Anasayfa / dini temel bilgiler / Temel dini bilgiler – Zekat ibadeti
imanilmihali.com
Temel dini bilgiler

Temel dini bilgiler – Zekat ibadeti

Temel dini bilgiler – Zekat ibadeti

Zekât İbadeti

Zekât kelime olarak, artma, çoğalma, arınma ve bereket anlamlarına gelir. Zekât, zengin Müslümanların yılda bir kez malının veya parasının belli bir miktarını Allah rızası için ihtiyaç sahiplerine vermesidir.

Zekât, mal ile yapılan bir ibadettir. Hicretten iki yıl sonra Medine’de farz kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de zekâtın zorunlu olduğunu belirten pek çok ayet vardır. Bunların birinde şöyle buyrulmuştur: “Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı eksiksiz görür.” (Bakara suresi, 110. ayet)

Dinimize göre zengin sayılan Müslümanların zekât vermesi farzdır. Bir kimsenin dinen zengin sayılabilmesi için nisap miktarı mala sahip olması gerekir. Nisap; yeme, içme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların dışında en az 85 g altın veya ona eş değer mal ya da paraya sahip olmaktır. Zekât verilecek malın veya paranın bir yıl süreyle sahibinin elinde bulunması gerekir.

Ayrıca zekât verecek kişinin ödeyemeyeceği borcu da bulunmamalıdır. Bir maldan zekât verilebilmesi için o malın gelir getiren cinsten olması gerekir. Ayrıca bu malların ihtiyaç fazlası olması da şarttır. Oturulan ev, evde kullanılan eşyalar, giyilen elbiseler ve binek olarak kullanılan araç için zekât verilmez. Diğer taraftan zekât, malların iyisinden verilmelidir.

Nitekim bu durum, Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah zengindir, övgüye layıktır.” (Bakara suresi, 267. ayet)

Zekât verirken akraba ve komşulardan ihtiyaç sahibi olanlara öncelik tanınmalıdır. Ancak zekât verecek kişi, bakmakla yükümlü olduğu eşine, çocuklarına, torunlarına, annesine, babasına, büyük anne ve büyük babasına zekât veremez. Bunların dışında kalan yakın akrabalara zekât verebilir.

Zekâtın bir ibadet olduğu unutulmamalı ve zekâta niyet edilmelidir. Zekât, Allah için verilmeli ve zekât alan kişiyi minnet altında bırakacak, incitecek davranışlardan kaçınılmalıdır. Mümkünse zekât gizlice verilmelidir. Allah Kur’an’da yoksullara karşı çok dikkatli olunması gerektiğini bir ayette şöyle dile getirmiştir: “Öyleyse yetimi sakın üzme. İsteyeni sakın azarlama.” (Duhâ suresi, 9, 10. ayetler)

Bir insanın kendi isteğiyle yalnızca Allah rızası için yaptığı her türlü yardım ve iyiliğe sadaka denir. Sadakada miktar ve zaman sınırlaması yoktur. İnsanlar bu yardımı istedikleri zamanda ve miktarda yapabilirler. Ayrıca sadaka verecek kişinin zengin olması gerekmez. Bu yüzden sadaka, zekâttan daha kapsamlı bir ibadet şeklidir.

Herkesin yararlanacağı; cami, okul, yurt ve hastane gibi hayır kurumları yaptırmak veya bu kurumların yapımına katkıda bulunmak da sadakadır. Böyle sadakaya kesintisiz sadaka (sadaka-i cariye) denir. Öldükten sonra da sevabı devam eder. Peygamberimiz konuyla ilgili şöyle buyurmuştur:

“İnsanlar öldüğü zaman, amel defteri kapanır. Ancak kesintisiz iyilik (sadaka-i cariye) yapanların, topluma yararlı bir ilim (eser) bırakanların ve kendisine hayır dua eden bir çocuk yetiştirenlerin amel defterleri kapanmaz.” (Müslim, Vasiyyet, 14)

Sadaka sadece maddi değerlerle olmaz. İnsanın bilgisini ve tecrübesini diğer insanlarla paylaşması bir sadakadır. Yine bir yoksulun para, yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak sadaka olduğu gibi her türlü güzel ve yararlı davranış da sadakadır. Bir hastayı veya yaşlıyı ziyaret etmek, karşılaştığımız bir insana güler yüzle selam vermek, insanlarla tatlı dille konuşmak birer sadakadır.

Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Kardeşini güler yüzle karşılaman da bir iyiliktir.” (Tirmizî, Birr, 45.) Ayrıca insanların üzüntülerini paylaşmak, dertlerine ortak olmak ve onları teselli etmek de sadakadır.

Sadaka çeşitlerinden birisi de fıtır sadakasıdır. Ramazan ayında bayramdan önce verilmesi gereken bir sadakadır. Halk arasında bu sadaka türüne “fitre” de denir. Fitreyi zengin olan her Müslümanın vermesi gerekir. Zengin olmayanlar da fitre verebilirler. Fıtır sadakası kişi başına verilir. Bir ailedeki bütün bireylerin fitresini aile büyüklerinden birisi verebilir. Fitre miktarı kişinin ekonomik düzeyine, maddi durumuna göre değişir. Fıtır sadakasının miktarı, fitreyi verecek olan kimsenin bir günlük yiyecek masrafı kadardır. Fitre, zekât verilebilecek kişilere verilir; zekât verilemeyecek kişilere verilmez.

Zekat kurumlara değil kişilere verilir ve zekatın elden verilmesi esastır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Temel dini bilgiler

Dua ve tövbe

Dua ve tövbe Dua ve Tövbe Dua, Allah’a yalvarma, dilek ve istekleri ona iletmektir. Dua ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir