Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Şeytan nasıl ve neden isyan etti?
imanilmihali.com
Şeytan nasıl ve neden isyan etti?

Şeytan nasıl ve neden isyan etti?

Şeytan nasıl ve neden isyan etti?

Ateşten yaratılmış cinlerden olan İblisi ve onun askerlerini, kişilere musallat olan kötülük timsali şeytanı daha iyi tanımak mü’min dostu meleklere daha yakınlaşmamıza ve kötülüklerden sakınmamıza yardım edecektir. her konuda olduğu gibi bunda da en büyük yol göstericimiz Kur’an ve Peygamberimizin bazı hadisleridir. Lakin konu abartılmaya, hurafelere bezendirilmeye bir hayli hassas olduğundan daha ziyade Kur’an’ı esas almak yerinde olacaktır. Çünkü her şeyin hakikati ve yalın hali onda yazılıdır.

Konunun ‘İblisin ahdi’ yazımızla birlikte okunmasını tavsiye ediyoruz.

“Hani Rabbin meleklere demişti ki: ‘Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım. Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!’ Demişti. Bunun üzerine meleklerin hepsi de hemen secde ettiler. Fakat İblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.”(Hicr, 15:28-31; Bakara, 2:34; İsra, 17:61; Kehf, 18:50; Sâd, 38:71-74.)

Allah (c.c) buyurdu ki: Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir? Dedi. İblis; Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın. Balçıktan, işlenebilir kara topraktan yarattığın insana secde edemem.” diye cevap verdi. Allah şöyle buyurdu: Öyle ise çık oradan! Sen artık kovulmuş birisin! Muhakkak ki hesap gününe kadar lânet senin üzerine olacaktır!”( Hicr, 15/32-35; A’raf, 7/12-13; Sâd,38/75-78.)

İblis: ‘Ey Rabbim! Bana hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver’ dedi. Allah (c.c); ‘Sen bilinen gün gelinceye kadar mühlet verilenlerdensin.’ Buyurdu. ‘Ey Rabbim! Beni saptırdığın için, yemin olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim, halis kıldığın kulların hariç, onların hepsini saptıracağım.”( Hicr,15/36-40; A’raf, 7/14-15; Sâd, 38/79-82.)

Yemin ederim ki, senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım, sonra önlerinden, artlarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım. Çoğunu sana şükredenlerden bulmayacaksın.”(A’raf 7 /16-17)

“Allah buyurdu: Git! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki hepinizin cezası cehennemdir. Hem de tam bir ceza! Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaatlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vaat etmez. Şurası muhakkak ki, benim (hâlis) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabbin yeter.”(İsra 17/63-65)

“Ey Adem! Doğrusu bu (İblis), senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın, orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın, dedik.” (Ta ha 20/117-119)

“Şeytan ona vesvese verip, ‘Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı haber vereyim mi?’ dedi.” (Ta ha 20/120)

“Şeytan ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: ‘Rabbinizin sizi bu ağaçtan men etmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir. Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim’ diye ikisine de yemin etti. Böylece onların yanılmalarını sağladı. Ağaçtan meyve tattıklarında kendilerine ayıp yerleri göründü, cennet yapraklarından oralarına örtmeye koyuldular.( A’raf, 7/20-22; Tâhâ, 20/121.) Rableri onlara: ‘Ben sizi o ağaçtan men etmemiş miydim? Şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?’ dedi. Her ikisi, ‘Ey Rabbimiz! Kendimize yazık ettik. Eğer, bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz’ dediler.”(A’raf 7/22-23.)

“Şeytan, oradan ikisinin de ayağını kaydırdı, onları bulundukları yerden çıkardı.”(Bakara 2/36.)
Allah (c.c.), “Onlara: ‘Birbirinize düşman olarak inin; siz, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz. Orada yaşar, orada ölür ve oradan dirilip çıkarılırsınız’ dedi.( A’raf, 7/24-25; Bakara, 2/36; Tâhâ, 20/123.)

İnsanın zorluklarla yaratılması çok muazzam bir olay ve çok büyük bir ilimdir. Şöyle ki; insanın yaratılmasının etkileri Yüce Meclis’te bile etki yapmış, cennetlerden başka bir mekanda bir imtihanı ve sürgünü gerekli kılmış, kötülük mimarı şeytanın imtihan vesilesi olmasına ve ahirette belki yıllar sürecek bir hesaplaşma ve helalleşmeye sebep olmuştur. İnsanın yaratılması aynı zamanda bir miras kavgasını da beraberinde getirmiştir.

İnsan olmasa yeryüzü belki inşa edilmeyecekti veya şeytan isyan etmese, muhtemeldir yaşam cennetlerde süregelecekti. Lakin ezeli sıfatıyla hakikati, gaybı, olan ve olacağı bilen Allah’ın ilmi, kudreti ve iradesi her şeyin üzerindedir. O dilediyse mutlaka gerçektir, olmalıdır, olmak zorundadır.

Meleklerin ısrar ve şaşkınlığının isyana dönmemesi fakat iblisin isyan edip haddi aşması da sınavın bir parçasıdır ve Allah bunun böyle olacağını elbet bilmiştir. O iblisin asırlar boyu insanın en büyük düşmanı olacağını bildiği halde ona yaşama ve kötülük etme ve kandırma yetkisi ve süresi vererek kaderin tecellisine, sınavın adil olmasına, cennet varislerinin sıfır hatayla seçilmesine imkan kılmıştır.

Bizler küçücük aklımızla yorum yapacak, ahkâm kesecek durumda değiliz. Çünkü muazzam hayat ve sonrası düzeninde harikuladelikler sınırsızdır. En basitiyle bu ahenkli düzen boşuna yaratılmamıştır diyerek imtihana doğal olarak tabi oluruz.

İşte insanın yaratılması ve şeytanın isyanı; Arş katından, yere, ahiret yurduna kadar pek çok şeyi değiştirmiştir. Din bu sayede teşekkül etmiş, yerde yaşam bu ikilem ve hür irade tercihleri ile şekillenmiştir. Şeytan tıpkı karanlık, kötülük, çirkinlik, azgınlık, pislik, akılsızlık gibi hep negatif kutbu temsil ve teşvik ederek imtihanın bir parçası olmuştur. Ve Allah onun yaşamasına, kandırmasına sınavın kalitesi manasında müsaade etmiş ve ahdetmiştir ki; kim şeytana uyarsa cehennemde onunla birlikte yanacaktır.

Kananlar için de kandırandan farklı bir durum söz konusudur ve tevbe Kur’an’ın defaten vurguladığı bir ayıklanma, düzelme, uyanma ve batıldan vazgeçme halidir. Adem (as) ve eşinin durumu kanmaya da, tevbeye de ilk örnektir.

Allah’ın dini, hakikat ve Allah’ın ahdi değişmez.

İlk gün neyse halen o geçerlidir.

Adem (as) ve eşi tevbe ile doğru yolu bulurken şeytan gurur ve kibrini yenip tövbe edemedi ve bunun da cezasını hem dünyada hem de ahirette çekecektir.

Mü’min fıtrattan, yaratılış kıssasından, iblisin ahdinden, yeniden cennetlere varis olmanın gereklerinden haberdar olmalı ve ona göre yaşamalıdır.

İş kalpten değil kelimelerle iman edecek, azgınlıkları yapıp şefaat ile sıyrılınacak, ateşlerde bir-iki gün yanıp geçiştirilecek bir konu değildir.

Konu; vahim, elzem ve hakikattir.

Allah bizleri şeytanın vesvese ve kötülüklerinden muhafaza eylesin.

Amin!

Şeytan nasıl ve neden isyan etti?

Bu yazıyı okudunuz mu?

şirk

Dine yalan söyletmek – En büyük şirk

Dine yalan söyletmek – En büyük şirk Dine yalan söyletmek, küfür ve şirk cephesinin en ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir