Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Şeytanın büyük hamleleri
imanilmihali.com
Şeytanın büyük hamleleri

Şeytanın büyük hamleleri

Şeytanın büyük hamleleri

İblis isimli şeytan aldatma ve süslü göstermenin baş planlayıcısı ve mimarıdır. O, insan ve toplumların zaafını önce hassasiyete sonra acze sürükleyen ateş dostu varlıktır. Kendisi bir imtihan vesilesi ve akibeti cehennem iken insanoğlunun ezeli ve en büyük düşmanıdır.

İblis cin ve insanlardan teşkil ettiği orduları gibi küçük işlerle uğraşmaz. O, yeni kötü çığırlar, yeni küfürler, yani inkâr ve isyanlar keşfetmenin derdindedir. O, aldatmanın zamana bağlı olarak geliştirilmesine, teknoloji ve medeniyetin insan aleyhine çevrilmesi peşindedir. Ve o Allah’ın tüm nimet ve bereketini zıddına çevirerek bir batıl silah yapabilme umudundadır.

İblis, kanmaya hazır milyonlarca insanı bir gecede imandan çevirebilecek kadar güçlü ve kararlıdır.

İblis, insan ve cinlerden kendisine tabi olanlarla kişileri hedef alırken, kendisi genelde sistemle ve kalıcılıkla ilgilenen sinsi, bozguncu ve azdırıcı varlıktır.

İblis, en büyük ve kalıcı hasarları işte bu büyük hamleler ile yapar.

1. Allah’ın yanına, berisine eş ve ortaklar yakıştırılmasını sağlamak

İblisin en önemli gayesi; çok yakından bildiği, gözleri ile tanık olduğu halde insanın Allah’ı tek Yaratan ve tek kudret olarak tanımasını engellemektir. Bunu yaparken şüpheler, şaibeler yaratır, değişik varlıkları yaratıcı durumunda göstermeye gayret eder, inkârı desteklemese de isyana teşvik eder, kulu ibadetten ve kulluktan uzaklaştırmaya, yaratılışı, tabiatı, kainatı bir rastgeleliğe, tesadüfe ve hatta bilime yaslamaya çalışır.

O, tek tapılacak olan Allah’a ilave olarak melekleri, peygamberleri, varlıkları, insanları ve hatta parayı tapılacak nesneler yapmaya çalışır.

İblis, Yüce Allah’ın isim ve sıfatlarını yok saymaya, anlaşılmayacak hale getirmeye gayret eder ve bazı kişilere bu sıfatların yakıştırılarak (haşa) sulandırılmasına çalışır.

2. İmanın, dinin adını, şekil ve mahiyetini değiştirmek.

Allah’ın tevhid dininin tanımaz hale gelerek şirk dinine dönmesi onun ilk ve öncelikli hedefidir. O bunu, okunmayan ve okunsa da kendi dilinde olmadığı için anlaşılmayan Kur’an ile, yalancı âlimler ve değiştirilmiş ayetlerle yapar. O, bunu din adına uydurulmuş sözler ve hurafeleri gerçek göstererek, kişileri Allah ile kul arasına sokmaya çalışarak yapar. O bunu, modern zaman putları dediğimiz parayı, kulu, kadını, hırs ve şehveti, gücü tapılacak objeler haline getirerek yapar.

Dini, Allah’a oğullar, kızlar atamaya kadar götürür.

İblis, tevhid dini İslam’ı, şirk dinine çevirmeye gayret eder.

3. Medeniyet ve teknolojiyi kendi maksatları doğrultusunda kullanmak.

Allah’ın insanlara lütfu olan kalem, demir, ateş gibi varlık ve oluşumları, akıl ve önsezi gibi yaratılış hediyelerini kendi maksatları lehine kullanarak, bu bahşedilenlerin faydalı işler yerine zararlı ve hatta yok edici işlerde kullanılmasını temine çalışır.

Tıbbın tüm enerjisini iyileştirme yerine hasta etmeye, bulaşıcı hastalıkların ortadan kaldırılması yerine laboratuvarlarda hastalıklar üreterek iman edenlerin neslinin kazınmasına gayret eder. Genetik yoluyla nesilden nesile aktarılan bilgilerin imha edilmesine, müdahale edilir hale gelmesine, hiç olmazsa önünün kesilmesine ve gelişen nesil yerine hastalıklı bir nesil yaratılmasına gayret eder.

Medeniyetin konforlu, huzurlu yaşamı hedefleyen gayesini daha çok para kazanmaya yönelik silah, uyuşturucu sektörüne kanalize ederek, gücü egemen kılmaya çalışır.

4. Eşitlik, özgürlük ve mütevazı yaşam ilkesini yok etmeye çalışmak.

İblis kendine tapan lider ve önderleri keşfedip bunları yönetime getirerek dünya savaşları çıkarmaya, o liderler vasıtasıyla kötü çığırlar açmaya gayret eder. Bu sayede yapacağı etki daha büyük ve kalıcı olacağından bu yöneticilerden teşkil üst komite ve cemiyetler kurdurur. Bu sayede haklı olanı yalnızlığı ile kötüyü kabule zorlamayı hedef alır.

Eşitliğin hırs, hükmetme, şehvet, fesat gibi pek çok kötülüğe engel olduğunu bildiğinden ortadan kaldırmaya çalışır. Irk, dil, din, renk, mezhep, tarikat ayrılıkları sokarak insanların ve özellikle de Müslümanların birliğini ve eşitliğini bozmaya çalışır.

Lüks ve israfı körükleyen İblis, insanları daha pahalıya, daha gösterişliye sevk ederek, paraya olan ihtiyacı daha da artırır ve bir süre sonra insancıklar daha çok para için her şeyi yapabilecek hale gelirler. Bir süre sonra da fedakârlık yerini şaşalı yaşamlara, paylaşmak yerini bencilliğe bırakır.

5. Helal ve haramları birbirine karıştırmak, sünnet, vacip, farzların nisbi değerlerini değiştirmek

İblis kaos ortamı yaratıp, belirsizliği fırsata dönüştürüp kafalarda soru işaretleri yaratmaya gayret eder. Bu sayede haramlar helale, helaller harama dönüverir. İnsanlar haramdan yeterince sakınmaz hale geliverir.
İblisin şahsi gayretleri ile, dinin zorunlu kıldığı meziyet ve yasaklar sünnet mertebesine, aksine sünnet olanlar bir anda farz mertebesine çıkıverir. İnsancıklar farzları bırakıp sünnetlerin peşinde koşar hale gelirler ve onlara acıyan da olmaz.

İblis, birilerinin helal ve haramları belirlemesinden son derece memnun olur ki seçtiği pek çok yöneticinin asli görevi budur.

Bu lider ve cemiyetlerin bir önemli görevi de günahlardan çekinmemenin yaygınlaştırılmasıdır. Bunun sonucu kötülüğün toplumu sarmalaması ve kimsenin kötüden rahatsız olmamasıdır. Bu aynı zamanda şeytanların hayalidir.

6. Hakikati batıla yenik düşürmek.

İblis, hakikati gözleri ile gördüğü ve aslında inkâr etmediği halde insanları inkara ve yanlışa yönlendirir. Kur’an okumaktan aciz insanlar ise şeytana tabi olur, ilahi bilgileri-ayetleri reddeder, ayetlerle dalga geçenleri takip eder ve batılın hakikate egemen olmasına yardımda bulunur.

Hakikat malumdur, ilme tabi değildir. Ama ilim maluma tabidir. Yani ilmin görevi o işin nasıl olduğunu anlamaya çalışmaktan ibarettir. Dolayısıyla icat etmek değil, keşfetmektir insanlığın asırlardır yaptığı. Malum olan hakikat değişmeyeceği halde İblis bilim yoluyla icadı ve haşa yaratmayı esas alıp ilmi hakikatı yaralamak gayesiyle kullanır.

Bu yaratılışın tesadüfe, kontrolsüzlüğe, rastgeleliğe dayandırılmasına kadar gider.

7. Yalan, fitne, gıybet ve iftirayı kullanmak.

Yalan, iftira, gıybet, dedikodu, açık aramak, kötü zanda bulunmak İslam ile bağdaşmayan kötülüklerdir. Ama bu İblis için eşi bulunmaz ve ucuz silahlardır. Birisini kirletmek, emeği çalmak, kolay yoldan sahiplenmek ve hak etmediği mevkiye gelmek bu sayede kolaydır. Yazık ki ifk olayında olduğu gibi iman edenlerden bile pek çoğu adaleti ayakta tutmak, şahit istemek ve iyi zanda bulunmak yerine kanar, umar, bekler ve lekenin kalıcı olmasına istemeden etki eder.

Yalan ve iftira birlik ve beraberliği bozan en büyük kötülüklerden iken bunların toplumda yaygınlaşması ve kalıcı hale gelmesi, yalancıların baş tacı edilmesi İblisin en büyük hayallerindendir. Çünkü yalan daha büyük kötülüklere, daha başka yalanlara sebep olan çıkmaz sokaktır.

Şeytanların, insanda en sevdikleri organ dilleridir. Çok konuşanları öylesine severler ki onlara ayrı bir önem ve değer verirler. Çünkü bilirler ki çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz. Hele tatlı sözün ağızdan çıkmasına fitil olurlar.

İblis hep ister ki insanlar çok konuşsun, yalan ve kötü söz söylesin.

8. İblisin en kuvvetli silahı olan kibri insanların damarlarına aşılamak.

Kibir tüm zamanların en zararlı hastalığıdır. Gurur, büyüklenme, aşağılama şeklinde kendisini gösteren kibir, nefsin kışkırtması, haramın davetçisi, haksızlığın ayak sesleridir. İblis, askerlerine muhtemelen ilk şu emri vermiştir; kibirli insanları bulun, baş tacı edin, kötülüklerle donatın ve toplumda ileri gelenler haline getirin.

İblis bilir ki kibir insanı duadan, secdeden, özeleştiriden mahrum eder.

9. Umudu yok etmek, insanları kurtarıcıya mahkûm etmek.

Sadece kâfirler Allah’tan ümit keser, sadece cahiller tevbe ve dua etmeyi bırakır, sadece imanı zayıf olanlar sabretmekten vazgeçer. İnsanlar fani dünyada huzur ve esenliği arar ama asıl arzuladıkları ve umut ettikleri ahiret yurdundaki esenliklerdir. Bu umut dünya yaşamınsa pek çok güçlüğe göğüs germeyi mümkün kılar. Bu umut ahirete olan inançtır ve umudun yokluğu insanı dünyadan sonra diriliş olmayacağı yanılgısına götürür ki İblis bu tür insanlar sayesinde son derece keyiflidir. Çünkü ahirete inancını kaybeden fasıklar bu dünyada fütursuzca yaşar ve hesap vermeyeceğine inandığından kural ve şart tanımaz, derebeyi gibi yaşar.

10. Hak yemek ve zulmetmek

İblis, Hak’kın gerçek ve telafisi olmayan olduğunu çok iyi bilir. Hak’kın zorla ele geçirilmesi, hakkın yok yere yenmesi, emanet ve nimetlere haksızlık edilmesi isyandır. İblis bunu çok iyi bilir.

Zulmetmek ise gerçeği, hakkı, adaleti ait olduğu yer yerine başkaca yere ve ellere teslim etmektir ki pek çok çeşidi vardır. Ve zulüm öldürmekten beterdir. Ve bir insanı Kur’an’a göre gereksiz yere ve haksız öldüren tüm insanlığı öldürmüş demektir.

Hakkın sahibinden zorla alınması, insanların zulme uğraması, özgürlük, eşitlik ve refahın insanlar arasında dengesiz dağıtılması İblisi en çok keyiflendiren şeylerdir.

11. Af ve bağışlama mekanizmasını, merhamet ve vicdanı çalışmaz hale getirmek

Hata ve günah insanlara mahsustur. Mesele, istemeden yapılan günah, kusur, hata ve kabahatlerden ötürü özür dilemek, af istemek yüceliğini gösterebilmek ve kendisinden bağışlanma dilenenin de dileyeni affetmesidir. Bu sayede toplumsal huzur, kardeşlik ve barış uzun ömürlü olur, kin, nefret ve fesat damarlarda dolaşamaz. Merhamet ve vicdan ise kalbin sesi, fıtratın değişmez ilkesi, insan olmanın erdemidir. Bu güzel duygular kişide huy halini aldıysa o kimsenin zulme, haksızlığa, adaletsizliğe bulaşması zaten mümkün değildir ki İblisin en sevmediği insan tipleri Allah’a sığınan, durumunu Allah’a havale eden, affeden ve merhamet gösterenlerdir.

12. Son ve kalıcı hamle; iman kardeşliğini ve imanı yok etmek.

İman; şeytanı öldüren en etkili dezenfekte ilacıdır. İblis imanın olduğu bedene, mekâna yanaşamaz, yanaşsa da etkili olmaz, hele kalbe asla yerleşemez.

İman kardeşliği ise tek yürek halinde Allah’ı vekil etmenin adıdır.

İblisin en büyük gayesi budur ve imanlı kalpler ilk hedeftir.

Çare imana sahip çıkmak, sınamak, güçlendirmek ve imanlı ölebilmektir. Mü’min kardeşin hakkı bu yüzden kutsal, mü’min kardeşinin canı bu yüzden mü’minin kendi canıdır.

Ve bu dayanışma İblisi kahredendir.

Son söz; İblis küçük kötülükleri askerlerine bırakırken, kendisi büyük ve kalıcı hasarlarla uğraşır. O ahdi doğrultusunda nesilleri, çağı, toplumu ve insanlığı hedef alır. Silahı; kibir, para, kadın ve karanlıklardır. Gayesi; Allah’ın varlığına olmasa da Tek’liğine şüphe uyandırmak, kişileri haram ve günahtan korkmaz hale getirip dinden, imandan, tevhidden çıkarmaktır. Şeytanlardan korunmanın tek ilacı iman ve koruyucu kalkan ‘iman kardeşliğidir.’

Allah kimseyi imansız komasın.

Allah mü’minleri şeytanın vesvese ve kötülüklerinden muhafaza eylesin.

 

 

 

Şeytanın büyük hamleleri

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dişi örümceğin ağları

Dişi örümceğin ağları

Dişi örümceğin ağları Başlığımız Kur’an mealinden uzak okuyucuya ilk başta neredeyse hiçbir şey ifade etmeyecektir. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir