Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Şirk ve küfür arasındaki fark
imanilmihali.com
Şirk ve küfür farkı

Şirk ve küfür arasındaki fark

Şirk ve küfür arasındaki fark

Kelime olarak “örtmek” demek olan küfür dinî manada Hz. Peygamber’i Allah’tan getirdiği şeylerde yalanlayıp, onun getirdiği kesinlikle sabit dinî esaslardan bir veya birkaçını inkâr etmek anlamına gelir. Kısaca küfür, din adına farz ve malum olanları inkardır. Küfrü icra edene de kafir denir. Münafık, kafirin iki yüzlü olaan ve mü’minlere iman ettiğini söyleyen ama aslında iman etmeyenine verilen addır. Mürai ise, dünyevi çıkarlar uğruna ikide birde iman ve küfür arasında gidip gelen, ikiyüzlü, riya ve gösteriş ile maddi menfaat sağlamaya çalışan adi kimsedir.

Dinsiz veya ateist dediğimiz kimseler ise kafirlerden farklı olarak, inanmayan ancak inkar ve isyan etmeden, haddi aşmadan dini kural kabul etmediğini ifade eden ama kendisinden başkasına zararı olmayan, bu eylemi ile bir beklenti taşımayan cahillerdir ki aslen din hayatın kendisidir. Dolayısıyla dini inkar etmek hayatı inkardır ki felsefeleri baştan çökmüştür. Onların bir süre sonra dinle tanışmaları ve düzelmeleri kuvvetle muhtemeldir. Kafirlerin ıslahı ise daha zor ve uzun sürelidir.

Sözlükte “ortak kabul etmek” anlamına gelen şirk ise, Allah Teâlâ’nın ilahlığında, isim, sıfat ve fiillerinde, eşi, dengi ve ortağı bulunduğunu kabul etmek, ortak koşmak, yedek ilahlar icat etmek demektir. Şirki icra edene de müşrik denir. Müşrikler Allah’ın varlığını inkâr etmezler. O’ndan başka ilâh(lar) da olduğunu kabul edip, onlara da taparlar veya isimleri, sıfatları, irade ve otorite sahibi olması açısından Allah’a eşdeğer güç ve varlıklar tanırlar. Ortak koşulan varlıklar çoğu zaman; iblis, teslis, dişi melekler, Allah’a atfedilen evlatlar şeklindedir. Şirk daha ziyade puta tapmak şeklinde tanımlanırsa da tapılan put değil temsil ettiği varlıktır. Şirkin tezahürü; iyi veya kötü niyetli olarak şefaat ummak, Allah’a yaklaştırıcı ve aracı kabul etmek şeklindedir.

Şirkte Allah’ı inkâr yoktur ama küfürde vardır. Küfür cahillikten, kızgınlıktan veya kıskançlıktan kaynaklanırken, şirk çoğu zaman menfaat beklentisi, menfaatlerin muhafazası maksatlıdır.

Küfür ve hatta münafıklık bir süre sonra tedavi edilebilir ve Allah’ın affına tabi olunabilir. Kulun dua ve tövbesinin makbul ve muteber kabulü gerçekleştiği anda geçmiş günahları affolunabilir ama şirk bir anlık kızgınlık veya cahillik değil de SİSTEMLİ BİR DİN VE MENFAAT BEKLENTİSİ olduğundan, dahası İLAHİ İRADEYİ SARSTIĞI VE ORTAKLAR ARASINDA PAYLAŞTIRDIĞI için affedilmeyeceği bildirilen tek suçtur.

Kişilerin rab edinilmesi de şirktir. Bu özellikle birilerinin din adına helal ve haram kıldıklarına (Kur’an’a uygunluğuna bakmadan) uymak şeklinde tezahür eder. Puta tapmak gibi dünyevi çıkarlar uğruna ahiretten vazgeçip para için her şeyi yapar hale gelmek te, tabiatı yaratıcı kabul etmek te şirktir.

Kâfirler ve cehennemde yerleri kafirlerden de aşağı olan münafıklar umulur ki bir zaman sonra cennete geçebilecektir. Lakin şirk dini mensupları yani müşrikler ilelebet şeytanla birlikte cehennemde yanacaklardır.

Dinci ve dindar arasındaki fark ta bu ayrılıklardan çıkar ki dindar dinini Kur’an’a göre has ve sade yaşama gayretinde olan, dinci ise dini satıp, dini alet edip dünyevi çıkar peşinde koşan sahtekârlardır. Yazık ki tarihte en büyük kâfir ve müşrikler, din âlimi sıfatı taşıyan ve geniş kitlelere hitap edebilen ve sözüne itibar edilen hain veya cahil din adamlarından çıkmıştır.

Kısaca inanmamak ve inkâr etmek küfür, inanıyormuş gibi görünüp aslında inanmamak münafıklık, para ve makam için bir dindar bir dinsiz görünmek mürailiktir. Şirk ise Allah’ı inkâr etmeden ötesine berisine yedek ilahlar koyup, şirk dinini dünyaya egemen kılıp, iblise tapmak, birilerini (kişide olabilir), bir şeyleri (para gibi) veya bizzat şeytanı (dişi cinler dahil) ilahi iradeye ortak etmektir.

Şirk isteyerek veya istemeden, açık veya gizli olur ki peygamberleri aşırı sevgiden dolayı İlah seviyesine yükseltmek de şirktir, riya ve gösteriş için namaz kılmak ta. Çünkü Peygamberimiz riyayı yani ikiyüzlülüğü gizli şirk olarak tanımlamıştır.

Allah’a şirk koşmak günahların en büyüğüdür. Şirk dışındaki günahları, Allah’ın dilediği kimse için bağışlayacağı bir âyette şöyle ifade edilir: “Allah kendine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır” (en-Nisâ 4/116).

Sonsuz ilim, kudret ve irade sahibi sadece Allah’tır. Göklerde ve yerde olan her şey ve herkes onun kulu ve kölesidir. Mülk ve hâkimiyetin tek sahibi Allah’tır. Yaratma sadece O’na mahsustur. O’nun eşi, ortağı, benzeri, kızı, oğlu yoktur. İslam, Kur’an ve Peygamber hak, şirk ve küfür haksız = batıl olandır.

Özetle; dinsiz olmak, kafir olmaktan, münafık olmak müşrik olmaktan yeğdir.

ASLOLAN iman edip, bir an önce tövbe ve secde ile Rabbimize yönelmek, başımızı geçici dünya hayatından ahiret esenliğine çevirip ibadet, ahlak ve salih amel gayret ve niyetlerimizle SADECE ve TEK İlah olan Rabbimizin ipine sarılmak ve mağfiret ummaktır.

Kur’an ve Peygamberimiz rehberliğinde yürümek dünya sınavının tek doğru cevap anahtarıdır.

Rabbim mü’min kullarını bağışlasın.
Rabbim kafir, münafık, mürai ve müşriklerin tümünü cehennem zindanlarına mahkum etsin.
Rabbim bu hain, gafil ve cahilleri bu dünyada baş aşağı getirsin.

Şirk ve küfür arasındaki fark

Bu yazıyı okudunuz mu?

Müşriklerin dinine göre kafir olanlar

Müşriklerin dinine göre kafir olanlar

Müşriklerin dinine göre kafir olanlar Müşrikler, şeytanın şirk dinine tabi, Yüce Allah’a varlık, yaratış ve ...

1 yorum

  1. Sirk soylarinin islama ettiğini kafirler bile edemez

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir