Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Teberruc üzerine notlar
imanilmihali.com
Teberruc

Teberruc üzerine notlar

Teberruc üzerine notlar

Teberruc: dinin ahlaki ağırlıklı öncelikli bir teması ve Kur’ani bir terim olarak, kadının, doğuştan gelen ve sonradan edinilen güzelliklerini mahreme uygun olmayan yerlerde kasıtlı olarak göstermesi; bunun için çaba sarf etmesi veya kısaca eşi dışında birileri için süslenmesidir.

Terim bu kökten olarak Kur’ân’da iki âyette geçer:

1. “Nikâh umudu olmayan, oturan kadınların, “teberruc” yapmaksızın elbiseleri bırakmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Iffetli olmaları (ve dış elbiselerini dahi bırakmamaları) ise kendileri için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işitendir, bilendir. (Nûr: 24/60)

2. “Evlerinizde vakarla oturun. Önceki cahiliyye kadınlarının teberruc’u gibi teberruc yapmayın (süslerinizi teşhir ederek dolaşmayın). Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. (Ahzâb 33/33)

Konuyla ilgili pek çok hadiste mevcuttur.

Teberrucun yani başkaları için süslenmenin temelinde modern zaman fitnelerinin muhakkak etkisi çok büyüktür.

Kısaca bu nedenlere göz atılacak olursa; kozmetik tüccarlarının teşvik içeren reklamları, helal ve haram mevzularının tam bilinmemesi, koca için övünme duygusu, taklit isteği, ahlaki yetersizlik, kızlara eş arama çabaları, bakımlı olma ve sağlıklı yaşama inancı vb.. sayılabilir.

Teberrucun İslam dini manasında istenmeyen bir şey olduğunun bilinmesi meselenin ilk adımını teşkil eder. Diğer dinler için de bu bir kaide olduğu halde batılı modern yaşamın etkisiyle onlarca malesef önemini yitirmiş haldedir.

Bu yanlış hareketin uzantıları; aile ve toplum düzenini bozan, ahlaki olgunluğu zedeleyen, nikah ve mahremiyet konularının kutsallığına zarar veren, boşanmaları körükleyen, sapık ilişkilere davetiye çıkaran, gözlerle haram işlemeyi kolaylaştıran günahlara kadar uzanır. Dahası ırz, hürmet, kutsiyet gibi en temel dini kavramların önemini yitirmesine, eşler ve insanlar arası güvenin kaybolmasına neden olur. Bunların yitirilmesi de namus cinayetlerine, gayri meşru gebeliklere kadar uzanan bir seri günaha daha imza atar.

Teberruc, namussuzlukla, iffetsizlikle elbette birebir eşitlenemez. Çünkü teberruc ile yetinenlerin daha öte gideceklerinden emin olmak şeklinde bir kabul aslen sapık bir zihniyeti temsil eder. Ne var ki tümden gelindiği zaman yaşanan ahlaksızlıkların muhataplarının durumları incelendiğinde mütevazi, kapalı, sade hayat yaşayanlarda şahsi bakıma, spor ve zayıflamaya, dekolte giymeye meraklı olanlara göre oran bir hayli azdır. Muhakkak namus ve iffet aslen kafada başlar ve biter lakin iman ettiğimizi söylediğimiz Kur’an’ı bu manada rehber edineceksek ki öyle olmalıdır dikkatli olmak ve tehlikeyi fark etmek zorundayız.

Yaratılış ve nefis gereği kadınlar süslenmeye, güzel görünmeye ve erkekler güzele bakmaya meyillidir. Zamanın iş dünyası, teknoloji seviyesi insan ilişkilerini hem evrensel boyuta taşımış, hem artan gelir düzeyine paralel olarak sağlıklı, güzel ve uzun ömür yaşamak bir gaye haline gelmiştir. Ekonomik standardın artmasına paralel olarak gelişen aile dışı sosyal yaşam eski zamanların aksine akraba ziyaretleri yerini dış mekanlarda yemek ve sohbete bırakmıştır. Tatil ve özel günlerdeki alışkanlıklar ve güzel giyinme töreleri de yanlış yönde ilerleyerek seksi görünmeyi ve pahalı olanları tercih etmeyi hedef alan bir hale gelmiştir.

Teberruc ettiği halde ötesi ahlaksızlıklardan uzak duran, helal ve haramlara, günah ve taşkınlıklara geçit vermeyen muhakkak milyonlarca bayan vardır lakin burada bahsedilen tehlike cahil, sorumsuz, aç, kandırılmış ve bilinçsiz kadınların ötesi ahlaksızlıklara kaymaya meyilli halleridir.

Teberrucun kelime manası ve günah olduğunun öncelikle bilinmesi gerekir ki bu tür hatalar ve aşırılıklar olmasın veya küçük günah seviyesinde kalsın. Kadın ve erkeklerin mahrem yerlerinin nereler olduğu hatırlanacak olursa en başta zaten buraların açılması, haram ve helal içecek ve yiyecekler hatırlanırsa şarap ve diğer uyuşturucuların içilmesi, lüks ve israfın haram olduğu hatırlanacak olursa sadaka ve infak yerine pahalı elbise ve kozmetik ürünleri satın alınması, yaratılışı değiştirmenin haramlığı hatırlanırsa estetik ameliyatlara imkân tanınması zaten hatadır.

Niyet tüm amellerde olduğu gibi teberruc konusunda da geçerlidir lakin her durumda kadının diğerleri üzerinde bıraktığı etki kadının asli niyetinden farklı olabilir. Keza alkollü ve aşırı samimi veya birebir yalnız kalınan ortamlarda durum daha da maksadından çıkmış ve davetkâr bir hal alabilir. Niyetin en baştan bozuk olması durumunda ise zaten bu amel bir av mahiyetinde olduğundan diğer hatalara mecburen meydan verecek ve günahı da misliyle artacaktır.

Kadının süslenmesi, bakım yapması, düzenli, gösterişli, uygun olanı giymesi hatta kışkırtıcı kıyafetler giymesi normaldir ama bunların hepsi kendisine helal olanlar için yani eşi içindir. Evli olmayanların bir ölçüye kadar kendisini beğendirme gayretleri ve ileri yaşlardaki yaşlı evlilerin bakımı terk etmiş ve hatta örtülerini atmış olmaları mazur görülebilirse de evli olanların özellikle erken ve orta yaş grubundakilerin çok daha dikkatli olma zorunluluğu vardır.

Toplumun kabul ve alışkanlıklarının dini gereklerin önüne geçmemesi gereği herkesçe kabul edilmek zorundadır. Çünkü din zamana göre değişmeyen ana ilkelere sahiptir ve emredicidir. Kıyafetlerin 14 asır ile aynı olması, değişen coğrafyalara rağmen aynı kalması kabul edilemezse de açılıp saçılmak gibi yasak sahalara giren hareketlerin değişen zaman ileri sürülerek mazur hale getirilmesi mümkün değildir. Peygamber hanımlarına farz, diğer hanımlara vacip olan örtünme bahsinin ana ilkesinin başkalarının bakmasına ve kışkırtılmasına meydan vermemek olduğu hatırlanırsa aynı ilke teberruc içinde geçerlidir.

Yani satın alınan pahalı bir jeep aracına bir başkası bakıp keşke benm de olsa dediği an o jeep sahibine nasıl haramsa, o pahalı kıyafetler, takılar, zinnetler, çantalar da haramdır ve lüks ve israf sınırlrı zorlandığı zaman alt tabakadakilerin bozulacak moralleri ahlaki yapıyı daha da çok sarsacak mahiyettedir. Kopyalama ve örnek alma, büyüklerden görme, ekranlarda rast gelme şeklinde atılan adımlar teberrucu normalleştirme gayretleridir ve tamamı maksatlıdır. Nasıl ki ahlak yerine ahlaksızlığı özendirme bu dizi ve filmlerde esas kabul ediliyor ve izleyiciler ahlaksızlaşsın isteniyorsa bu dizi mesajlarının büyük bir bölümü de batılılaşma adına teberrucu teşvik eder mahiyettedir.

Meselenin özü haram ve helal sınırıdır ki helal olan eşlerin birbirine yaklaşması ve birbiri için süslenmesidir. Bunun dışında kendisine nikah düşmeyenlerin yanında, kendi cinslerinin yanında açılıp saçılmak bir yere kadar mübah kabul edilebilirse de zamanımızın eşcinsellik sapıklığı hatırlanarak bunda bile ölçüyü aşmamak önem arz eder. Hele ki kışkırtıcı ve zihni bulandırıcı içecek ve uyuşturucular kontrol mekanizmalarını devreden çıkardığı için bu ortamlarda gayri müsait yakınlaşmalara bile sebebiyet verebilir.

Kaldı ki eşinden başkalarının yaşadığı ortamlarda mesai yapmak zorunda olan veya eşinin olmadığı bir sosyal organizasyona katılmak zorunda kalan bir kadın çalışanın hele bu ortamda bahsedilen uyuşturucular da varsa çok daha dikkatli olması gerekir ki küçük günahlar büyük günahlara dönmesin.

Kadın bu bakış açısıyla başkalarına yanlış mesajlar vermemek için kocası yanındayken bile ölçülü ve mutedil giyinmek ve süslenmek mecburiyetindedir.

Özetle; teberruc eşinden başkalarına süslenmek, onlara sahip olduklarını (!) göstermek, pahalı ve kokulu kıyafet ve kozmetikleri başkalarının duymasını istemek, başkalarında bir beğenilme hissi uyandırmak girişimidir. Bu hareketin devamı ve sürekliliği tehlikeli olabileceği gibi, bu hareketin alkol ve uyuşturucu gibi cesaret arttırıcı şeylerle aynı ortamı paylaşması durumu daha vahim hale sokar.

Namazda ve diğer zamanlarda kulun örtünme seviye ve şekilleri bellidir. Eşler arası ve nikah kapsamındaki esaslar da bellidir. Sosyal ilişkilerde ciddiyet, vakur ve faziletli davranma esasları da malumdur. Keza helal ve haram yiyecek ve içecekler de bellidir. Yaratılışı değiştirmek, mevcudu beğenmemek gibi estetik hamleleri baştan sona isyan demek olduğu gibi şeytanın ahdine de müsaittir. Lüks ve israf ise zaten haramdır. İyi, yararlı, toplumsal yapıyı güçlendirici gayretler yerine bu tür öne çıkmayı hedefleyen, ahlaki yapıya zarar veren, israfı körükleyen, kontrol sistemlerini devreden çıkaran, paraya tapmayı hedef haline getiren bu yaklaşımlar baştan sona hatadır ve ırz, haysiyet, gurur ve imanla doğrudan alakalıdır.

Çoğu kadınımızın dileği erkeklere değil kendi cinslerine karşı güzel görünme bahanesidir ki bu kabul edilemez. Çünkü evden çıkıldığı anda erkeksiz bir ortam yoktur ve her durumda birileri görecek, kokuyu alacak veya iç geçirecektir.

Kozmetik firmalarının dakikalar süren reklamları ile kışkırtmaya özen gösterdiği bu mübah olmayan alışkanlık koca tarafından engellenmeli, kadın tarafından da dini sonuçları çok iyi tahayyül edilmelidir.

Cahiliye Araplarının yaptığı gibi benzetmesiyle anlatılan teberrucun modern zamanla ve akılla bağdaşmasının mümkün olmadığı, açılıp saçılmadan da güzel görünülebileceği, başkalarınca değil sadece eşi tarafından beğenilmenin yeterli olacağı anlaşılmalı ve buna uygun davranılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki başkalarının o işi yapıyor olması o işi mübah hale getirmez. Aksine yaygınlaşan hataya toplumda ne kadar çok insan tenezzül eder ve o hata toplumda ne kadar kalıcı hale gelirse ecelden sonra bile o kötülüğe çığır açanların sorumluluğu bitmez.

Sadece iyi niyetle, bakımlı ve güzel giyinme gayretindeki hanımların ilk dikkat etmesi gereken şey başkaları kendisini gördüğünde ne hissedeceği sorusunun cevabıdır. Eğer bu kadını rahatsız ediyorsa ki etmelidir dikkatli olmak mecburiyeti vardır.

Zayıflamak adına Allah’ın helal kıldığı yiyecekleri yememek te başlı başına bir hatadır. Çünkü bu kendisine haram kılma girişimi Yüce Allah’ın ‘nimetlerimden bol bol yiyin ama israf etmeyin’ emrine de ‘bir iş ve oluşu tamamladığınızda hemen diğerine koyulun’ emrinede aykırıdır. Yani bol yemekte sakınca yoktur. Sakınca, bol yedikten sonra hareketsiz ve enerji harcamaya mani tembellik hallerinde olmaktır. Yani zayıflamak için gerekli olan şey perhiz (yani yasaklama) değil bol hareket etmektir.

Estetik ameliyatların tehlikesi ise yaratılışı beğenmediği için değiştirmek manası taşıdığı için isyan hudutlarına girmesindedir. Bunlara harcanan sayısız paralar da cabası.

Aslolan her durumda niyettir. Zorunluluk halinde tüm cerrahi operasyon ve doktor diyetleri makbuldür. Lakin keyfiyete dayalı ameller, istek ve helali yasak kılmalar ceza ile karşılık bulacaktır.

Teberruc kendi başına bile günahtır ve devamı, alışkanlık edinilmesi, uzantısındaki ahlaksızlıklara sapması zaten yoldan çıkmak demektir ki baştan sona ilahi değil şeytani bir girişimdir. Masumane niyetlerle yapılan güzel görünme gayretleri bir yere kadar mazur görülürse de dikkatli davranmak ve kışkırtıcı, davetkâr olmamak gerekir. Unutulmamalıdır ki sizin niyetiniz ne kadar masum olsa da sizi o halde gören birileri sizin kadar masum olmayabilir.

Esas olan eşler arası muhabbet ve sevgidir ki kadının güzelleşmesi sağlıklı ve ahlaklı nesillerin devamı için evliliğin devamına ve cinsi cazibeye sebebiyet verdiğinden teşvik bile olunur, olunmalıdır. Ancak başkalarının dikkatini çekmeye çalışmak istemeden bile olsa yasak ve günahtır.

Öte yandan kadınların dışarı çıkarken süslenmesi ama öte yandan evde pejmürde kıyafet ve hallerde bulunması teberrucun ispatıdır. Yani asıl maksat olan eşe beğendirme yerine evde eşi önemsememe ama dışarı çıkarken süslenme teşebbüsü o ameldeki sakat niyeti de ortaya koymaktadır.

Kalpleri, akılları, niyetleri bilen Allah herkesin yapıp ettiğinden haberdardır ve hesap soracaktır.

Yukarıda yazılı olanlar erkek eş için de geçerlidir. Yani evde pijamayla otururken dışarı çıkarken süslenmek ve püslenmek, başka kadınların (veya erkeklerin) kendisini beğenmesine çalışmak erkeğin teberrucudur ve Kur’an’da bahsedilmese de diğer kadınları kışkırtma ve ağına düşürme maksadı taşıdığından aynı şekilde günahtır.

Doğru olan aileyi ve toplumu ahlaki manada üst düzeylere taşımak, dini hayata egemen kılmak, has niyetleri savunurken, modern zaman fitneleri gibi mazeretler arkasına saklanmamaktır. Yüce Allah’ın sınırları bellidir ve herkes bunlara riayet etmekle mükelleftir. Uymayan mazeret aramak yerine kendisini düzeltmeye çalışmalıdır. Uyan ise karşılığını elbet alacaktır.

Her açık giyinen kötü kadın değildir ama her kötü kadın açık giyinir. Bu nokta da konuya dışardan muhatap olanların dikkat etmesi gereken bir husustur. Çünkü dekolte giyeni din dışı ilan etmek bizzat o kişinin din dışılığının ispatıdır.

Günahla büyük günahı, haramla mübah olmayanı ayırt etmek gerekir ki zannın aşırısı, açık ve ayıp aramak, dedikodu ve gıybet etmek, kıskanmak, haset etmek, yalan söylemek, zina etmek, gözlerle zina işlemek, gayri meşru ilişkilerden evlat sahibi olmak gibi şeyler zaten dinen yasaktır.

Herkes elbet Rabbimizin dilediği bir zamanda hakikati görecek ve doğru yola dönecektir. Mühim olan siyonizmin, kapitalizmin, para denen putun kulu ve kölesi olanların çok iyi anlaşılmasıdır ki bizlere bunları güzel gösterenlerin aslen hangi dine mensup olduğuna veya münafıklık derecelerine bakmak gerekir. Yapan bir suçluysa yapmayı özendiren ve meşrulaştıran yönetici ve idareciler bin suçludur. Herkes kendi günahından sorumlu olsa da o yanlışın toplumda yer etmesinden memnun olanların vebali çok daha büyüktür.

Düşünülmelidir ki toplumda sayısız sapık zihniyetli insan mevcuttur ve bunların ilk hedefi niyetleri ne kadar masum olsa da dışarıya yanlış (!) mesaj veren kadınlardır.

Son söz olarak ta şu söylenmelidir ki kadın süslense, açılıp saçılsa, teberruc etse, pahalı kokular sürünse de iman sahibi erkek bakmayacak ahlaki olgunlukta olmalıdır. Göz çarpması müstesna yiyecek gibi bakan erkeklerin kınamaya hakkı yoktur aksine bu hatalı eylemi teşvik eder mahiyettedirler. Kadının teberrucu nasıl normal değilse, erkeğin bakması da o denli hatalıdır.

Cennet ahlakı eşinden başkasını gözü görmeyen kadın ve eşinden başkasına bakmayan erkek olarak boşuna tarif edilmemiştir. Bu ahlaki erdeme sahip olamayanlar ise cennete layık değil demektir ve ne kadar uğraşsalar da ahlaki olarak kendilerini terbiye edemedikleri sürece cennet onlara haramdır.

Bu ahlaki ergenliğe erişmenin yolu da önce iman ve sonra ibadetle salih ameldir ki ahlak bu güzelliklerin meyvesidir. Yani iman edilmeden tabi olunduğu iddia edilen dinin faydası yoktur ve iman olmadan emir ve yasaklara uymanın zorunluluğu da keyfiyete bağlıdır. Kul imanı nispetinde hatalardan ve haramlardan kaçınacağı için bu bahsedilen yanlışlara sapmaktan da inşallah uzak duracaktır.

Modernlik, bakımlı olmak, güzel olmak ile bu bahsedilenleri karıştırmamak çok önemlidir ki bakımlı ve güzel tüm insanları dinsiz diye yaftalamak yanlıştır. Lakin göz aklın ilk giriş kapısı olduğundan görünen beyinde hemen bir kavram ve algı oluşturur. Buna meydan vermemek ve usulünce giyinmek, derecesince koku sürünmek, yer ve mekâna, oturup kalkmalara dikkat etmek gerekir. Dahası ve en önemlisi başkalarına verilen mesaj çok iyi tetkik edilmelidir ki teberruc içinde olan kadının niyeti iyi bile olsa ona bakanların başkaca hissiyat ile yorum yapması ortada bir yanlış olduğunun da ispatıdır.

Allah korusun teberrucun ileriki aşamaları namus cinayetlerine kadar ulaşan derinliktedir ve bu illetten mümkün mertebe uzak durmak gerekir.

Felsefi olarak ta kadın ve erkek, etten ibaret değildir. Her iki cinste diğer tüm varlıklardan farklı olarak akla, imana, terbiyeye, iradeye sahip nadide varlıktır. Bu tür açılıp saçılmalar ve açılıp saçılanlara prim vermeler ise o işi yapan ve bakanları karakter, ahlak, donanımdan ziyade ete önem veren hayvanlar pozisyonuna sokar. Yani insani değerler et ve teni ön plana çıkaran herkes için kaybolmuş demektir. 

Rabbim yaşadığımız zamanda bu kadar fitne ve fesat varken, diziler, ekranlar, gazeteler boy boy ahlaksızlıklarla doluyken, toplum kabulleri batılı devletleri kopyalayıp dururken, İslam gerekleri diğer dinlerin kabulleri boyunduruğuna girmek üzereyken, insanlar Kur’an’dan uzaklaşmakta iken bizlere yardım etsin.

Rabbim, bu ahlaksızlıklara, teşviklere çanak tutan yönetici ve idarecilerin maksatlarını bu Kur’an’dan uzak cahil toplumun anlamasına imkân tanısın.

Rabbim boşanma oranlarının tavan yaptığı zamanımızda aile ilişkilerinin toplumun temeli olduğunu tüm kalplere yerleştirsin.

Rabbim tüm insanları, teberruc, süslenme, estetik, lüks ve israf dolu harcamalar yerine infaka ve paylaşmaya kılavuzlasın.

Rabbim kadınlarımızın yüksek ahlaki ve faziletli duruşlarını daim eylesin.

Rabbim kötü yoldaki kadınlarımıza, kendisini kötü yola mahkûm hisseden kadınlarımıza ve erkeklerimize hidayet nasip etsin, tevbeyi nasip etsin.

Rabbim süslenen kadınlara bakmayan, başını harama çevirmeyen, gözlerle zina işlemeyen ahlaklı erkekler nasip eylesin.

Rabbim tüm kullarına cennet ahlakı ile Peygamberimiz ahlakı ile ahlaklanmayı nasip eylesin.
Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir