Anasayfa / BAŞ YAZILAR / Selanız okunduğunda
imanilmihali.com
Selanız okunduğunda

Selanız okunduğunda

Selanız okunduğunda

Kulaklarınıza erişen selalar hep başkalarına aittir ve herkesin inşallah bir kez de kendi selası okunacaktır ve cenazenin hazırlanmasını müteakip defin işlemi gerçekleşecek ve berzah alemine intikal edilecektir.

Merhum ecel ile kabir arası konuşulanları duyar mı bilemeyiz ama şu muhakkaktır ki o sela ile amel defterleri kapanacak, sevap kazanma şansı kalmayacak, tevbeye ve imana imkan ve vakit olmayacaktır.

Sokaktaki diğer insanlar bir müddet ağlayacak, tanımayanlar Fatiha okuyup geçecek, merhum anılardan dahi silinirken yaşam bu tarafta olduğu gibi koşturmacalarla ve ihmallerle devam edecek, kabirdeki merhum içinse acı veya tatlı çok başka bir gerçek alem yaşanır olacaktır.

O gerçek aleme intikal eden kul zamanı bilinmeyen bir anda gözlerini açıp gerçek idrake uyanacaktır ki bizler buna “insanlar uykudadır öldükleri zaman uyanırlar” şeklinde bir benzetme yapmaktayız.

Yani burada hayat diye yaşadığımız sanal alem imtihandan ibaret bir tiyatrodur ve gerçek – sonsuz hayat berzah ötesindedir. Ve biz umursamaz bir ihmalcilikle sayılı üç beş dünya gününü şeytanlıklarla, vurdum duymazlıklarla, yalanlarla doldurmaya o denli hevesliyizdir ki ahiretin sonsuz hayatına katkı sağlayacak şeyleri çoğu zaman düşünmeyiz bile.

Vahim tablo işte ecelle birlikte karşımıza çıkar ve en geç yeniden dirilme anında gözler hakikate uyanır.

Bu nedenle kendi selamız elbet bir gün okunacaktır ve bu çok yakın bir zaman bile olabilir.

Peki durum buysa bu ihmal, bu gaflet, bu kanma ve aldanma, bu şeytancılık, bu namussuzluklar nedendir?

Üç kuruş dünya menfaati için karartılan ahiret hayatı bu kadar mı değersizdir? İman bu kadar mı unutulmuştur ki kul şeytanların parmağında oyuncak olmuştur? Yatlar katlar bu kadar mı değerlidir ki insanı haram ve günah denizlerine mahkum eder? Hak ve hukuka riayetsizlik bu kadar mı aldatıcıdır ki adalete karşı suçlar işlenip durur?

O selanın belki bugünkü ikindiye varmadan okunmayacağına emin miyiz?

Kur’an’a bu kadar mı düşmanız ki Allah kelamına kulak asmamakta direniyoruz? Hurafeler ve rivayetler bu kadar mı tatlı ki Allah ayetlerinin üzerine, Peygamberin Kur’ansal sünnetinin üzerine çıkartıyoruz? Şeytanların şehvet ve günah tohumları bu kadar mı tatlı ki mü’minlere dost olmak yerine şeytanlara köle olmayı seçiyoruz?

Biz söyleyelim. Selanız okunsa da, cemaat cenaze namazınızda haklarını gıyabında helal etse de yediğiniz hakların gerçek sahiplerinde helallik almadan aklanamazsınız. Kulak vermediğiniz iman ve Kur’an’a, sünnet ve takvaya dair veballeri yaşamadıkça esenliğe eremezsiniz. Zerrece haksızlık yapılmayacak o din gününde ne kadar pişman olsanız da günahlarınızın azabını tatmadan beraat edemezsiniz.

Ve iman etmeden, imanı kalbe yerleştirmeden, mü’min olmadan asla ama asla cennetlere giremezsiniz.

O halde hala selanızın okunmasına zaman varken, şeytanlara köle olmaktan, münafık ve kafirlerle yatıp kalkmaktan sıyrılıp “tevbe edin, iman edin, Kur’an’a dönün, Allah’a günahlarınızı bağışlaması için dua edin.”

Yoksa durum vahim, vebal büyük, azap fenadır.

Ve bu bir imani nasihattir.

Selanız okunduğunda vakit geçmiş olacaktır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

İslam’ın abdesti iman

Bir çekirdekten dev çınarı çıkartan Allah bizler için iman nüvesini kalplere koymuştur. O iman büyüyecek, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir