Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Salih amel işlemek
imanilmihali.com
Allah (cc)

Salih amel işlemek

Salih amel işlemek sadece salih kulların meziyeti de değildir ki en karanlık kalpler bile gün olur, an olur salih amellere yönelip Hak yoluna girebilir ve bir kedi yavrusuna bir tas su vermekle en kafirler bile iman edebilir.

“Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.” (Kehf 18/46)

Salih amel nedir

SALİH; Sözlükte “iyi, elverişli, yararlı, dürüst, ahlâklı ve güzel” anlamına gelen sâlih kavramı Kur’ân’da amelin ve insanın sıfatı olarak kullanılmıştır. Sâlih amel; iyi, güzel ve yararlı, Kur’ân ve Sünnete uygun amel demektir. Sâlih insan, iyi insan demektir. Kur’ân’da peygamberlere (Bakara, 2/72,130) ve müminlere (Âl-i İmrân, 3/114) sâlih denilmiştir. Çoğulu, sâlihûn, sâlihîn ve sâlihâttır.

Bir insan, îmânında, amellerinde, ahlâkında, söz, fiil ve davranışlarında dosdoğru ise, hayırlı ve faydalı ameller işliyor, Allah’ın emir ve yasaklarına riâyet ediyorsa “sâlih” vasfını kazanır. Sâlih insan olmanın iki şartı vardır; îmân etmek, sâlih ameller işlemek. Allah ve peygambere itaat etmek. “Îmân edip sâlih ameller işleyenleri elbette sâlihler arasına dahil edeceğiz”. (Ankebût, 29/9) ve “Kim Allah’a ve peygambere itâat ederse işte onlar, Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştırlar.” (Nisâ, 4/69) âyetleri bu gerçeği ifade etmektedir.

Hadis ilminde makbul hadislere de sâlih denir. Hadisler hakkında ceyyid, kavî, ma’ruf, mahfuz, mücevved, şâhit gibi terimler de “sâlih”le aynı anlama gelir. Bu sıfatlarla nitelenen hadisler dinde delil olarak kabul edilirler. (DİB)

Salih amelin mahiyeti

Salih amel tanımından anlaşılacağı üzere iyi, güzel ve hayırlı iş yapmak, yapanları elle, sözle veya kalben desteklemek anlamınddır. Kur’an da iman etmekle, Allah’a ve ahirete inanmakla, güzel söz söylemekle, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekle, doğru yol üzerinde devam etmekle, Allah’a çağırmakla, Allah’ı çok anmakla, hidayete ermekle, günahlardan temizlenmekle, haksızlığa uğradıktan sonra öç almakla, bu güzel davranışlarında süreklilik bulunmasıyla birlikte anılmıştır.

Yüce Allah salih amel işleyenlere değişik yerlerde; tövbe ve dualarının kabul edileceğini, rahmetinden nasipleneceklerini, cennetle mükafatlandırılacaklarını, ayrıca rızık ve lütuflar bahşedileceğini, karanlıklardan aydınlığa çıkarılacaklarını, günahlarının örtüleceğini, salih amel işleyenlerin hayat ve ölümlerinin diğerlerinden farklı olacağını, haksızlığa uğramayacaklarını, kötülüklerinin örtüleceğini, korku duymayacaklarını, bağışlanacaklarını ve mahzun olmayacaklarını bildirmiştir.

Yüce Allah, ayette geçtiği şekilde; iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur.

Baki kalacak yani kalıcı salih amellerin ise daha fazla mükafatlandırılacağı bildirilmiştir.

Bunlardan anladığımız kadarıyla Allah salih kullarına ilham eder, doğru yolu gösterir. İyilik ve hayırda yarışanları bu dünyada da ahirette de mükafatlandırır, zulmetmez ve razı olur. Bu amellere imanı, güzel sözü, tövbeyi, etrafındakileri de iyiliğe çağırmayı katanlara daha da fazla lutfeder. Tanımda da görüleceği gibi bu işler Kur’an ve sünnete uygun her türlü güzel iş, davranış ve sözdür. (İlgili ayetlerden bazıları aşağıya çıkarılmıştır.)

Günlük hayatta bu işler nasıl karşımıza çıkar, nasıl bize ilham edilir, nasıl amel işlenir dersek cevabı bizim Kur’an ve sünnetle yakın temasımızda, dualarımızda, tövbelerimizde, Allah’ın ise iradesinde, rahmetinde, dilemesinde ve hikmetinde saklıdır. Her nefes aldığımız gün yaptığımız, söylediğimiz, yediğimiz herşey salih amel işlemeye bir vesiledir. İman edenler şöyle düşünmelidir.

İnsan ziyandadır

Boşa geçirilen her dakika ziyandayız demektir. İyilik ve ibadet edebileceğimiz her an israf ve avareliğe müracat ediyorsak zarardayız demektir. Önümüze çıkan meselelerde Kur’an ve sünneti egemen ve müracat noktası yapmıyorsak kaybediyoruz demektir.

Mümin iman eden ve din yolunda nefes alan kimse demektir. Peygamber efendimizin sünnetine uymak ve Kur’an da verilen görev ve sorumlulukları yüklenmek dahası bunları gönül rızasıyla, kalıcı olarak yapmak ve son nefesimize kadar vazgeçmeden sürdürmek zorundayız.

Hata yapılınca hemen tövbe etmek, dualarla ilham istemek iman edenlerin davranış şeklidir. Nefisleri temizleyenin de kalpleri iman, ibadet ve itaatte sabit kılanın da Yüce Allah olduğu unutulmadan iyilik ve hayırlarda yarışmak lazım gelir.

Salih amelin bir yerlerde listesi yoktur. Çünkü iyi ve kötünün yan yana yaşadığı bu dünyada işlenen amellerin hepsinde önümüzde iki şık vardır; doğru veya yanlış. Doğruyu bazen yapmak, yanlışı ara sıra tercih etmek olmaz. İstemeden yanlış karar verilebilir, hatta sonuçları kötü bile olabilir ama ameller niyetlere göredir. İyilik yapmak için niyetlendiğimizde sonuç kötü olursa o hanemize kötülük yapmak şeklinde yazılmaz diye umuyoruz.

Amellerde müracat noktasının Kur’an ve sünnet olduğu unutulmamalı, kalbimiz ve aklımızla son sözü nefsimiz söylemelidir. Bu konuda din ilmine gönül vermiş ilim sahiplerinin bilgisine müracat etmekte fayda vardır. Eğer istişarede bulunacağımız kimseden emin değilsek, o kişinin ilmi yetersizse, uygulamada o kişide iyiliğin sonuçlarını göremiyorsak o kişiyle istişare etmekten kaçınmak gerekir.

Amelin geçici olması yolcuya yardım etmek, güzel söz söylemek, yoldaki taşı kaldırmak gibi, kalıcı olması ise biz ahirete intikal ettikten sonra dahi meyve vermeye devam edecek bir ağaç dikmek , bir cami yaptırmak , bir iyiliğe çığır açmak gibi şeylerdir.Anlaşılan odur ki kalıcı olanların sevabı daha fazladır.

İman edenler zamanın tehditlerine, nefsin ve şeytanın fısıldamalarına, şehvet ve arzulara kanmadan doğru yolda ilerlemelidir. Salih amelin karşılığında kazanılacak mükafat ziyadesiyle fazla olduğundan bilinmedik hususlar öğrenilmeli, bilene danışılmalı ve kalbin sesi dinlenmelidir. Bu sokaktaki kedi yavrusuna tekme atmak yerine sıcak havalarda içecek su koymaktan başlayıp din ilmini öğrenip öğretmeye, insanlığa fayda sağlayan aşılar keşfetmeye kadar giden geniş bir yelpazedir.

Dualarda Yüce Allah’tan ilham istenmeli, meselelerde Kur’an ve sünnet ışığında hareket edilmelidir. Bu sayede görülecektir ki hayat huzur ve mutluluk dolacak, yeni fırsatlar çıkacak, inşallah ölümümüz kolaylaşacak ve ahirette de umulur ki mükafat bizi bekleyecektir.

İyilik de kötülük de bulaşıcıdır. Bizim iyilikte yarışmamız toplumu tetikleyecek ve iyilik egemen olacaktır. Yok eğer iyi insanlar kötüler kadar cesur olmaz ve kötülük egemen olursa aynı şekilde toplumda kötü olacaktır. Bu da Allah korusun bizi karanlıklara sürükleyecektir.

İman, ibadet ve ahlakın bir arada olması, namaz ve zekatın iman yolunda bir arada bulunması bu nedenledir. İnanan insanın yaşamında kötülüğe ve haksızlığa yer yoktur, olmamalıdır. Bilakis attığı her adımda iyilik ve güzellik emreden insan mümindir. Çünkü çirkin ve kötüyü sadece şeytan emreder.

Allah herkese salih amel işlemeyi, salih amellerde devamlılığı ve salih kul olabilmeyi nasip etsin inşallah!

İlgili ayetler

“Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekâtı verenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Bakara 2/277)

“İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükâfatlarını tastamam verecektir. Allah, zalimleri sevmez.” (Al-i İmran 3/57)

“İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.” (Nisa 4/57)

“Mü’min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.” (Nisa 4/124)

“İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir.” (Nisa 4/173)

“Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, “Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vardır” diye vaatte bulunmuştur.” (Maide 5/9)

“Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir.)” (Maide 5/69)

“İman edip salih ameller işleyenlere; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.” (maide 5/93)

“İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.” (A’raf 7/42)

“Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Tevbe 9/102)

“(Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.” (Yunus 10/9)

“İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Hud 11/23)

“(Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü’minleri, içlerinde ebedî olarak kalacakları güzel bir mükâfat (cennet) ile müjdelemek ve “Allah, bir çocuk edindi” diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.” (Kehf 18/2-4)

“Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.” (Kehf 18/46)

“Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.” (Meryem 19/60,61)

“Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.” (Meryem 19/76)

“Her kim de O’na salih ameller işlemiş bir mü’min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükâfatıdır.” (Taha 20/75,76)

“Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim.” (Taha 20/82)

“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” (Nur 24/55)

“Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah’a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner.” (Furkan 25/70,71)

“Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah’ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.” (Şuara 26/227)

“Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: “Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” (Neml 27/19)

“İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.” (Ankebut 29/7)

“İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız.” (Ankebut 29/9)

“Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen!” (Secde 32/12)

“Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.” (Sebe 34/37)

“Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.” (fatır 35/10)

“Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” (Sad 38/24)

“Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.” (Mü’min 40/58)

“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet 41/33)

“Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kâfirler için ise çetin bir azap vardır.” (Şu’ra 42/26)

“Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!” (Casiye 45/21)

“İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.” (Casiye 45/30)

“………Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” (Ahkaf 46/15)

“İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed’e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.” (Muhammed 47/2)

“Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.” (Muhammed 47/12)

“İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.” (Talak 65/11)

“Şüphesiz, iman edip, salih ameller işleyenler var ya; işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar.” (Beyyine 98/7)

SALİH AMEL İŞLEMEK

Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.(Meryem 19/76)

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 15 = 17