Anasayfa / ALLAH (cc) / Sebepleri yaratan Allah (cc)’tır
imanilmihali.com
Sebepleri yaratan Allah (cc)’tır

Sebepleri yaratan Allah (cc)’tır

Sebepleri yaratan Allah (cc)’tır

İnsanlığın en zor günlerine girdiğimiz bu ahir zamanda doğrularımız, yanlışlarımız ve tercihlerimiz yürek acılarımız ve nefretlerle bezeniyor. Bu beşeri hisler de ne yazık ki yönümüzü dinden dünyaya çevirmemize neden oluyor.

Gafletle sanıyoruz ki bu yaşanan acılar beşerlerin irade ve dileği ile gerçekleşmekte. Yine aldanmaya devam ediyoruz ki kötülük kazanacak. Ümit keserek korkuyoruz ki hak kaybına uğrayacağız ve maddi varlıklarımızı kaybedeceğiz. Evlatlar, mallar, kıymetli eşyalar derdine bir de can derdini ekleyip tedbirler geliştirmeye, korunmaya ve hatta birilerinin korunmasına girmeye gayret ediyoruz utanmadan.

Kur’an’dan uzaklaşıp beşeri dinlere tabi oluyor ve tedbiri de, çareyi de, şifayı da beşerlerden beklemek delaletiyle gaffurlarla aramızdaki farkı aleyhimize olarak her geçen gün biraz daha kapatıyoruz.

Sanıyoruz ki bu yaşananlar da ilahi kudret ve mülkün tek sahibinin (haşa)  iradesi yok, sanıyoruz ki bu akan göz yaşları ve yitirilen canlar nafile… Sanıyoruz ki bu azgınlara kimseler dur diyemeyecek…

Hayır! İmanın gölgesinde yeşeren salih kullar çok iyi bilir ki sebepleri yaratan Yüce Allah(cc)’tır. İnsanlığın başına gelen ne varsa kendisinden habersiz yere bir tek yaprak düşmeyen Allah’tandır. Herşeyi bilen, gören ve duyan Allah, dilerse bir emri ile tüm fenalıkları bitirir ama o diler ki imanlı kullarının gayretlerini görsün ve salih ve salih olmayan kulları iyice ayrılsın…

Ahir zamanda hatta belki sonlarında imana sarılmak yerine dünya heves ve arzularına saplanan beyhude kalplerin çıkmazı buradadır ve onlar şeytanın ve nefsin oyunuyla karanlıklara gömülmüştür hem de boğazına kadar.

Zaman dik durmak, her zamankinden fazla Allah dostlarının yanında olmak, Kur’ani akıl ve yaşamdan yana olmaya gayret etmektir. Acılar da, sevinçler de, galibiyet ve mağlubiyetler de, kazanç ve kayıplar da ancak bu sayede mana kazanacaktır.

Azanların ve sapanların Fatiha suresinde asırlarca önce verilmiş tarifleri, riya ve gösterişe bulanmış münafıkların Maun suresindeki tasvirleri, ayet ve surelerdeki emsalsiz misallere rağmen hala insanlığın İslamı terör mertebesine koyarak diğer merhum dinleri canlandırma çalışmaları elbet boşuna değildir. Ama bu çabalar sonuçsuz kalmaya mahkum beyhude çırpınışlardır.

Aslolan Celal ve İkram sahibi Allah’a, mülk ve kudretin tek sahibine sadakatle bağlanmak, gayret etmek, dua, tevbe, secde ve  şükür ile onurlandırılmış ahlaklı salih amellerle Malik’e yönelmedir.

Yüce Allah ve Kur’an ahirette kullara, beşerlerin bu dünyada kendisine verdiği değer kadar değer verecektir. Yani anlamadan okunmuş ayetler orada karşımıza şefaatsizlik ve anlamsızlık olarak çıkacak, Yüce Allah’ın sevgi ve korkusundan habersiz kalpler orada merhmetsizlik ve rahmetsizlikle karşılaşacaktır.

Yüce Allah’ın tek olan dinini, kıyamete kadar korunmuş halde ayakta kalacağı Yüce Allah tarafından beyan edilen İslam’ı, doğru yola götüren Allah’ın ipini yok etmek gayretindeki kirli ellerin oyun ve düzenleri nafile olsa da çok cahil Müslümana tesir etmektedir ve kanmış bu bedenler cehennemlerini kendi elleriyle hem de iyi bir şey ypmış olduğuna inanarak hazırlamaktadır.

Bırakın sapmış (Hristiyanlar) ve azmış (yahudiler)in gayret ve sataşmalarını bugün aynı Allah’a, aynı Kur’an’a ve aynı peygambere iman ve biat eden yürekler birbirini acımasızca öldürmekte ve bunu din adına yaptığını sanmaktadır.

Dinler arası savaşa cesaret edemeyen diğer din mensupları para ve dünya malı ile satın aldıkları bu cahilleri iman kardeşini öldürmek üzere eğitmekte, donatmakta ve sevk etmektedir. Savaşın, kan ve gözyaşının olduğu coğrafyaların sadece Müslüman coğrafyalar olması boşuna değildir. Kanan, kandırılmaya müsait, Kur’an’ı anlamadan okuyan milyonlarca sözde Müslüman varken gayri müslimin işi hiç te zor değildir.

Aklın rafa kaldırıldığı, kalplerin katılaştığı, nefsin dünya sevgisini körüklediği bu zamanlarda kulların nimeti, rızkı, zaferi, başarı ve kazancı kullardan beklemesi de doğal olarak şeytanın bir numaralı zaferidir ve bu zafer sonuçsuz olsa da pek çok inanan kalbi ahirette mahçup edecektir.

En çok acıyı neden Ortadoğu coğrafyasının çektiği sorusunun cevabı da bunda gizlidir. Ortadoğu bünyesinden sayısız Peygamberler çıkardığı halde, semavi dinlerin neredeyse tamamına ev sahipliği yaptığı halde, özellikle müslümanlık nimetinden yararlandığı ve Rahmet Peygamberine ev sahipliği yaptığı halde, son ve kati din olan tevhid yani İslam nuruyla aydınlandığı halde, buna gözleri ve kulakları ile şahit olduğu halde, kardeşlik ve imanı yeryüzüne yaymakla mükellef olduğu halde… Ortadoğu insanının bunları yapmaması, ders almaması, aksine davranması ödenecek en büyük vebal ve melanettir.

Anadolu insanı herşeye rağmen aklı selim ve sağduyulu olarak, aklı bir kenara itmeyen, İslam’ı anlayarak yaşatmaya gayret eden en müessir topluluktur. İşte bu yüzden de Türklük ve İslam’ı yeryüzünden silerek iblise yer açma gayretindeki tüm imansızların gayreti Türkiye üzerine çullanmış vaziyettedir.

Bu azımsanacak bir tehdit değildir. Kurtuluş ise iman kardeşliğine sahip çıkarak, farklılıkları tebessümle karşılayarak, Allah yolunda elele yürümek, cihadı sırt sırta verebilmekle mümkündür. Olması gereken ve olacak budur ki bunun sonu Allah’ın yardımıyla asli zaferdir.

Yüce Allah’ı tanımayan, Kur’an’ı inkar eden gayri müslimlerin hiçbir zaman anlayamayacağı mesele işte budur. Onlar hala Yüce Rabbimizin tek ve muktedir olduğunu anlamaktan uzak, sayısız tanrılar üretmekte, beşerleri tanrısallaştırmakta, dinleri elleriyle yazmakta ve inançları kirletmekte en azundan ılımlı hale getirmeye gayret etmektedir. Oysa din Allah’ındır ve tek kelimesi bile değiştirilemez. Buna niyet edenler ise en büyük belaya zaten müstehaktır.

Kaybetmek zorunda olacağı ayetlrle bildirilen bu karanlık güçler tarafına üç kuruş menfaat için tamah ve biat edenler ise Müslüman anne babadan doğmuş olma nimetine de nankörlük ettikleri için misliyle cezalandırılacaktır.

Verilen şehitlerin Anadolu topraklarını rahmet şemsiyesi gibi koruduğundan habersiz batı, Türk Müslüman dünyasını sindireceği gibi bir gaflettedir ve kirli oyunlarıyla ara bozmaya çalışmaktadır. Açıktan savaşamayacakları asırlar önce ayetlerle bildirilmiş olan bu kafir ve münafıkların, entrika ve kapılar ardından hain terör eylemleriyle canlara kast etmesi bir mucize değil, ksine Kur’an’ın hak ve hakikat olduğunun bir delilidir.

Akibet te ayetler istikametinde şekillenecek ve hak ve adalete, insan yaşamına ve huzura, barış ve esenliğe uzanan hain ellerin tamamı elbet kırılacaktır.

Rehberimiz Kur’an, ışığımız Rahmet Peygamberi, tek sahibimiz Allah olduğu sürece kalbmizdeki iman nuru bizi koruyacak, muzaffer ve bahtiyar edecektir.

Sebepleri yaratan, tuzak kuranların en çetini olan Yüce Allah, doğru yolda yürümeye gayret eden kullarını inşallah ödüllendirecektir. AKibet muttakilerindir.

Rabbim; Türklüğe, barışa, İslam’a, hak’ka uzanan elleri tarumar eylesin.

Rabbim; kardeşlik ve dayanışma ruhunu bozmaya yeltenenlerin oyunlarını başlarına geçirsin.

Rabbim; Anadolu ve Ortadoğu müslüman kul ve topluluklarına hepten akıllanma, aydınlanma ve iman nasip etsin.

Rabbim; nefislerimizi temizlesin.

Rabbim; kalplerimizdeki iman nuru ile bizi yaşatsın ve öldürsün.

Rabbim; şehitlerimize rahmet ve merhamet eylesin.

Amin!

Sebepleri yaratan Allah (cc)’tır

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur'an

Kur’an üzerine yeminleşmek – Mübahale

Kur’an üzerine yeminleşmek – Mübahale “Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir