktur ve hesap sorucu sadece Allah’tır. Kimse Allah’ın yetkilerine soyunamaz ve kimse kimseyi kendisi diliyle ifade etmedikçe din dışı ilan edemez, kafirlikle itham edemez. Öte yandan oruçlu birini imrendirecek tarz da yiyip içmek, aşırı açık kıyafetlerle dolaşmak, alenen şarap içmek gibi haller  ise dine ve inanca yakışmaz.

Bu ayın mübarekliği sadece insanlar için değildir. Kainattaki tüm varlıklar, canlılar için kutsal olan bu ayda tesbihler göğe yükselir, rahmetler yağmur olur dökülür ve dualar koro şeklinde sahibine ulaşır. Bu nedenle tabiattaki diğer dostlarımızı (insanları, ağaçları, çiçekleri, hayvanları, bulutları vs.) Yaratan’dan ötürü sevmek, Allah için sevmek ve Allah düşmanlarını Allah için sevmemek ayıdır bu ay.

Çocukları sevindirmenin fırsat ayı olan bu ay ve bu ayın bayramı bir vesiledir ve lakin bu bayramın adının şeker bayramı olarak anılması doğru ve uygun değildir.

Nihayet;

Bu ay, şeytanları lanetlemek, taşlamak, onlarla araya mesafe koymak ayıdır.

Bu ay, Allah sevgisi ve korkusuyla samimi göz yaşı dökmek ayıdır.

Bu ay, Allah dostları safında olunduğunun ispat edilmesi ayıdır.

Bu ay, geçmiş günahlara tevbe etmek, yanlışlardan dönmek, hak ve hakikate uymak, hak ve adaletten yana olmak ayıdır.

Bu ay yediğimiz hakların sahiplerine haklarını iade etmek, helallik istemek ayıdır.

Bu ay, üzerimizde, servetlerimiz içinde duran yoksul ve muhtacın hakkını sahiplerine iade etmek ayıdır.

Bu ay, imani dokunuşlarla kardeşlikleri yüceltmek ayıdır.

Bu ay, ramazandır.

Ramazan ayında yapılacak ibadetler kulun rızasıyla, gücü nispetinde eda edeceği, inşallah sevabı bol olan ibadetlerdir.

Ramazan, gelecek nesillerin örnek alacağı örnek dayanışma ve yardımlaşma günleridir.

İbadet şekli ve miktarı ne olursa olsun onu kabul edecek ve sevaplandıracak olan sadece Yüce Allah’tır.

Olur ki huşu ile kılınan iki rekat namaz kulu cennetlere baş köşeye koyar, olur ki yetmiş sene secdeden kalkmamış başlar yediği hak ve haramlarla cehennemin diplerine mahkum olur. 

Bu ay, sevgi ve hoşgörü ayı olup cennet ve Kur’an ahlakının yeryüzüne egemen olmasına çalışma ayıdır.

Bu ay, cennetleri dileme, cennetlere layık olmaya, Allah rızasına mazhar olmaya çalışma ayıdır.

Ramazan ayı, ibadetlerin kime ve neden yapıldığını anlama ayıdır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Önce iman, sonra Kuran ve nihayet İslam

Önce iman, sonra Kuran ve nihayet İslam

Önce iman, sonra Kuran ve nihayet İslam “Rahmân, Kur’an’ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona beyanı (düşünüp ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir