Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Riyazet ve mücahade nedir
imanilmihali.com
Riyazet ve mücahade nedir

Riyazet ve mücahade nedir

Riyazet ve mücahade nedir

Nefsi arındırma ve ahlakı yüceltme gayretlerinin adı dini terminolojide riyazet ve mücahade olarak geçer. Özetle riyazet nefisle mücadele (Cihad-ı Ekber) ve mücahade (cihad) kötü ahlakla mücadeledir. Her ikisi de kamil imana ulaşabilmek için öngörülmüş terbiye usulleridir.

Riyazet

Riyazet, aslen zühd ve takva maksadıyla dünya zevklerinden kaçınma ve nefsin isteklerini yenmeye çalışmadır. Tasavvufi hal ve makamları elde etmek için harcanan sürekli ve düzenli çabalara da mücahede ve riyazet denir. Riyazet daha ziyade, nefsin arzularına karşı koymak; mücahede ise Ahlâkın iyi yönde değişmesini sağlamak demektir.

Riyazet ve mücahede için duru bir kalp, kararlı bir tevhidi sadakat, sadece Allah’a teslimiyet ve Kur’an ilmi gerekir ki bunların biri olmadan yapılacak uğraşlar nafileden öte gidemez. Beşeri dünyadan ruhen ve bedenen uzaklaşmayı, dünya süslerinden muaf olmayı dilemek, bu süslü eğlenceler için hayatı heber etmeye karşı çıkmak demek olan riyazet ve mücahade sadece tefekkür manasında da değildir.

İnsanın dünyaya bağlı bütün eğilimlerinden sıyrılması, (temel beşeri ihtiyaçları göz ardı etmeden ve vazifelerinden feragat etmeden) kendini Allah’a adaması anlamına gelen riyazetin amacı, insan nefsini eğitmek, Allah sevgisi dışında kalan bütün sevgi ve istekleri yok etmektir.

Riyazet, Allah’tan başka bir şey düşünmemek, daima zikir ve ibadetle meşgul olmaktır. Netice olarak riyazet, genellikle takva ve vera; doğruluk; keşf ve ilham sahibi olmak için yapılır.

Riyazetin yanlış bilinen amacı ise kehanet, aracı, şefaat arzusuyla cinlerle irtibata geçmektir. Ruh çağırma komedileri gibi değişik maksatlara hizmet eden riyazetin iman manasında değeri asla yoktur.

Mücahade

Mücahade ise aslen cihadın karşılığıdır ve cihad ruhen ve bedenen, kılıçla, ilimle, sözle, fikirle yapılan Allah ve hak yolunda mücadelenin adıdır.

Riyazetin Cihad-ı Ekber’e mana olarak yakınlığı dikkate alınırsa ve cihad-ı ekberin nefisle mücadeleyi ifade eden en büyük cihad olduğu hatırlanırsa riyazet ve mücahadeyi bir tutmak lazım gelir.

Mücahadede aslolan ahlakı yüceltmek olduğu için de yanlışların tespiti, kötü ve gereksiz olanların terki, boş ve şüpheli olanların bertaraf edilmesi söz konusudur ki yanlışlar kalpten kovulmadan doğrulara yeterince yer açılamaz.

Cihad manası düşünüldüğünde mücahade sadece ahlakı yüceltmek ile sınırlanamaz. Çünkü cihad en başta kafirle, küfürle mücadeledir ki dünya üzerinde kötü ahlakı egemen kılmaya çalışan müşrik ve münafıkların tümüyle mücadele esastır. Bu mücadele sözle, elle veya hiç yoksa kalple yapılmalıdır ki imanın göstergeleri de zaten bunlardır.

Dahası nefsi terbiyeye kısmen muktedir olan insanın nefsini temizlemesi mümkün değildir. Çünkü nefisleri temizleyen sadece Allah’tır. İmanı veren ve bilen, nefsi temizleyen sadece Allah olduğu için de kula düşen bu iki hikmet için bolca Yüce Allah’a dua etmektir.

Tevbe kötü alışkanlık ve ahlakın terki için en başta lazım olandır ki bunu dünya malına tamahı ve kibri terk emek izler. Elle , sözle ve gözle yapılan haramlar, gizli ve sinsi şehvetler, hırs ve fesatlıklar, yalan ve iftiralar terk edilmedikçe cihadın büyüğünde de küçüğünde de başarılı olmak mümkün değildir.

Riyazet ve mücahadenin kapsam ve mahiyeti

Riyazet ve mücahade terimleri ağırlıklı olarak tasavvufta kullanılsa da tefekküre benzemesi, zühd ve verayı anımsatması itibarıyla genel birer kavramdır ve edası için sanıldığı gibi alimlere de ihtiyaç yoktur.

Önemli olan niyet ve beklenen hasıladır ve kalbi selim olmayanların varacağı nokta cinlere, şeytanlara tutsak olma noktasıdır ki şu an yanlış ama yaygın olarak kullanılan hal budur.

Cihadın Kur’an’da övülmeye değer kısmı ise asla kehanet ve gaybi bilgiler elde etmek değil aksine kötü ve kötülükleri önce tatlılıkla ve sonra güç kullanarak, ıslah etmek, olmuyorsa yeryüzünden silmek kısmıdır.

Cihadın ana teması Yüce Allah’ın ilahi düzen ve kaidelerini yeryüzüne egemen kılmak ve buna baş kaldıranlarla mücadele etmek olduğundan da mücahidin (cihat edenin) ilk gayesi Allah dostlarını ve Allah düşmanlarını tanımak, Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek (sevmemek)’tir.

Ahiret ve dünya dengesi unutulmaması gereken bir husustur ki dünya meselelerinin tümden terki mümkün değildir. Çünkü insan sorumlu, vazifeli, sınava tabi bir varlıktır. Riyazet ve mücahade anlık olarak derinleşmeyi gerektirebilirse de asıl olan bunu seremoniye çevirmeden, ayinleştirmeden hayata yaymak ve sürekli bir düstur edinmektir.

Hayat nasıl doğumla başlar ve ecelle biterse, cihad da aynı anda başlar ve biter. tek fark ergenlik çağına kadar insanın cihad ile mükellef olmamasıdır. Lakin mükellefiyet başladığı anda hayat ve cihad atbaşı gider ve tavizler, amel defterine yazılan kötü puanlardır.

Mezarlıklar pişmanlarla dolu, hastaneler şifa bekleyenlerle dolu, sokaklar iman ve tevhidi şirke bulaştıranlarla doluyken cihadın hiçbir türü kolay değildir. Çünkü iman ve İslam sahipleri daha Kur’ani manaya temas edemez ve imanla küfrü, tevhidle şirki bile ayıramaz haldedir.

Cihad, mücahade veya riyazet olsun, takva, zühd, vera olsun tümünde aslolan imana sadakat ve tevhide katkı ve öte yandan şer ve şirkle, şeytan ve soyuyla mücadeledir.

Nefisler sadece iyilik yapmakla asla terbiye olamaz ve içinde kötülükle mücadele yoksa gerçek iman asla tesis edilemez. Buradan hareketle tefekkürün ve hayırlarda yarışmanın, imanın ancak yarısı olduğu ortaya çıkar ki imanın diğer yarısı kötülükle ve şeytanlarla savaşmaktır.

İmanın gerçek lezzeti

İmanın gerçek lezzeti; nefsin terbiyesi ve güzel ahlakın kalplerde filizlenmesi hayırlarda ve iyiliklerde yarışmakla, Allah’ın sınırlarına uymakla ve men edilenleri terk ile ve özellikle kötü ve kötülüklerle mücadele ile elde edilir.

Tevhid yolunda yürüyenler bu nedenle şirki tanımak, Allah’ı bulmak isteyenler mutlaka şeytanı bilmek zorundadır ki imanı, hak olanı ve doğruyu bulabilsin.

Rabbim bizleri kendi yolundan çevirmesin.

Rabbim bizlere iman versin, nefsimizi temizlesin.

Rabbim bizlere kendimizi ve etrafımızı temizleme gücü versin.

Rabbim bizlere şeytanlara karşı koyma gücü ve koruması nasip eylesin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir