Anasayfa / ALLAH (cc) / Şefaate mazhar olma liyakatinin ilk şartı imandır
imanilmihali.com
Şefaate mazhar olma liyakatinin ilk şartı imandır

Şefaate mazhar olma liyakatinin ilk şartı imandır

Şefaate mazhar olma liyakatinin ilk şartı imandır

merhum Elmalılı Hamdi Yazır’ın bu sözü ayetlerin izahı şeklindedir ve şefaatin sadece Allah’ın razı olduğu kullara nasip olacağını, sadece Allah’ın razı olduğu kulların ve müsaade edilen miktar ve zamanda şefaat dilenebileceğini, lakin şefaatin tümden ve sadece Allah’a ait olduğunu bildiren de yine ayetlerdir. Ayetler Allah kelamı olduğu için de değişmezdir ve haktır, gerçektir.

Allah rızasına ermenin ilk maddesi ise amel ve niyetlerden daha önce, ibadet ve ahlaktan da önce İMAN’dır ve iman etmeden kimse cennete giremeyecektir. Herkes ya bu dünyada görmeden inanıp güvenecek yani kalpten iman edecek yahut ahiret yurdunda gözleriyle gerçeği görüp inanacak ama dünyadaki inançsızlığının ceremesini çekmek durumunda kalacaktır.

Oysa Kur’an alenen ve defalarca imanı anlatmakta, ibadet, ahlak ve salih ameli hep imandan sonraya koymaktadır ki iman ve salih amel cennetler için şart olandır. Bu da hem kendimize, hem etrafa ve hem de hatta daha çok Allah’a ayrdımdır ki Allah’a yardım Allah yolunda mücadele ederek hem iyi olmak ve iyiliği yaymak hem kötülükten sakınıp kötülüklerle mücadele etmektir.

Anlaşılacağı üzere sadece iyi olmak veya kabuğuna çekilip etrafa kaygısız kalmak yeterli değildir ve kötülüğü yenmek için mücadele edilmiyorsa o kulun hali yarımdır, dini ve imanı yarımdır.

Şefaat beklentisindekiler sadece ümmete tabi olmakla kurtulacakalrını sanırken büyük bir gaflet içindedirler ki kızına dahi şefaat sözü veremeyen ve kendi durumuna dahi kefil olamayan bir Peygamberin, dünya yaşamında fütursuzca yaşayanlara, imandan nasibi olmayanlara, Allah’In razı olmadığı kullara sınırsızca şefaat isteyeceğini düşünmek dahi hayaldir, yalandır, avuntudur, gaflettir.

Hakikat ise şefaatin sadece Allah’ın has kullarına nasip olacağıdır ki salih kullar, eminler, sıddıklar, şehitler, peygamberler, mü’minler inşallah bu şefaate mazhar olacak ve onlarında şefaat ile inkar ve isyanları değil sadece küçük ve belki büyük günahları affolacaktır. Doğrusunu Allah bilir lakin bu dünyada İslam’ın gereklerini yerine getirdiğini düşünen çoğu kimse, ahirette bu nedenle hüsrana uğrayacaktır.

İman, bu denli mühim ve kıymetlidir ki cennetlerin en makul anahtarı durumundadır ve şeytanın ahdinde bahsettiği şeytanlıklardan koruyucu tek kalkandır. Yani Yüce Allah’tan iman dilemek sadece Allah rızasına ermek ve cennetlere aday olabilmek için değil, aynı zamanda nefis ve şeytanın oyunlarından korunmak için de lazımdır.

Bu nedenle iman, akıl, kalp ve ruhları kurtaran en kudretli rüzgardır ve imansız bir yaşam servetler sunsa da, makamlar getirse de, nüfuslar sağlasa da ahiret hayatında beyhudelikten başka bir şey veremez. O halde iman varsa kurtuluş vardır, yoksa yoktur.

Şefaat, Yüce Allah’ın imanlı kullarının küçük ve belki büyük günahlarını, kendsine duydukları sevgi, korku, sadakat ve itimat nedeniyle affetmesidir ki bundan nasiplenecek olanlar bahtiyar kullardır.

başkaca kişi ve varlıklar şefaat edemez, Allah’ın razı olmadığı yaratılan sıfatlı hiçbir mahlukat şefaat dilenemez, her yaratılan, peygamberler dahil, şefaate muhtaçtır çünkü hiçbir yaratılan dini ve imanı gerektiği gibi yaşayamaz ve gereğini yapamaz. O halde elden geldiğince imana kulak verip, doğrulukla sebat etmek ve salih amelüretmek ve Allah’a inanıp güvenmekten asla vazgeçmemek asıl, doğru ve lazım olandır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir Yüce Allah, hayatın, ecelin, mülk ve kudretin, dinin, beraat ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir