Anasayfa / dini temel bilgiler / Temel dini bilgiler – Namaz ibadeti
imanilmihali.com
Temel dini bilgiler

Temel dini bilgiler – Namaz ibadeti

Temel dini bilgiler – Namaz ibadeti

Namaz İbadeti

Namaz, Müslüman bir kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğu ibadetlerin başında gelir. Kişinin Allah’a karşı sevgi, saygı ve bağlılığının bir ifadesi olan namaz, ergenlik çağına gelmiş, akıl sağlığı yerinde olan her Müslümana farzdır. Namaz, Kur’an-ı Kerim’de “salat” kelimesiyle ifade edilmiştir.

Salat; namaz kılmak, dua etmek, övmek ve yüceltmek anlamlarına gelir. Namazın farz bir ibadet olduğu Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “…Namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.” (Nisâ suresi, 103. ayet)

Peygamberimiz, “Namaz dinin direğidir.” (Tirmizî, İman, 8) buyurarak namazın önemini dile getirmiştir. Bir başka hadisinde ise namazı İslam’ın şartlarından birisi olarak saymıştır. (Buharî, İman, 2)

Namaz, Allah’a teşekkür ve kulluk etmek amacıyla kılınır. Çünkü Allah insanı en güzel şekilde yaratmış ve ona pek çok nimet vermiştir. İnsanın da bütün bu nimetleri veren Allah’a şükretmek için namaz kılması gerekir.

Namaza hazırlık şartları:

Hadesten taharet: Namaz kılacak kişinin abdest alması veya gerekli durumlarda boy abdesti almasıdır.

Necasetten taharet: Bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak yerin temiz olmasıdır.

Setr-i avret: Namazda vücudun gerekli yerlerinin örtülmesi demektir. Erkeklerde diz ile göbek arası, bayanlarda ise el, yüz ve ayaklar hariç bütün vücudun örtülmesidir.

İstikbal-i kıble: Kişinin namazda kıble (Kâbe) ye yönelmesidir.

Vakit: Kılınacak namazın vaktinin gelmiş olmasıdır. Bir gün içerisinde sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere beş vakit farz namaz kılınır. Haftada bir defa farz olan cuma, yılda iki kez vacip olan bayram namazı, ramazan ayında sünnet olan teravih namazı, ölen kişinin ardından cenaze namazı kılınır. Cenaze namazı farz-ı kifayedir.

Niyet: Kılınacak namaz için niyet etmek.

Namazın kılınış şartları (rükünler):

İftitah (başlama) tekbiri: Namaza “Allahu ekber” diyerek başlamaktır.

Kıyam: Namazda ayakta durmaktır.

Kıraat: Namazda ayaktayken Kur’an’dan birkaç ayet okumaktır. Örneğin, Fâtiha suresini okumakla bu şart yerine getirilmiş olur.

Rükû: Kıyamdan sonra elleri dizlere koyarak eğilmektir.

Secde: Rükûdan sonra; elleri, dizleri, ayak uçlarını, alnı ve burnu yere koymaktır. Secde peş peşe iki kez yapılır.

Kade-i ahire (son oturuş): Namazın sonunda “Tahıyyat” duasını okuyacak kadar oturmaktır.

Namazın vaciplerinden bazıları şunlardır:

Fâtiha suresini okumak, farzların ilk iki rekâtında, sünnetlerin her rekâtında Fâtiha suresinden sonra en az üç ayet ya da en kısa üç ayet kadar uzunlukta bir ayet okumak, üç ve dört rekâtlı namazların ikinci rekâtında oturmak, her iki oturuşta da “Tahıyyat” duasını okumak ve namazlarda yanılma durumlarında sehiv secdesi yapmak.

Namazın sünnetlerinden bazıları şunlardır:

kıyamda elleri bağlamak, “Sübhâneke” duasını okumak ve Fâtiha’dan önce besmele çekmek, beş vakit namaz ve cuma namazı için ezan okumak ve kamet getirmek, rükû ve secde de okunan duaları en az üçer kere söylemek ve bütün namazların son oturuşunda, gayri müekket sünnetler ile nafile namazların her oturuşunda Tahıyyat’tan sonra Salli ve Barik dualarını okumak; bundan sonra da “Rabbena” veya benzeri bir duayı okumak.

Bütün namazların kılınışı genellikle birbirine benzer. Örnek olması açısından sabah namazının sünnetinin kılınışını aşağıda görelim.

Kılınacak namaz iki rekâttan fazla ise ilk iki rekât yukarıdaki tabloda belirtildiği şekilde kılınır. İkinci rekâtın sonunda “Tahıyyat” duasının ardından “Allahu ekber” denilerek üçüncü rekât için ayağa kalkılır. Besmele çekilip Fâtiha suresi okunur. Daha sonra;

1. Eğer kılınan namaz, bir farz namaz ise Fâtiha’dan sonra bir şey okunmadan rükû ve secde yapılır. Aynı şekilde dördüncü rekât da kılınarak son oturuş ve selam ile namaz bitirilir. Örneğin; öğle, ikindi ve yatsı namazlarının farzları böyle kılınır.

2. Eğer kılınan namaz, bir sünnet namaz ise namazın üçüncü ve dördüncü rekâtlarında da Fâtiha suresinin peşine, bir sure ya da birkaç ayet okunarak aynı şekilde namaz bitirilir. Örneğin, öğle namazının ilk sünneti ile cuma namazının ilk ve son sünneti böyle kılınır.

3. İkindi ve yatsı namazının dört rekâtlık sünnetlerinde, diğer namazlardan farklı olarak ilk oturuşta “Tahıyyat” duasından sonra “Allahümme salli ve Allahümme barik” duaları okunur. Ayrıca üçüncü rekâta kalkıldığında Fâtiha suresinden önce “Sübhaneke” duası, Eûzü ve besmele okunur.

4. Vitir namazında Tahıyyat duası okunduktan sonra ayağa kalkılır. Fâtiha ve zammı sureden sonra eller kaldırılarak tekbir alınır ve Kunut duaları okunur. Rüku ve secdeden sonra üçüncü rekâtın sonunda oturulur. Selam verilerek namaz bitirilir.

5. Bütün namazların son oturuşunda; Tahıyyat, Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbenâ duaları okunur.

Namazdan sonra otuz üçer defa “Sübhanallah”, “Elhamdulillah” ve “Allahu ekber” diyerek tesbihatta bulunmak ve dua etmek önemli bir sünnettir. Cuma namazı, haftada bir kez cuma günü, öğle namazı vaktinde cemaatle kılınan farz bir namazdır. Hicret (622) esnasında farz kılınmıştır. Cuma namazının kılındığı gün ayrıca öğlen namazı kılınmaz. Ancak cuma namazını kılamayanlar, o günün öğle namazını kılarlar.

Cuma namazı yolculara, camiye gidemeyecek kadar hasta olanlara ve özgürlüğü kısıtlanmış olanlara farz değildir. Ancak bu kimseler isterlerse cuma namazını kılabilirler. Cuma namazı, dördü ilk sünnet, ikisi farz ve dördü de son sünnet olmak üzere toplam on rekâttır. Namaz öğle ezanının okunmasıyla başlar. Önce dört rekâtlık ilk sünnet kılınır. Bu namazın kılınışı öğle namazının ilk sünneti gibidir. Ardından müezzin cami içinde ezan okur. Buna “iç ezan” denir. İç ezandan sonra imam “minber”e çıkar ve “hutbe” okur. Hutbeden sonra müezzin kamet getirir ve cemaatle cumanın iki rekâtlık farzı kılınır. Cumanın farzı, sabah namazının farzı gibi kılınır. Farzdan sonra herkes kendi başına cumanın ilk sünneti gibi dört rekât sünnet daha kılar.

Teravih namazı, ramazan ayında kılınır. Yatsı namazının son sünneti ile vitir namazı arasında kılınan sünnet bir namazdır. Cemaatle kılındığı gibi tek başına da kılınabilir ve 20 rekâttır. İki veya dört rekâtta bir selam verilerek kılınabilir. Eğer iki rekâtta bir selam verilirse sabah namazının sünneti gibi kılınır. Dört rekâtta bir selam verilirse ikindi namazının ilk sünneti gibi kılınır. Her selamdan sonra Peygamberimize salavat getirilir. Namaz tamamlanınca kısa bir dua edilir. Daha sonra vitir namazı cemaatle kılınır.

Bir yılda, iki dinî bayram vardır. Bunlardan biri Ramazan Bayramı, diğeri ise Kurban Bayramı’dır. Her iki bayramda da iki rekât bayram namazı kılmak vaciptir. Bayram namazı, bayramın birinci günü güneş doğduktan kırk beş dakika sonra camide cemaatle kılınır.

Bayram namazının kılınışı şöyledir: Önce, “Niyet ettim Allah rızası için bayram namazını kılmaya, uydum imama.” denilerek niyet edilir. İmamla birlikte “Allahu ekber” denilerek namaza başlanır. Herkes, içinden “Sübhâneke” duasını okur. Daha sonra imamla birlikte eller kaldırılarak üç kez tekbir alınır. İlk İki tekbirde eller yana salınır. Üçüncü tekbirde eller bağlanır. İmam yüksek sesle “Fâtiha suresini” ve ardından, Kur’an’dan birkaç ayet okur. Rükû ve secdelerden sonra ikinci rekâtı kılmak için ayağa kalkılır. İmam “Fâtiha suresini” ve Kuran’dan bir bölümü yüksek sesle okur. Peşinden üç kez “Allahu ekber” denilerek tekbir alınır ve her defasında eller yana salınır. Dördüncü tekbirde rükûya gidilir. Secdeler ve son oturuştan sonra selam verilerek namaz bitirilir.

Namazdan sonra imam minbere çıkarak hutbe okur. Hutbede günün anlam ve öneminden bahseder. Hutbenin bitişinde ortak bir dua yapılır. Cemaat camiden dağılmadan önce birbiriyle bayramlaşır. Müslümanların birbirilerine karşı görevlerinden birisi de ölen kimsenin cenaze namazını kılmaktır. Cenaze namazı farz-ı kifâyedir. Yani bir grup Müslümanın cenaze namazını kılması ile diğer Müslümanlardan yükümlülük kalkmış olur.

Cenaze namazı dua niteliği taşıyan bir namazdır. Cenaze namazı ayakta kılınır. Rükû ve secdesi yoktur. Namaz esnasında, ölen kişi yıkanmış ve kefenlenmiş bir hâlde, cemaatin önünde, “musalla” denilen yüksekçe bir yere konulur. İmam önde, cemaat ise imamın arkasında ayakta saf oluşturarak durur. Cenaze namazına, ölen kişinin erkek, kadın veya çocuk oluşuna göre niyet edilir. “Allah için namaza, Resulullah için salavata ölü (meyyit) için duaya, er kişi (veya kadın/çocuk) niyetine uydum imama.” şeklinde niyet edilir. Niyetten sonra diğer namazlarda olduğu gibi tekbir alınarak eller bağlanır. İmam ve cemaat, içinden “Sübhaneke” duasını “vecellesenaûk” cümlesiyle birlikte okurlar. İmam ellerini kaldırmadan yüksek sesle tekrar “Allahu ekber” diyerek tekbir getirir. Bu sefer herkes içinden “Salli ve Barik” dualarını okur. İmam üçüncü kez yüksek sesle Allahu ekber der. Bu sefer herkes içinden Cenaze duasını okur. Bu duayı bilmeyenler Fâtiha suresini ya da başka bir dua okurlar. Dördüncü tekbirden sonra selam verilerek cenaze namazı bitirilmiş olur.

Namazdan sonra ölü için toplu hâlde dua edilir ve imam cemaatten, ölen kişiye haklarını helal etmelerini ister. Daha sonra cenaze defnedilmek üzere mezarlığa götürülür. Cuma, cenaze ve bayram namazlarının cemaatle kılınması şarttır. Beş vakit namazın cemaatle kılınması asıldır. Ancak tek başına da kılınabilir. Sevgili Peygamberimiz cemaatle kılınan namazın daha fazla sevap olduğunu haber vermiştir.1

Toplu hâlde kılınan namazda namaz kıldıran kişiye “imam”, imama uyanlara ise “cemaat” denir. Namaz kıldırırken imamın camide durduğu yere “mihrap”, cemaatin oluşturduğu düzgün sıralara da “saf” denir. Beş vakit namaz ve teravih namazı camide cemaatle kılınabileceği gibi cami dışında uygun ve temiz olan her yerde kılınabilir. Beş vakit namazın sadece farzları cemaatle kılınır. Sünnetler ise tek başına kılınır.

Cemaatle kılınan namaza başında yetişemeyen kimse, yetiştiği yerden itibaren imama uyar. İmam selam verip namazı bitirdikten sonra, kendisi selam vermeden kalkıp kılmadığı rekâtları tek başına tamamlar.

Camiler, Müslümanların bireysel ve toplumsal hayatında önemli bir yere sahiptir. İnsanların toplanıp birbirleriyle kaynaştığı, aralarındaki sevgi ve dayanışma bağlarının güçlendiği yerlerdir. Bu yönüyle camiler, birlik ve beraberliğin pekişmesinde önemli görevler üstlenmektedir. İnsanlar cami ve mescitlerde birbirleriyle görüşür, tanışır ve kaynaşırlar. Bu da toplumsal barış ve dayanışmaya katkı sağlar.

Namaz kılarken Yüce Allah’a duyduğumuz saygı, hareketlerimize de yansır. Günlük hayatımızda yaptığımız bazı davranışları namaz esnasında yapamayız. Bu davranışların bazıları yapıldığında namazımız bozulmuş olur. Bu durumda o namazı tekrar kılmamız gerekir.

Namazı bozan davranışların bazıları şunlardır:

• Namazın farzlarından birini terk etmek. Örneğin, namazda rükû yapmadan secdeye gitmek namazı bozar.
• Namazdayken abdestin bozulması.
• Namazda göğsü kıbleden başka bir yöne çevirmek.
• Namazda Kur’an’ı, anlamı bozulacak şekilde okumak.
• Dışarıdan bakıldığında namazda olmadığı izlenimi verecek davranışlarda bulunmak. Örneğin, namazda konuşmak, gülmek, bir şey yemek ve içmek namazı bozar.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Temel dini bilgiler

Dua ve tövbe

Dua ve tövbe Dua ve Tövbe Dua, Allah’a yalvarma, dilek ve istekleri ona iletmektir. Dua ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir