Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Şirk koşmak nedir
imanilmihali.com
Şirk koşmak nedir

Şirk koşmak nedir

Şirk koşmak nedir

Şirk, Yüce Allah’a varlık, yaratış ve yönetimde inkar etmeden ortak koşmanın, ilahi kudreti parçalamanın, başka varlık ve kişileri ilahlaştırmanın adıdır.

Ayetin ifadesiyle insanların çoğu fıtri misaklarına ihanetle imanlarına şirk bulaştırır ;

“İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.” (En’am 6/82)

Çünkü şirk şeytanın dinidir ve şeytan Allah kullarını Allah aleyhine azdırmaya, saptırmaya ahdetmiştir.

“Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım. Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.” (A’raf 7/16,17)

“Yine (İblis) demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım.” (İsra 17/62)

İnsan; şirke düştüğünün farkında bile olmadan, nefis (akıl ve ego), para (servet ve mallar, dünya süsleri), varlık (şeytan ve karanlık güçler, aracılar, şefaatçiler, cinler) , kişi (yöneticiler, zenginler, patronlar, makam sahipleri) ve ibadet (namaz, sakal, sarık vs. ) putlarına tapar. Bunları yaparken de Allah’ı asla inkar etmez ama yanına kondurur.

Hatta bu şirk farkında dahi olmayarak aşırı yüceltmek adına bile olabilir ki Hz. Peygamberi (sav) çok sevenler O’nu ölümsüzlüğe, baş şefaatçiliğe, din adına hüküm koyuculuğa kondurarak şirkelrine ortak ederler.

Türbelerden, ölülerden medet umanlar, adak ağacından bekleyenler, nazar boncuğunun koruduğunu sananlar, hurafeleri din sayanlar, sağlık ve şifayı doktordan bilenler, tevekkülü kenara konan üç kuruş para zannedenler, her sarıklıyı din alimi kabule denler, ne şekilde olursa olsun dini bölenler, ayetleri değiştirenler, başkalarının helal ve haramlarına Kur’an’a müracat etmeden uyanlar, ALLAH RIZASI YANISIRA VE BAZEN ALLAH RIZASINDAN DA ÖNCE BAŞKALARININ RIZASINI GÖZETENLER, Allah adına cihadda deve yuları kadar olsun maddi menfaat gözetenler, haksızlık ve adaletsizliğe makam ve mevki yitirmemek adına sessiz kalanlar, “Ben Allah’tan korkarım” diyemeyenler, kusana kadar yerken haram ve helal gözetmeyenler, aracı ve şefaatçilere kananlar, cennet arsası alacak kadar salak olanlar, Kur’an’ı okumak ve anlamak yerine dinleyenler ve hiç okumayanlar, anlamadan okuyanlar şirkle kolkoladır.

Yüce Allah şeytanın ahdine karşılık ayetin devamında imanı emretmiş ve iman edenlerin şeytandan korkmamasını buyurmuştur.

“Allah, şöyle dedi: “Çekil, git.” Onlardan kim sana uyarsa, kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır. (Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez. “Şüphesiz, (gerçek, imanlı) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!” (İsra 17/63-65)

Yukarıdaki örnekler bize gösterir ki kimse bilerek ve isteyerek şirk koşmaz ama kandırılır, Allah ile aldatılır. Bunu yapanlar şeytan, soyu ve din tacirleridir ve tevhidi tanıtırken şirki saklı tutanlardır. Çünkü şirk tanınmadan tevhid eri olunamaz ve şirkle tevhidin, dinin yazılı olduğu yer Kur’an’dır. Toplum anlamadan okumaya, mişnalara, veya hiç okumamaya kanalize edilerek şeytanın kucağına atılır ki bunu yapanlar yahudi kırmaları, siyonist zihniyetliler ve din düşmanlarıdır.

Dinci olarak adlandırılan bu kesim dindarların en büyük düşmanıdır ve menfaat uğruna Allah’ı (haşa) yedeğe alırlar. Kandırmakta, ezmekte sakınca görmez, dünya malını gaye, ölümü korku haline getirir, gerçek korku olan ahiret hesabını unutturarak, kulları dünya mal ve servetleriyle, makam ve mevkilerle oyalanmaya sevk ederek ahireti tümden yok saymaya ve böylece dini saf dışı bırakmaya gayret ederler.

İmanlı kullar ise şeytana ve şerre dayanan, direnenlerdir ki bu tevhid erleri servetler yerine imanı, makamlar yerine ahireti, pis ve aşağılık şehvetler yerine hak ve adaleti gaye edinirler.

Sabahsız akşamlarda zevklenen, işçinin parasıyla sefa süren, helal haram demeden yiyen servet kodamanlarının şeytanlaştırdığı kitleler iman nuruyla ahireti kazananları ezmekte, horlamakta ustadır lakin akibet muttakilerindir.

Şirk açık ve gizli ya da başka bir tarifle küçük ve büyük olarak ikiye ayrılır ki büyük ya da açık olanı alenen Allah’ın yanına mesela aklı, tabiatı, parayı koymak, gizli veya küçük olanı (Hz. Muhammed’in (sav) ümmeti adına en çok korktuğu şirk budur) Allah rızası yerine başkalarının rızasını aramak, başkalarının haram ve helalini aynen kabul etmek yani din adına o kimselere paye vermektir.

Şirk üzere ölmek afsızlıkla cezalandırılacak büyük bir müsibettir. Cehennemden asla çıkamayacak ve cehennemde en altta bulunacak bu müşrikler güruhu maalesef zengindir, güçlüdür, uzun kolludur, sinsidir.

Şirk bir aldanma veya gaflet değil sistemli bir şeytan dinidir ki afsızlığına sebep asıl bu sistemli din oluşundandır.

Kur’an dini ikiye ayırır ki teki tevhid dini hak din İslam ve diğeri şeytan dini şirktir.

Kur’an insanları da ikiye ayırır; iman edenler ve etmeyenler. İşte iman etmeyenlerin dini şirk dinidir ve küfür tek cephedir. Yani kafirler, mürailer, münafıklar ve müşrikler aynı takımdadır.

Allah dostları ise tevhid erleri ve iman kardeşleridir.

Şirk; namaza RİYA karıştırmakla lanetlenen, ibadeti sadece Allah’a özgülememekle şekillenen, zekatı menfaat beklentisiyle eşleştirdiği için geçersiz olan, huşu ve samimiyete düşman olduğu için affedilmeyecek olandır.

Müşrik; şekli İslam’ı göğe çıkaran, din dışı ilan etmede cömert olan, Allah adına yalancı şahitlik yapan, putları bir türlü kıramayan, cahiliye müşriklerinden daha beter vaziyette harama hayran olan, dünya malını dindarlığa tercih eden, taptığı putlarının ardında şeytanın ve cinlerin varlığını göremeyenlerdir.

Dişi cin olan İblis, şeytandır. kandırmakta ustadır ve kötülüğü yere egemen kılmak iddiasıyla yeryüzündeki sınavın eksi kutbudur. O görevini yapacak, mü’min Allah yolundan ayrılmamaya gayretle imana sarılacaktır. SInav budur.

Sınav, imana sahip olma ve muhafaza, tevhide sarılma, şerre kilit ve şeytan ve soyuna düşman olma sınavıdır.

İmtihan edilmiş imanla kast edilen imanı herşeye rağmen muhafazaya devam veya terktir.

İman, Hz. Yusuf (as) gibi “Ben Allah’tan korkarım” diyebilmektir.

Şirk, iblisin ahdine uygun kandırmalarına kanmak, Kur’an’a düşman olmak, menfaat ve makam uğruna iman kardeşliğini yok etmeye çalışmak, dini tarikatlarla binlerce parçaya bölmektir.

Tevhid, Hz. İbrahim (as) ve ehlibeyti gibi Allah yolunda ateşlere razı olabilmektir.

Şirk şeytanın dini ve affedilmeyecek tek suç, tevhid ve iman Allah emri ve kurtuluş anahtarıdır.

Cennetlere sadece kalpten iman edenler girecek ve iman etmeyen, imanı kalbe girmeden dilde kalan müslümanlar dahi cennetlerden mahrum kalacaktır. Hele ki şeytan soyu ve kananlar ilelebet cehennemden çıkamayacaktır.

Rabbim bizleri şeytan ve soyundan muhafaza eylesin.

Rabbim bizleri Kur’an ve Allah yolundan uzaklaştırmasın.

Rabbim nefsimizi temizlesin, imanımızı artırsın.

Rabbim bizleri “Ben Allah’tan korkarım” diyebilenlerden eylesin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah ile aldatmak

İnsanlığın bir kısmını daima, tamamını bir süre aldatabilirsiniz ama tamamını daima aldatamazsınız. Bu kaide en ...

1 yorum

  1. Sihir ve büyüden medet umanları da unutmamak lazım gelir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir