Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Ruhun gıdası adalettir
imanilmihali.com
adalet

Ruhun gıdası adalettir

Ruhun gıdası adalettir

Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Maide 5/8)

RUHUN GIDASI MÜZİK DEĞİL ; HAK VE ADALET’TİR!

Bu dünya tezatların mükemmel uyumu ile şekillenmiştir. Kısa ile uzun, gece ile gündüz, sıcak ve soğuk, güzel ve çirkin yan yanadır ve bunun böyle olması bir hikmete göredir. İnsan denen şuurlu varlığa verilen akıl ve ruh onu diğer canlılardan üstün kılar. Çünkü insan seçebilir, öğrenebilir, ayırt edebilir. Kendi iradesiyle hayatına yaptığı bu tercihlerle yön verdiği için de yaptıklarından mesul olur. Allah’ın iradesi ve verdiği güçle amellerini hayata geçiriyor olsa da ilk tercih, ilk istek ve ilk irade kendisinindir. İlk adımı atan kendisi olduğu için de – kritik kader manzumeleri hariç – adeta kaderini ve akıbetini kendisi belirler.

Yaşarken çiçeğin kokusunda, annenin şefkatinde, arının kanadında Yüce Allah’ı görür ve tesbih eder veya o çiçekleri ve arıları katledip, onları zararlı haşereler olarak görüp annesini yok sayıp yaşar ve inkâr edenlerden olur. Hayat denen imtihan bu kadar basit ve sadedir. Tercih; dünyevi arzu ve heveslere meyledip yaratılış hikmetine karşı çıkmak veya mütevazı ve insan gibi yaşamakla alakalıdır. Tercih; iyilik yapıp adaletle yaşamak, hainlik, sahtekârlık ve hak yemekten uzak durmaktır. Tercih; Allah ve hak yolunda veya şeytan ve nefis yolunda olmaktır.

Tüm tercihlerde herkesin önünde aslen iki yol vardır. Biri kalp ve vicdanın yolu diğeri nefsin ve dünyevi arzuların yoludur. Her dakika bu seçimleri tekrarlar ve bir labirent gibi ilerleriz hayat yolunda. Tercihlerimiz bizi ya dikenli yollara yani çıkmazlara ya da gül bahçelerine yani labirentin çıkışına götürür. Labirenti tepeden göremediğimiz için hepimiz hata yapıp yanlış koridorlara girebiliriz ama kimimiz hatasını anlar ve döner, kimimiz hatasında ısrar eder. Ama birileri biz labirentteyken bizi hep izler. Mutlu sona ulaşanlar doğru tercihlerinde isabet oranı yüksek olanlar, yanlışlara saptığında geri dönmeyi başarabilenlerdir. Mutsuz olanlar ise inatla yanlışına devam eden inkârcılardır. Tercihlerimizin ördüğü kader ağı ne kadar muazzam olursa o denli huzurlu yaşar ve ölürüz.

Öldüğümüz anda derin bir uykuya dalar daha doğrusu uykudayken uyanırız. O saniyeden sonra ne sevap kazanmak mümkündür ne günah işlemek. İmtihan bitmiş, kalemler bırakılmıştır. Kalan sorular, yapmadığımız ibadetler, infak etmediğimiz yardımlar, zulme karşı sergilediğimiz sessizliklerimizdir. Pişman olmamak, huzur ve saadeti bulmak için tezatlardan doğru olanını seçmek, kalp ve vicdanın sesini dinlemek yeter. Bu Yüce Allah’ın lehimize olarak verdiği ipuçları veya kopyalardır. Kendimizi şefkat, sevgi ve merhametle yoğurduğumuz, takva ve adalet giysisi giydiğimiz sürece tercihlerimiz çoğu zaman doğru olur. Bu tercihleri kullanırken her şeye rağmen yaşadığımız tereddütlerin cevabı ise Kur’an’da ve sünnetlerde gizlidir.

Ölmek; duvarın arkasına geçip bu tarafa geri dönememek gibidir. Her şey duvarın arkasında kalır. Duvarın arkasına artık esinizi duyuramaz, o tarafa geçemezsiniz. Duvarın arkasına geçtiğinizde ahiret hayatının ne denli gerçek ve asıl olduğunu anlarsınız ama bu tarafa geçip te anlatamazsınız. Daha fazla iyilik yapsaydım veya kötülüklerden uzak dursaydım diye hayıflanırsınız ama buna imkân bulamazsınız. Duvarın önünde sizi kışkırtan, kanınıza girenlerin hiçbiri yanınızda değildir artık. Doğduğunuz gibi çıplak, sade, mal ve hırslardan arınmış olarak ama sadece günah ve sevaplarınızla huzurdasınızdır. Dünyadaki tercihleriniz bu denli güçlü ve sorumluluk getiricidir. O zaman doğru tercih yapmak mümine düşendir.

Pişman olmamak için, ateşlerde yanmamak için gelin mü’mine yakıştığı gibi “Hak” ve hak yolunda tercihlerimizi yığalım üst üste.

Huzurun ve saadetin anahtarı, başarının sırrı, kemale ermenin yolu budur.

Rabbinin kelimesi (Kur’an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.(En’am 6/115)

Ruhun gıdası adalettir

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir