Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Sosyal medyada dini paylaşımların yüzeyselliği
imanilmihali.com
Sosyal medyada dini paylaşımların yüzeyselliği

Sosyal medyada dini paylaşımların yüzeyselliği

Sosyal medyada dini paylaşımların yüzeyselliği

Sosyal medyanın usulünce kullanıldığı takdirde dini paylaşımlar için de caiz olduğu kanaati taşıdığımızdan bir süredir sitemizin içeriklerini birkaç farklı platformda paylaşmaktayız. Aşağıdaki tespitlerimiz ise elbet geliştirilmeye muhtaçtır ama şimdilik şu kadarını söylemek gerekir ki bu haliyle bu paylaşımların maksada hizmet etmesi bir hayalden öte bir şey değildir. Çünkü…

* Medyada içerik üreten kimselerin büyük bölümü gerekli tecrübe ve birikime sahip değildir.
* İçeriklere zaman ayırabilmek başlı başına bir sıkıntıdır.
* Dini platformlar birkaç kişi ve grubun tekelindedir.
* Paylaşımda bulunanlar dinin özündeki lezzetleri ön plana çıkarmak ve yaymaktan ziyade mevcutları paylaşmakla yetinmektedir.
* Paylaşımlarda; namaz, dua, vicdan, zekât, sadaka, ezan, Peygamber aşkı, Allah sevgisi gibi belirli birkaç konu dışında açılıma rastlamak mümkün değildir.
* Ayetlerden ziyade dua ve hadisler bu platformlara egemen haldedir.
* Dini siteler yazık ki ecdada ve Atatürk’e küfür ortamı haline gelmiştir.
* Bu platformlar siyasi arenaya dönmüş, mezhepsel ve meşrebsel ayrılıklar kendi içlerinde gruplanarak diğerlerini dışlamıştır.
* İman hatip liseli olduğu anlaşılan bir kesim ise okulda öğrendiği doğru bilgilere, bu platformdaki desteksiz bazı bilgileri de ekleyerek hata yapmaktadır.
* Taciz, özel mesaj gibi ahlak ve imana hiç yakışmayan kadın avları bu sayfalarda sıklıkla yaşanmaktadır.
* Sayfa sahiplerinin çoğu gerçek kimlik ve cinsiyetini saklamaktadır.
* Dua ve temenniler daha ziyade hayırlı eş, esenlik, barış, huzur, rızık, sağlık konularında yoğunlaşmaktadır.
* Fıkıh, akid ve kelam ilmine ait paylaşımlar yazık ki rağbet görmemektedir.
* Sayfaların ait olduğu gerçek web sitelerinde dolaşım yapılmayarak, işin daha ziyade magazin ve görsel bölümleriyle ilgilenilmektedir.

Dini paylaşımlar yukarıdaki tespitler doğrultusunda yüzeysel bir haldedir ve maksada hizmet etmekten ötedir. Oysa bu engin denizde başta Kur’an ayetleri olmak üzere o kadar çok ve güzel hikmetler vardır ki sayfalar yetmez. Ayetin buyurduğu gibi;“Allah’ın nimetlerini saymakla bitiremezsiniz”

Bir büyük tespit ve hatta gaflette şudur ki hemen hemen sayfaların hiçbirinde şirk ve imansızlık, küfür ve münafıklık bahislerine rastlamak mümkün değildir. Bu ÇOK VAHİMDİR. Çünkü tevhid yolcularının bu emelde en büyük tehlikesi şirk çukuruna hem de farkında olmadan yuvarlanmalarıdır.

Cennete gönül koyanlar cehennemden sakınmadan, tevhide gönül koyanlar şirk belasını tanıyıp sakınmadan Sırat-ı Mustakim üzerinde kalamazlar. Mü’min, imanını ecele kadar muhafaza edebilmek için şirki tanımak ve şeytandan sakınmak zorundadır.

Yazık ki dini paylaşım sayfalarında güzel çiçek resimlerinin binde biri kadar bile şirk belasına yer verilmeyerek, şeytana ortam hazırlanmaktadır.

Bir diğer konu ise dini bir siyasi grup ve partiye endekslemek gayretidir ki bu son derece yanlıştır. ÇÜNKÜ DİN ALLAH’INDIR. Dinin, takımı, kulübü, mezhebi, partisi, takımı olmaz! Bunun aksini iddia edenler ve bu gayede bir sahiplenmeye çalışanlar dini tanımamış demektir. Böyle olunca emek ve emelleri de boşunadır.

Milletçe içleri acıtan bir bahis de bu ülkeyi sayısız düşmandan temizlemekte millete öncülük eden, ezan seslerinin halen devam etmesini borçlu olduğumuz, asker ve sivil büyüklerimize edilen sayısız hakaret ve hatta küfürlerdir.

Başını Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çektiği bu talihsizler grubu, saldırı ve vefasızlık yapanların tamamından ahirette şikayetçi olacaktır. Çünkü vefat eden bu insanlar hakkında iyi konuşmak, gerekirse susmak Peygamberimizin emridir. Dahası gıybet ve iftira hele ki yalan ve haset affedilmeyecek büyük suçlardandır. Çünkü tarih ve belgeler araştırılmadan, üfürük rivayetler ile iftira atmak dine zarar vermektir, ahde vefadan yoksun olmak demektir.

Hatta heykellere konulan bir demet çiçeği, puta tapmak gibi ibadeti bir amel gösterme gayreti dine yalan söyletmekten öte birşey değildir!

Zaman içinde değişen rüzgârlara göre Türklüğü batırıp çıkarmak, diğer mezhepleri dinden sayıp saymamak, savaşı teşvik edip etmemek, İslam’ı milli veya milletlerarası tanımlamak doğru değildir. ÇÜNKÜ HAK BİR; BATIL ÇOKTUR. Hakikat mevsimine, kişisine, çağa göre değişmez. Değişen kişilerdir ve kişiler değişiyorsa sorun var demektir.

Terör bir insanlık ve din suçudur. Lanetlenmesi gereken bu bahis bazılarınca hala savunulabilmekte ve yanlış ideolojiler tarafından maksatlı olarak desteklenmektedir. Dahası maalesef halkın demokratik tepkisini gösterdiği bazı gösteri ve yürüyüşler, terör ile ilişkilendirilerek çok sayıda insana çok büyük haksızlık edilmektedir. Hak’ların hesap günü sahiplerine iade edileceği düşünülürse sosyal platformda bile olsa hak yememek gerektiği açıktır.

Kopyalama suretiyle içerik paylaşımının en büyük tehlikesi hırsızlık kapsamına girmesi, emeği zayi etmesidir. Anonim resimlerin paylaşılmasında sakınca yoksa da sahipli resimlerin “isimler silinerek” kullanılması uygun değildir.

Kadın kullanıcılara tacizlerin de dinle imanla elbet alakası yoktur. Bu siteler evlilik siteleri olmadığı gibi, arkadaşlık siteleri de değildir.

Velhasıl dinin, bu paylaşımlardan çıkardığımız sonuca göre, toplumca tam anlaşılamadığı, ayetlerin manasına temas etmekte sıkıntı olduğu, Peygamberimizin hadislerinin de gereğinin yapılmadığı, dinin sadece ibadet ve ahlakla sınırlı tutulduğu, imanın ve iman gereklerinin ikinci plana atıldığı şeklindedir ki gayemiz bu yanlışlara işaret edebilmektir.

İman, dinin belkemiği, hakikat Rabbimizin emridir. Ayetlerin emrettikleri farzdır. Kur’an hayata rehber edinilmek zorundadır. Yoksa şefaat bile ümmeti kurtaramayacak ve Peygamberimiz ümmeti ‘Kur’an’ı hayatın dışına itmekle’ suçlayacaktır. En büyük şefaatçi Kur’an ise kendisini okumayan, anlamadan okuyan bu ümmetten elbet şikayetçi olacaktır.

Şayet Kur’an anlaşılır halde okunursa, kullar Hakk’a içten ve daha güçlü bir sevgiyle yönelecek, azap ve hesaptan daha çok korkar hale gelerek, yüzyılımızın imansızlıklarına karşı çok daha dikkatli ve tedbirli olacaktır.

Eğer bu yapılmadan din reklam edilmeye çalışılırsa, faydadan çok zarar verilecek ve din özellikle genç dimağlara sosyal bir hobi şeklinde nakledilecektir.

Yanıbaşımızda bunca bela ve savaş sürüp giderken yapılması gereken iman kardeşliğini tesis, barışı tesis, ahlakı yeniden tesistir. 

Dini paylaşımlar dinde derine inmek, hakikati aramak, bulmak, yaymak, tefsir alimlerinden de istifade ile ayetleri görünür hale getirmekle mükelleftir. İşin sevap kısmı buradadır.

Yok eğer rivayetler, tahminler, yalanlar, değişik maksatlar için dine Kur’an dışında bir yön verilmeye çalışılırsa bu insan eliyle yeni bir din yaratmaktır ki şirktir.

Yüce Allah dine gerçekten gönül verdiğini sanan kullarına iman nasip etsin.
Yüce Allah Müslüman camiaya mü’min olabilme imkanı versin.
Rabbim sahte iman sahiplerini, dine zarar vermeye çalışanları tarumar etsin.
Rabbim kafir, müşrik ve münafıkların belasını versin.

Sosyal medyada dini paylaşımların yüzeyselliği

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dinci tayfanın din dışı söylem ve eylemleri

Dinci tayfanın din dışı söylem ve eylemleri

Dinci tayfanın din dışı söylem ve eylemleri (YAZIMIZI Sadece ve daima Allah diyebilen, Kur’an dışı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

− 3 = 1