Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Şeytandan korunma yolları
imanilmihali.com
Şeytandan korunma yolları

Şeytandan korunma yolları

Şeytandan korunma yolları

Şeytanın tuzakları ve aldatmacaları çok yamandır. Zorlamayan ama süslü gösteren şeytanlar başlarındaki İblis’ten öğrendikleri hile, inkar, şer ile, büyükleri iblisin insanın yaratılışında Allah’a yaptığı kötülük ahdi gereği sayısız oyun ve hilenin mimarıdır.

İman, Yüce Allah’ın şeytandan korunmak için bahşettiği en önemli kalkandır ve şeytanın ahdi imanlı kullara işleyemez. İman ise sadece dille değil, kalpten yapılan, dille ve amelle desteklenendir.

Şeytanlar, yaşadığımız ahir zamanda bir hayli güçlüdür ve sayıca da fazladır. İblisin kendisi muhakkak cehennemdedir ama kendisine uyanlar, şeytani cin ve insanlar ordusu halen görev başındadır ve İblis’ten aldıkları ilham ile insanları kandırmaya devam etmektedirler. Şeytanın, şeytan soyunun, israiloğullarının ve beniisrailin şekli ve mevcut hallerinden bildiklerimiz sınırlı olsa da tagutlaşanlar yani şeytanlaşanlardan bizi aydınlatan Kur’an onların her yerde olduğunu ve dört yandan yanaştıklarını haber vermektedir.

Kul, bu denli güçlü ve aldatan şeytanlara karşı dayanıklı ve bilgili olmak, Allah’a sığınmak mecburiyetindedir ki nefis te, süslü dünya malları da, şeffaf olmayan pekçok şey de hep şeytanın kışkırtma vasıtalarıdır. Para ve teknoloji ise bu kışkırtmaca da başı çekmektedir.

Modadan estetiğe, lüks merakından israfa, ribadan şiddete, terörden cehalete, büyüklenmeden kibire, hırslardan hasetlere, fitnelerden fesatlara kadar pek çok alanda gayet etkin ve egemen olan şeytanların sayısız tuzağı vardır.

Peki kulun bu tuzaklardan korunması nasıl mümkün olacaktır?

Öncelikle bu Allah’ın takdirindedir ki kulun kalbinin, göz, akıl ve kulaklarının açıklığına icazet veren O’dur. Burada kulun cüzi iradesini yok saymak değil, ilahi iradenin sonu bilen ilmi ve kudretine atıf yapılmaktadır. Akibetinden habersiz kulun insanların çoğu gibi (ki bunu ayet buyurmaktadır) cehennemlik olması bileşeytanlardan korunmasına engel değildir. Çünkü niyet, gayret ve tevbe her zaman mümkündür. Kul Allah’a yaklaşmak için çabaladıkça inşallah Yüce Allah da o kulun kapalı sezgilerini açacaktır. Çünkü O, dilediğini yapandır. Bu mesaj sayısız yerde tekrar edildiği için bahisle alakalı şu denilebilir ki kulun akibetini bilen Allah’ın o akibete mecburiyeti diye bir şey söz konusu olamaz. Olur ki o kulun bir tek iyi hareketi bile rahmete mazhar olur da o kul cennete girer veya o kul bir tevbe ile affa mazhar olabilir.

Bu yüzden kul dua, şükür, tevbe, secde ile Allah’a sığınmalı, kibrini, nefsini terbiyeye çalışmalıdır ki bu tüm sahte açlıkların iflası demektir. Çünkü gerçek olan tek açlık ilahi haz ve rahmettir.

Bedensel olarak kul kendi üzerinde yaratılmak istenen şeytani algılardan korunmak, kendisine din aleyhine öğretilen yanlışlardan sıyrılmak mecburiyetindedir. Bu teknoloji ve medeniyet adına oluşturulan sahte düzenin kabulü algısına direnmekle mümkündür.

Kul, o yaşa kadar kendisine dayatılan kabullerden arındıktan sonradır ki hakikati ve ilmi önce Kur’an’dan öğrenmek hevesinde olmalıdır. Çünkü ilim vardır ve Kur’an’dadır. Bilim ise ilmin insanlıkça erişilebilen halinin izahıdır.

Kul, imanın kimde olacağını bilemeyeceği için ihtiyatlı olmalı, mürşit kılıklı müşriklerden sakınmalıdır. Bu da ayetlerin tarifiyle imanlı, imansız, sahte imanlı ve inkarcı döneklere ayetlerle verilmiş tanımlamaları ve karşılıklarını anlamak ve tanımakla mümkün olur. Bu kötü tanımların yaşayan örnekleri hergün sokaklarda dolaşmak ta ve ekranlarda boy göstermektedir. Bunları tanımlayabilmek ise ancak ayetler ışığında mümkündür. Kalpler bilinemese bile amel ve niyetlerin Kur’an süzgecinden geçirilmesi kula bir fikir verecek ve ihtiyatı telkin edecektir.

İnternet, cep telefonu, gazete, basın, reklam, dizi, film gibi görsel sunuların mahiyeti iyi araştırılmalı, senaryolardaki mana iyi teşhis edilmelidir ki tamamına yakını yahudilerin elinde olan hollywood filmlerinin islami tema taşımayacakları aşikardır. Özellikle çocuklar bu filmlere karşı ikaz edilmeli ve korunmalıdır. (Çizgi filmlerde helaların üzerindeki hilal ve aylar boşuna oraya konmamaktadır.)

Lüks, israf, gösterişi özendiren tüm gayretler şeytanın hileleridir ki bunlardan zinhar kaçınmak lazım gelir. Tabiata başkaldırışlar, çevreye verilen zararlar ve buna sebep gelişmeler aynı mahiyettedir. Bunlara destek olmamak ve hatta karşı durmak gerekir.

Zihinleri ahiretten bu dünyaya çevirme gayretine karşı kul ölüm sonrası yaşama daima iman etmeli ve hesapsız yaşamın hayal olduğuna ikna olmalıdır ki bu devasa kainat, dünya, yaşam ve bizler bir eğlence uğruna yaratılmadık!

Ölüm korkusunu en büyük korku haline çevirmeye çalışan şeytanlar, ahiret sorgusunun azabını unutturmaya gayretle kulları fani yaşama mahkum etmek isterler. Bunun panzehiri de secde ve dua ile Yüce Allah’a yönelmektir.

Yaşam sadece dünyada vardır ve tüm kainat ve içindekiler yeryüzü yaşamını desteklemek için yaratılmışlardır. Kur’an’ın bu ifadesine rağmen insanlık aksine inanır hale gelmiş, yaşamı tesadüfi bir varoluşa dayandırmaya çalışanlara Kur’an ile cevap verememiştir.

Bunun gibi sayısız örnek bize gösterir ki paranın, makam ve güçlerin satın alınmasındaki gaye daha fazla güce sahip olmak ve bu sayede çok daha uzak iklimlere ulaşabilmektir. Bu arzulanan gücün gayesi ise yanlış telkinleri insan beyinlerine nakşederek hakkın yerine batılı koymaktır.

Şeytanların hedefi asla zengin olmak, petrol veya toprak değildir. Bunlara zaten ihtiyaçları yoktur. Ama onların gayesi, ataları iblisin ahdi gereği kulları iman ve Allah çizgisinden uzaklaştırmak ve dünya insanlığını cehennem varislerine çevirmektir. Bu hedef için cin ve insanlardan olan şeytanlar kolkola çalışmakta ve Hz. Süleyman (as) zamanından ve hatta daha eskilerden beri bu savaş sürüp gitmektedir.

Dünya tarihi, dinler tarihi, Peygamberler tarihidir. Savaş ve belalar ise insanların dini inkar edip şeytanlara en çok meyil ettikleri anlardır.

Bu cihetle, barış ve huzur demek olan İslam’ın akisne çalışan herşey şeytanidir. Savaş zorunlu olmadıkça cinayettir ve din sadece Allah’a teslimiyetle gelen esenliktir.

Cihad sadece savaş değil fakat Allah yolunda mücadele etmektir.

Şeytan bu kadar güçlü bile olsa galip gelecek olanlar Allah dostlarıdır ve cehennemi dolduracağına ahdeden Yüce Allah’ın cennetleri dolduracağına dair ahdi yoktur.

Allah ve Peygamber galip geleceğine göre de doğru olan hak yolun yolcusu olmaktır.

Şeytanların hilesi ne olursa olsun korunmak imanla ve Kur’an’la mümkündür.

Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın. Amin!

 

Bu yazıyı okudunuz mu?

şirk

Dine yalan söyletmek – En büyük şirk

Dine yalan söyletmek – En büyük şirk Dine yalan söyletmek, küfür ve şirk cephesinin en ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir