imanilmihali.com
zina

Şehvet

Şehvet

Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar. (Nisa 4/27)

ŞEHVET

Nefsin güzel bulduğu şeylere atılışı, iştahı demek olan şehvet; Allah’ın insana bahşettiği lütuflardan bir tanesidir. Çocuk yapmak için eşine, mümin olabilmek için Kitaba, bir hayır yapmak için o işe şehvetle, iştahla sarılmak gibi. Dinen bu sayılanların helalle birlikte yürüdüğü takdirde sakıncası yoktur. Bilakis faydalıdır. Heves, güç ve moral verir, bağları, isteği güçlendirir, azmi artırır. Lakin istenecek şey ve canın çektiği şey İslama uygun olduğu takdirde.

Şehavetin veya şehvetin birde kötü yanı vardır. Dinen kınanan da, ahireti tehlikeye düşüren de aslen budur. Nefis çok şeyi ister, haramına helaline bakmaz. Nefis hep ister, istekleri karşılansın daha çok karşılansın ister. Had, Hak, hukuk tanımadan.

Nefis doğruyu da yanlışı da ister. Nefsin zulümüne uyan bu bedenler bir süre sonra nefsin ve şehvetin kurbanı olur. Şehvet bir muhabbet olur, sevgi yumağı olur o yanılmış kalplerde. Bu muhabbet onu yoldan çıkarır.

Yanlış istikamette büyüyen şehvet kaynaklı sevda insanı içinden çıkılmaz yollara götürür. Allah sevgisinin yerine o kalplere başka sevgiler dolar ki asıl tehlike buradadır.

Şehvet doğru işte kullanıldığında nasıl güç veriyorsa, yanlışta kullanıldığında da tasasız güç verir. Freni boşalmış bir kamyon gibi bedeni bilinçsizce oradan oraya sürükler. Nefsin bu doymak bilmeyen açlığı hem dünyada hem ahirette o insanın başına dert olur.

Terbiye edilmiş nefsin ve doğru klavuzlanmış şehvetin yolu Allah yoludur. Sevgide, direksiyonda O’na yönelir ve kul şehvetle, iştahla daha çok Allah’a sarılır. Sarıldıkça da kalplerde yanlış, kötü ve çirkin başka sevdalara yer kalmaz. Beden elindekiyle yetinir, başkasının nimetine ve helaline göz atmaz, el atmaz. Şehvet bu takdirde doğru kullanılmış ve kul Allah’ın lutfettiği bu huyu doğru kullanmış olur. Bu anlamda şehvet imanı artıran bir vesile olur.

(Yazının alt bölümü EHY’dan alıntıdır.)

(Dünya hayatı ve malına, nefsinin zulmüne aşırı düşkün olan insanlara) Şehvetle ilgisi çok olan, bütünüyle şehvet kesilmiş gibi bulunan şeylere karşı duyulan muhabbet, yahut sırf şehvet için sevilen, onlar arasından şu sayılan şeyler insanlara çok süslü, çok zinetli gösterildi, bunları pek hoş gördüler, sevilecek şeyler yalnızca bunlar zannettiler.

(Şehvet doğuran bu şeylerin) bir taraftan meşru birer nimet olması özelliği, bir de hayalî ve gayri meşru bir şeye sebep olması özelliği vardır. Birincisinde süsleyen Allah, ikincisinde süsleyen şeytan ve beşerin bilgisizliğidir ki, fenalığı ve kınanması bu bakımdandır.

Şehvet nefsin arzu ettiği şeye atılışıdır ki gönül çekmek, canı istemek diye söylenir. Bunun ifrat derecesine hırs ve şereh denilir. Dilimizde şehvet, iştahtan daha özel bir anlama gelir ise de aslında değildir. Ayetlerde şehevat, daha ziyade şehvet kesilmiş iştah çekici şeyler anlamına kullanılmış ve tefsir edilmiştir.

İşte böyle şehevat muhabbetini pek güzel bir şey zannetmeleridir ki, kendilerini her fenalığa sürükler. Bu iştah çekici şeylere böylesine muhabbet ise göründüğü kadar güzel bir şey değildir. Bunların amaç ve gaye edinilmeye değer yanları yoktur.

Nihayet bunlar bayağı bir hayatın unsurlarıdır. İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde.

Dönüp dolaşıp varılacak ve hayatın gayesi edinilecek şey bunlar değildir. Allah’ın yanındakidir ki, bu dünya hayatından geçilip Allah’a varıldığı zaman ona erilir.

Bundan dolayı o şehevat, o iştah çekici şeyler, dünya hayatını sürdürmek ve geçip Allah’a gitmek için faydalanılmak üzere verilmiş birer araç olmak bakımından Allah tarafından ihsan edilmiş birer nimet iseler de bu bayağı hayata ve onun eşyaları olan şehevata muhabbet etmek ve bu yüzden Allah yanındaki güzel mevkii feda etmek ne kadar büyük budalalıktır, ne kadar alçaklıktır.

Şehvet

Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır. (Meryem 19/59)

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir