Anasayfa / DAHA FAZLA / Dini hikayeler / Tahta çanak ve büyüklere saygı
imanilmihali.com
Dini-hikayeler

Tahta çanak ve büyüklere saygı

Tahta çanak ve büyüklere saygı hikayesi ilkokul kitaplarının tozlu yaprakları arasında unutulan hoş bir öyküdür. Öyküdeki ders ise affetme, hoşgörü, ahde vefa, maneviyat ve ana babaya saygı derslerini içerir.

Tahta çanak ve büyüklere saygı

Hepiniz hatırlarsınız ilkokul kitaplarında bir tahta çanak öyküsü vardı.

Aile eşini kaybetmiş dede ile birlikte oturur, oğlu işe gider gelir ve gelin dedeye bakardı. Evin oğlu ise dedesini çok sever ve ona acırdı. Dede oğlunun evinde mutlu ve huzurluydu ancak ailenin düzenini bozmamaya da gayret ederdi. Lakin zayıflayan kasları, dağılan dikkati ve unutkanlığı kimi zaman sorun olur, titrek elleriyle gerekli itinayı göstermede bazen istemeden hata ederdi.

Yine böyle bir akşam evin babası işten gelince yemeğe geçilmiş sohbet ediliyor ve yemek yeniyordu. Dede istemeden önündeki önce çatalı ve sonra yemek dolu tabağı masadan düşürdü ve bir anda gelin serzenişte bulunmaya ve kırık tabak nedeniyle bozulan yemek takımından bahisle dedenin bu hallerinden bıktığını söylemeye kadar vardırdı işi.

Evin oğlu ne dese bilemeden karısını sakinleştirmeye ve babasını üzmemeye gayret etse de beceremedi ve dede yaptığından utanarak doymadan masadan kalktı ve odasına gitti. Evin oğlu dedesinin bu haline çok içerlediyse de elinden bir şey gelmediğinden annesi adına dedesinden özür dilemek için dedesinin yanına gitti ve dedesine üzülmemesi gerektiğini söyledi.

Ertesi gün akşam yemeğinde ise çok kaba ve hayret uyandırıcı bir şey oldu ve annesi dedesinin önüne tabak olarak tahta bir tabak koydu ve gerekçesini de düşerse kırılmasın diye açıkladı. Anne ve babasının ortak kararı olduğu belli olan bu davranış evin oğlunu çileden çıkardı. Dede ise çaresiz yemeğini yedi ve gözyaşları içinde odasında akşamı etti, sonra yatıp uyudu.

Akşam yemeğinden sonra ortadan kaybolan evin oğlunu anne ve babası bir süre sonra fark etti ve aramaya koyuldu. Nihayet onu bahçede elinde bir küçük çakı ve bir tahta parçasıyla buldular. Ne yaptığını sorduklarında ise aldıkları cevap acı ve çaresizlik doluydu;

“Yarın siz de yaşlanınca ve benim ailemle yaşarken kırmayasınız diye şimdiden birer tane tahta çanak hazırlıyorum”

Evin oğlu ve eşi evlatlarının bu sözleri üzerine hiç olmadığı kadar üzülüp hatalarını anladılar ve hemen ilk yemekten itibaren de dedelerine normal tabakla servis yapmaya başladılar.

Evlatlarından aldıkları bu ders onlara; maddi zenginliklerin değil manevi güzelliklerin kıymetli olduğunu, yaşlılık halinde anne ve babaların tıpkı çocuklar gibi kas olarak zayıflamasının normal olduğunu, ama affetmek ve hoşgörünün en kıymetli yemek takımlarından da değerli bir şey olduğunu göstermişti.

Bir daha da asla böyle şeylere kalkışmadılar.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dini-hikayeler

1’den önce sayı var mı?

1’den önce sayı var mı? Allahü teâlâyı inkâr eden zeki bir dehri [ateist] vardı. Hristiyan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir