Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Sokak köpekleri ve insanlar
imanilmihali.com
Sokak köpekleri ve insanlar

Sokak köpekleri ve insanlar

Sokak köpekleri ve insanlar

Sokak köpekleri, vahşi yaşam ile evcil hayat arasına sıkışmış, sahipsiz, sürüler halinde yaşamaya gayret eden, çoğu zaman kirli, yiyecek peşinde yaşayan, yersiz yurtsuz, çoklukla sahte bir saldırganlık içinde ama bazen de acıtasyon yaparak sevilmeyi ve yemek verilmeyi bekleyen bir hayvan tasnifidir.

Sokak köpekleri yemek verenin köpeği olur, kendilerini görmezden gelenlere saldırırlar. Hele onlardan korkanlara karşı aslan kesilirler.

Sokak köpekleri asla tek başlarına erkek değildir. Üç beş tanesi bir araya gelir ve çete halinde erkekleşirler.

Ezan vakti ulur, sokaklara erkeklik sembollerini (!) serper, diğer erkeklerin sidiklerini koklayarak günü geçirir, mahalle veya sokağı sahiplenmeye gayret eder, havlamaktan ve ulumaktan hoşlanırlar.

Havlayan köpek ısırmaz derler ya doğrudur. Çoğu sokak köpeği havlar durur ama siz üzerine mesela bir sopa ile giderseniz hemen kaçar ve uzaktan yine havlamaya devam ederler.

Sokak köpeklerinin kendi aralarında kavgaları ya yemek yüzündendir ya sahiplerine yalakalık olsun diye. Çünkü tabiattaki en yalaka hayvan fıtratı köpeklere aittir.

Sahipleri sokak köpeklerini besleyerek onları kendilerine bekçi yaparlar. Bu bekçilik hem diğer sokak köpeklerine hem kendilerine engel olmaya veya sataşmaya kalkacak insanlara karşıdır. Ve sokak köpekleri tek bir komutla sahibinin hedef gösterdiklerine saldırırlar. Köpekler bu manada kural, hak, denge tanımazlar.

Bu köpeklerin üstleri başları kirli, kulakları damgalı, aşıları çoğu zaman noksan, ayak veya bedenleri geçmiş kavgaların izleri ile doludur.

Çöpleri, çöplükleri karıştırıp yemek ararken bir yandan da birileri onları sahiplensin de rahat bir ev ortamına kavuşsun isterler.

Sokak köpekleri, en çok kedileri sevmez. Tabi birde evcil köpekleri. Çünkü köpekler, yem verse de sahibini değil Rabbini bilen kedileri, anlayamaz. İnsanların bu yüzden nankör dediği kedilerin umursamazlıkla nimeti verenin Allah olduğunu biliyor olması köpeklerin zoruna gider ve kendilerinden daha alim olan kedileri kıskanırlar.

Peygamberimizin Mekke’yi, vahye engel oluyorlar diye sokak köpeklerinden temizlemesinde, bilakis elbisesinde uyuyan kedi rahatsız olmasın diye elbisesinin o kısmını kesmesinde elbet bir ibret vardır.

Toplumun merhamet duygusu ile verilen yemekler geçici ve kısıtlı olduğu için sokak köpekleri için çok bir şey ifade etmez. Onlar daha fazlasını, güzelini ve devamlı olanını isterler. Bu uğurda kendi arkadaşlarıyla bile kavga eder ve hatta insanlara saldırırlar.

Sokak köpekleri kendilerini güçlü, dokunulmaz, yenilmez sanırlar ve birileri onlardan korkarsa ölümüne ve defalarca saldırırlar. Çünkü güç ve kuralsızlık onlarda bir tutku halini almıştır. Bu yüzden çoğu zaman yabancı köpeklere bile hep birlikte çullanır ve erkekliklerini ispata çalışırlar.

Köpekleri kedilere rağmen sevimli gösterme gayretleri, mazur görme meyilleri, sokak köpeklerini yaşatma istekleri ise merhamet duygusundan öte … maksatlıdır.

Köpekleri yaratan da Rabbimizdir ve elbet hikmeti vardır. Ama bu ibret, insana iyiden ziyade kötüyü göstermek için bir ayettir.

Köpek, Yaratan’ını değil sahibini bilir.

Özetle; sokak köpeklerinin tek gayesi yaşamaya devam etmek için yemek bulmak ve kendisine yemek veren insana kul ve köpek olmaktır.

***

İnsan ise… insandır.

Ve insanın sokak köpeklerinden bir farkı olmalıdır.

Bu fark, iman ve İslam’dır.

Ve insan; diğer kulları, diğer çıkar odaklarını değil sadece Yaratan Allah’ı, Alemlerin Rabbi’ni bilir. 

İnsan hak, hukuk, kural, ayıp, günah hissiyle yaşar. Merhamet, vicdan, sağduyu, tevazu, sabır, şükür insana has meziyetlerdir… olmalıdır! İnsan yemek, çıkar, menfaat ve makam için hak, hukuk, kural tanımaz hale gelmeyen, mındara, harama el uzatmayandır.

İnsan, Rabbinden korkan, azap ve vebalden çekinendir. OLMALIDIR!

Tabi anlayana!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir