Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / Dua köşesi / TEBAREKE (MÜLK) SURESİ
imanilmihali.com
dualar

TEBAREKE (MÜLK) SURESİ

TEBAREKE (MÜLK) SURESİ

Tebareke suresi fazileti;

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Mülk sûresi kötülüklerden engelleyici ve kurtarıcıdır. Kabir azabından kurtarır.”

“Mülk sûresini her gece okuyan kimseden Cenab-ı Hak kabir azabını kaldırır.”

“Mülk sûresini okumadan yatma! Zira ölürsen kabirde sana yoldaş olur. Her gece Mülk sûresini okuyan kimse, Kadr gecesini ihyâ etmiş gibi sevâba nail olur.”

“Ben Mülk sûresinin, ümmetinmden her insanın kalbinde olmasını severim.”

“Kur’ân-ı kerîmden otuz âyetlik bir sûre, bir adama şefaat etti ve neticede mağfiret oldu. O, Mülk sûresidir.”

Eshab-ı kiramdan bir kaçı, bir yere çadır kurmuşlardı. Burada bir kabir bulunduğunu bilmiyorlardı. Çadırda mülk sûresinin okunduğu işitildi. Resûlullah efendimize bunu haber verdiklerinde: “Bu sûre, insanı kabir azabından korur” buyurdu.

Abdullah ibni Abbâs buyurdu ki: “Mülk sûresini oku! Onu ezberle! Çoluk çocuğuna ve komşularına da öğret. Zira bu sûre azabdan kurtarıcıdır. Okuyan kişiye Hak teâlâ indinde şefaatçidir. Eğer kişi onu ezberlemişse, Allahtan onu Cehennemden kurtmasını ister. Allah, o sayede kişiyi kabir azabından kurtarır.”

Muhammed bin Alkamî buyurdu ki: “Her gece Tebarake (Mülk) sûresini okuyanlara kabir suâli sorulmaz.”

Abdullah ibni Mes’ûd buyurdu ki: “Birisi vefat edip kabre konduğunda, azab melekleri ölünün başına gelir. Baş onlara der ki: “Ona dokunmayız. Zira o bana, Mülk sûresini okurdu.” Sonra karın tarafına varıp otururlar. O da der ki: “Ona dokunmayınız. Zira o bende Mülk sûresini ezberleyip hıfzetmiştir.” Bu sebeple bu sûreye, “kabir azabını engelleyici” anlamında “Mânia” denilmiştir.”

Abdullah ibni Mes’ûd buyurdu ki: “Kim her gece Mülk sûresini okursa, Allahü teâlâ bu sayede o kişiyi kabir azabından kurtarır.”

Tebareke Suresi (Mülk Suresi) Türkçe Okunuşu:

(1) Tebârekelleziy biyedihil mülkü ve hüve alâ külli şey’in kadiyrün

(2) elleziy halekal mevte vel hayate liyeblüveküm eyyüküm ahsenü amela ve hüvel azıyzül ğafur

(3) elleziy haleka seba semavatin tibakan ma tera fiy halkır rahmani min tefavüt ferciıl basare hel tera min füturın

(4) sümmerciıl basare kerreteyni yenkalib ileykel besarü hasien ve hüve hasiyr

(5) ve lekad zeyyennes semaed dünya bimesabıyha ve cealnaha rücûmen lişşeyatıyni ve a’tedna lehüm azâbes seıyr

(6) ve lilleziyne keferu birabbihim azabü cehenneme ve bi’selmasıyr

(7) izâ ülku fiyha semiu leha şehiykan ve hiye tefurü

(8) tekadü temeyyezü minelğayzı küllema ülkıye fiyha fevcün seelehüm hazenetüha elem ye’tiküm neziyr

(9) kalu belâ kad câena neziyrün fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey’in in entüm illâ fiy dalâlin kebiyr

(10) ve kalu lev künna nesmeu ev na’kılü ma künna fiy ashabis seıyr

(11) fa’terefu bizenbihim fesuhkan liashabis seıyr

(12) innelleziyne yahşevne rabbehüm bilğaybi lehüm mağfiretün ve ecrün kebiyr.

(13) ve esirru kavleküm evicheru bihî innehu aliymün bizatissudur

(14) elâ yalemü men halâk ve hüvel latıyfül habiyr

(15) hüvelleziy ceâle lekümül’arda zelûlen femşu fiy menâkibiha ve külu min rizkıhî ve ileyhinnüşur

(16) eemintüm men fiyssemâi en yahsife bikümül’arda feizâ hiye temur

(17) em emintüm men fiyssemâi en yürsile aleyküm hasıba feseta’lemune keyfe neziyr

(18) ve lekad kezzebelleziyne min kablihim fekeyfe kâne nekiyr

(19) evelem yerev ilettayri fevkahüm saffatin ve yakbıdne ma yümsikühünne iller rahmân innehu bikülli şey’in basıyr

(20) emmen hâzelleziy hüve cündün lekum yansurukum min dunir rahmân inilkâfirune illâ fiy ğurur

(21) emmen hâzelleziy yerzükuküm in emseke rizkah bel leccû fiy utüvvin ve nüfur

(22) efemen yemşiy mükibben alâ vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen alâ sıratın müstekıym

(23) kul hüveleziy enşeeküm ve ceale lekümüssem’a vel’ebsâre vel’ef’ideh kaliylen ma teşkürun

(24) kul hüvelleziy zereeküm fiyl’ardı ve ileyhi tuhşerûn

(25) ve yekûlune meta hazelvadü in küntüm sadıkıyn

(26) kul innemel ılmü ındallah ve innema ene neziyrün mübiyn

(27) felemma reevhü zülfeten si’ yet vücuhülleziyne keferu ve kıyle hazelleziy küntüm bihî teddeun

(28) kul ereeytüm in ehlekeniyallahü ve men maıye ev rahımena femen yüciyrül kafiriyne min azabin eliym

(29) kul hüver rahmân amenna bihî ve aleyhi tevekkelna feseta’lemune men hüve fiy dalâlin mübiyn

(30) kul ereeytüm in asbeha maüküm ğavren femen ye’tiyküm bimâin meıyn (Allâh-u Rabbül Alemin)

Meali;

1 – Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter.

2 – O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.

3 – O, yedi göğü, birbiri üzerine yarattı. Rahmân’ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin. Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?

4 – Sonra gözünü tekrar tekrar döndür (bak). Göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.

5 – Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.

6 – Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü gidilecek yerdir o!

7 – Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.

8 – Az daha öfkeden çatlayacak. Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: “Size korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi?” diye sorarlar.

9 – Derler: “Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz.” dedik.

10 – Ve derler ki: “Eğer biz dinleseydik, yahut düşünüp anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!”

11 – Böylece günahlarını itiraf ederler. (Artık) o çılgın ateş halkı (Allah’ın rahmetinden) uzak olsunlar!

12 – Fakat daha görmeden Rablerinden korkanlar var ya, işte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

13 – Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki, O, göğüslerin özünü bilir.

14 – Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

15 – O size yeri boyun eğer kıldı. Haydi onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve Allah’ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O’nadır.

16 – Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.

17 – Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Tehdidim nasılmış bileceksiniz.

18 – Andolsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Ama beni inkâr nasıl oldu?

19 – Üstlerinde kanatlarını açıp yumarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahmân’dan başkası tutmuyor. Doğrusu O, her şeyi görmektedir.

20 – Rahmân olan Allah’a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar, ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar. 21 – Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verecek olabilen kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar. 22 – Şimdi yüz üstü kapanarak yürüyen mi doğru gider, yoksa dosdoğru yolda yürüyen mi? 23 – De ki: “Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” 24 – De ki: “Sizi yerden üreten O’dur ve O’na toplanıp götürüleceksiniz.” 25 – (Onlar): “Doğru iseniz bu tehdit ne zaman olacak?” diyorlar 26 – De ki: “(O’na ait) bilgi, Allah’ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” 27 – Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: “İşte çağırıp durduğunuz şey budur!” dendi. 28 – De ki: “Baksanıza, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları öldürse, yahut bize merhamet etse, kâfirleri acı bir azabdan kim kurtarabilir? 29 – De ki: “O çok merhametlidir. O’na inanmış, O’na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz.” 30 – De ki: “Baksanıza, eğer suyunuz çekilse, size kim bir akarsu getirebilir?”

alıntı; http://www.yasinsuresi.net

TEBAREKE (MÜLK) SURESİ

Bu yazıyı okudunuz mu?

Anlamlı Ramazan duaları

Anlamlı Ramazan duaları

Anlamlı Ramazan duaları “De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir