imanilmihali.com
Şeriat ve din

Şeriat ve din

Şeriat ve din

Dinciliğin, Allah ile aldatma oyunlarından birisi şeriat ile dini eşitlemek, şeriata karşı çıkanları dine karşı çıkmış gibi göstererek kafir ilan etmektir. Oysa şeriat başka ve din başkadır. “Şeriat isteriz” diye sokaklara dökülenlerin istediği Kur’an İslamı değil bambaşka bir inanç manzumesidir ki içinde bolca Emevi zulmü vardır. Onlra göre şeriat kendi dini çıkarlarının kutsal kılıfıdır.

Bu yüzden “İslam isteriz” veya “Kur’an isteriz” diye kimseler sokaklara dökülmez.

Şeriat, geniş su yolu, yöntem, tavır anlamları olan bir kelimedir ve Kur’an’da tek bir yerde geçer. (Casiye 18) Aynı kökten gelen şir’a ise Maide 48’de minhac kelimesi ile birlikte geçer.

Bu ayetler gösterirki şeriat, insandan insana, toplumdan topluma değişen tavırları, tarz ve yöntemleri, kabulleri ifade etmektedir. Her peygamberin de, Hz. Muhammed’in de bir şeriati vardır.

Her kulun, topluluğun dinden anladığı onun kendi şeriatıdır. Bu sebeple şeriat, değişmez Allah dini İslam’ın, kullarca anlaşılan kısmına göre oluşturulmuş kurallar ve yorumlardır. İslam ise zaman üstü, değişmez, Allah dinidir. Yüce Allah dinini tek buyurarak ama farklı şeriatlere yani anlam çıkarmalara müsaade ederek dinin yaşanmasını dilemiştir.

Ayetlerde şeriatın çokça geçtiğini söylemek te yine dincilik oyunudur. Oyun şuradadır ki önce din ve şeriat kelimeleri eşitlenecek sonra şeriatın pekçok yerde geçtiğine dair Kur’an delil gösterilecektir. Bunun en büyük zararı ise dinden anlaşılması gerekenler, o şeriatten anlaşılması gerekenler olacak ve diğer tüm yol, yöntem ve yorumlar din dışı sayılacaktır. Bu yapıldığı anda da ‘din ile şeriat aynı şey değildir’ demek küfür olacaktır. İşin doğrusu ayetlerde şeriat denen yerleri şeriat, din denen yerleri din diye tercüme etmektir ki o zaman konu net olarak anlaşılacaktır.

Şeriat, İslam veya Kur’an ile eşitlenemez. Şeriat, mezhep kabulleriyle, nihayet fıkıhla eşitlenebilir. Şeriati, dinle eşitlemeye çalışmak, arap ve diğer örfleri din yapmayı amaçlamaktır. Bu dini rayından çıkarmak, Allah ile aldatmaktır.

Peygamberlerin şeriatini mizaçları ve sorun çözme tavırları olarak değerlendirmek, şeriat bahsinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Nitekim ilahi buyruklar gereği, İsa peygamberin karıncayı incitmek istemeyen tavrına karşılık, İslam peygamberi cihadı tavır edinmiştir. Nuh Peygamberin, Davut peygamberin, İbrahim Peygamberin şeriatleri hep farklıdır.

Peygamberlerin yaşadığı zamanlarda şeriat “hukuk” olarak anlaşılıyordu ve ayetler ile (ilgili ayet yoksa) örfler üzerine inşa edilmişti. Peygamberin şeriat getirmesi demek “eşitlik, özgürlük, adalet ve hukuk” getirmesi demekti. Şeriatın nesh edilmesi demek, hukukun zaman aşımına uğrayınca kamu ve vicdan yararına yenilenmesi demekti.

“(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.”(Maide 5/48)

Özetle;

Kur’an’ın getirdiği dinin adı İslam’dır. Şeriat değil.

Dincilik, şeriat diyerek meseleyi Kur’an dışı zeminlere taşımakta, sıkışınca “Ulemanın kavli budur, icma bu yoldadır, ecdadımız böyle karar vermiştir, asırlardır Müslümanların uygulaması böyledir…” gibi dayatmalarına uygun bir dini öne çıkarma yoluna gitmektedir.

Kur’an şeriatı izafilikleri olan beşeri bir kurum ve kavram olarak belirlemiştir. Hâlbuki İslam Yaratıcısı’nın elinden çıkmış ve beşerin müdahalesine kapalı tutulan bir alandır.

Şeriat insandan insana, toplumdan topluma değişen tavırları, tarzları, yöntemleri, kabulleri ifade etmektedir. Her Peygamberin şeriatı vardır. Din içindeki değişik birey ve toplulukların da birer şeriatı vardır. Örneğin her mezhebin dinden anladığı, o mezhep için şeriattır.

Şeriat, Allah katında değişmez yol ve gerçek olan İslam’ın içinde kişilerin, grupların ve toplumların dinden anladıklarına göre oluşturulmuş yorumlar ve kurallar bütünüdür. Yüce Allah, şeriatın her birimize göre değişen bir din anlayışını ifade ettiğini açıkça bildirmektedir ki, hiç kimse dinden anladığını dinin kendisi ilan etmeye kalkmasın.

Şeriat mezhep kabulleriyle, nihayet fıkıhla eşitlenebilir. Şeriatı İslam’la eşitlemek isteyen anlayış birçok kabulün Kur’an’la ve zamanla çeliştiği anlaşılmış bulunan örfleri din yapmayı amaçlayan anlayıştır. Bu anlayış, önce şeriatla dini eşitlemekte, sonra da devrini bitirmiş fıkıh itaplarındaki akıl ve Kur’an dışı birtakım kuralları din diye halkın önüne koymaktadır.

Şeriatın içinde örf en ileri dozda mevcuttur. Örflerden arınmış evrensel değişmezler anlamında din, Kur’an’dadır. Maide 5/3 Kur’an’ın en son inen ayetidir.

“…Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim…” (Maide 5/3)

Dinin adı konmuş, tamamlanmıştır. İsmi üzerinde oynanmamalıdır.

Şeriat bir devlet şekli de değildir. Oysa Kur’an ima yoluyla bile bir devlet şekline temas etmez. İslam devleti tabiri istismarcıların uydurmasıdır. İslam evrensel ve ölümsüz ilkeler bütünüdür. O halde İslam’ın devleti olmaz, Müslümanların devleti olur. Böyle olunca da ortaya yüzlerce devlet şekli çıkar.

Allah ile aldatmanın panzehri kendi içinde yani İslam’dadır.

…Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Maide 5/3)

Kaynak; Merhum Yaşar Nuri ÖZTÜRK’ün “Allah ile Aldatmak” ve “İmam-ı Azam Savunması” adlı eserlerinden derlenmiştir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Atatürk’ün Dini Yönü ve Din Eğitimine Bakışı

Atatürkçülüğün dini yönden analizi

Atatürkçülüğün dini yönden analizi İslam dini, ahiret yaşamı dahil kıyamete dek ve kıyamet sonrası tüm ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir