Anasayfa / BAŞ YAZILAR / Temizlik imandan gelir
imanilmihali.com
Temizlik imandan gelir

Temizlik imandan gelir

Temizlik imandan gelir

Temizlik imandan gelir ki iman kalp ve ruh ile, vicdan ve akıl ile dürüst, doğru ve sadık olmayı, güzele ve hak olana sadakati gerektirir. Maddi temizlik önemliyse de asıl temiz olma gereği niyetler ve inançlar içindir.

Dinen pis ve çirkin nedir?

Yüce Allah mübarek kelamı Kur’an’da pislik, çirkinlik ve cehaleti tanımlayarak temiz ve güzeli diğer tarafa koymuş ve aralarını delillerle ayırmış, pisi men ederek temizi özendirmiştir.

“(Ey Muhammed!) De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 5/100)

“Ey iman edenler! Allah’a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir ..” (Tevbe 9/28)

“Allah, aklını işletmeyenler üzerine pislik indirir.” (Yunus 10/100)

“Ey iman edenler! (Aklı örten) şarap (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 5/90)

“Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının ..” (Hac 22/30)

“Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.” (Tevbe 9/125)

“(Savaşmamak için izin isteyenlerin) Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.” (Tevbe 9/95)

“ .. İşte kâfirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.” (En’am 6/122)

“De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” (A’raf 7/33)

“ .. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir ..” (Hucurat 49/7)

Temiz olan nedir?

Pis ve çirkin işleri anlayamadan temiz ve güzellikleri tam olarak anlamak da mümkün değildir. Ayetlerin işaretiyle anlaşılan odur ki pis ve çirkin olanlar; aklı kullanmamak, yığılmış haram servetler, şeytan işi pislikler, şirk ve küfrün her türü, kalplerdeki imana ait her türlü hastalıklar, yalancı ve korkakların halleri, günahlar, haksızlıklar, adaletsizlikler, iftiralar, inkar, fasık ve hakka isyan gibi iyi ve güzele aykırı olan, ayetlerle emredilenin aksine olan her şeydir.

Temiz ise bunların zıddı ve güzel olandır. Temiz bu nedenle hem maddi hem manevi manadadır ve bedenin temizliğinden ziyade ayetlerde övülen kalplerin ve akılların temizlenmesidir.

Maddi temizlik ile Kur’an’ın kast ettiği nedir?

Maddi manada temizlik ile ilgili ayetlerde; temiz mekanlar, helal olanlar (yiyecek), abdest hali, kadınlar için hayız hali olmama, temiz ve düzgün elbiseler, yağmur, yıkanma suyu örnek verilir.

“ .. İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun.” (Bakara 2/125)

“ .. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin ..” (Nisa 4/43)

“Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helâl ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.” (Bakara 2/168)

“Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah’a şükredin.” (Bakara 2/172)

“Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı ..” (Maide 5/5)

“Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Enfal 8/69)

“Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.” (Maide 5/6)

“ .. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar ..” (A’raf 7/157)

“Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay hâlinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (Bakara 2/222)

“Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helâl, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının.” (Maide 5 /87,88)

“Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. De ki: “Allah’ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında mü’minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz.” (A’raf 7/31,32)

“Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.” (Enfal 8/11)

“O, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.” (Furkan 25/48,49)

Manevi manada temizlik nedir?

Manevi manada temiz kelimesinin geçtiği ayetler incelenecek olursa da karşımıza şu hasletler çıkar; şerefli, kıymetli, korunmuş, namuslu, Allah’a karşı gelmekten sakınan, el değmemiş, pisliğe bulaşmayan/bulaşmamış, ahdinden dönmeme, paraya tamah etmeme, kalp ve ruh güzelliği, ahlaklı, infak eden, para biriktirmeyen, servetle şımarmayan, düzgün niyetli/salih niyete hizmet eden, arınmış (nefis), kalp yumuşaklığı, merhamet, günahlardan arınma/günahları terk etme, doğru ve dürüst olma, şirke ve küfre yanaşmama, mahremiyete uygun davranma, iftiralardan beraat etme, cennet öncesi günahlardan arınma, büyük günah ve çirkin işlerden sakınma, hurafe ve batıllara uzak durma, yanlış inançlardan uzaklaşma, tevbe ederek arınma.

“O, elbette değerli bir Kur’an’dır. Korunmuş bir kitaptadır. Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.” (Vakıa 56/77-79)

“ .. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara 2/25)

“De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.” (Al-i İmran 3/15)

“Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. Bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara 2/232)

“Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.” (Al-i İmran 3/38)

“Hani melekler, “Ey Meryem! Allah, seni seçti. Seni tertemiz yaptı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.” (Al-i İmran 3/42)

“Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım ..” (Al-i İmran 3/55)

“Şüphesiz, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.” (Al-i İmran 3/77)

“Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Al-i İmran 3/164)

“İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır. Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü’minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir..” (Al-i İmran 3/178,179)

“Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.” (Nisa 4/2)

“Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.” (Nisa 4/49)

“Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.” (Nisa 4/160,161)

“ .. Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.” (Maide 5/41)

“Lût’u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz? Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” Kavminin cevabı ise sadece, “Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..” demek oldu.” (A’raf 7/80-82)

“Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir. Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Enfal 8/36,37)

“Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.” (Tevbe 9/108)

“(Yusuf Peygamber (as)) Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.” (Yusuf 12/53)

“(Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.” (Meryem 19/12-14)

“Her kim de O’na salih ameller işlemiş bir mü’min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükâfatıdır.” (Ta’ha 20/75,76)

“Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayâsızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Fakat Allah, dilediği kimseyi tertemiz kılar. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Nur 24/21)

“Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara lâyıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.” (Nur 24/26)

“Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzab 33/33)

“ .. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir ..” (Ahzab 33/53)

“Ey iman edenler! Siz Mûsâ’ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Mûsâ, Allah katında itibarlı bir kimse idi.” (Ahzab 33/69)

“Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedî kalmak üzere buraya girin.” (Zümer 39/73)

“Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah’a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.” (Necm 53/32)

“O, ümmîlere , içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir ..” (Cuma 62/2)

“Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti: “Haydi Firavun’a git! Çünkü o azmıştır. Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin? Seni Rabbine ileteyim de O’na karşı derinden saygı duyup korkasın!” (Naziat 79/16-19)

“Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah’a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.” (Leyl 92/17,18)

Temizliğin hükmü

Kur’an, kendisine tabi olanları maddi ve manevi manada, kirden, pis ve çirkinden uzaklaştırmayı, temiz, ahlaklı ve dürüst kalmayı nasihat eder. Burada temizlenmesi veya temiz tutulması emredilenler sadece bedenler değildir. Çünkü gerek civar, çevre ve tabiat, gerek aile ve akrabalar, gerekse gelecek nesiller ve kamuya açık yerlerin tamamı temiz tutulması gereken yerlerdir.

Anlaşıldığı üzere Kur’an’ın temizlik kavramı içsel ve dışsal ya da başka bir deyişle maddi ve manevi manadadır. Maddi temizliğin kazası, telafisi, affı mümkün ve kısa ömürlüyken, ahirete gönderme yapılan tüm ayetlerde ruh ve kalpten, akıl ve vicdandan bahsedilerek namus, ahlak, şeref ve haysiyet övülmektedir. kalıcı azap veya müjdelere asıl layık olan da bu manevi temiz olma halleridir.

Temizlik bahsinde en meşhur söz muhakkak Kur’an’a temiz olmayan ellerin dokunamayacağı sözüdür. Burada anılanın elleri yağlı veya küçük abdestsiz olma hali olmadığı gayet açıktır. (Gusul abdesti daima şarttır.) Kelime oyunu yaparak küçük ve büyük abdesti bir arada telaffuz ederek Kur’an’a abdestsiz dokunulmayacağını iddia etmek tahrim sınırlarını (haram helal belirleme yetkisini) aşmak ve ilahlığa soyunmak, öte yandan insanları Kur’an’dan uzaklaştırmak maksatlıdır. Yüce Allah, namaza kalkılırken veya kadınların yanından çıktıktan sonra buyurarak abdestin zaman ve gereğini izah etmişken, kulları Kur’an okumadan önce abdeste zorlamak Kur’an’a sadakatsizliktir. Yani Kur’an’a dokunamayacak pis eller küçük abdestsiz, kirli eller değil, kalbi ve ruhu, aklı ve vicdanı pis olanlardır. Namaz içi ve dışı farzlardaki kalbi ve bedeni temizlik şartı bunun en güzel örneğidir.

Açıklamak gerekirse; hadesten taharet aslen görünmeyen kirlerden kurtulmaktır. Necasetten taharet ise görünen kirlerden kurtulmaktır. Bunun gibi Yüce Allah’ın kast ettiği temizlik her ikisi olduğu açık ama asıl temizliğin niyet ve kalple alakalı olduğu da açıktır.

Temizliği bedeni ve kalbi olarak ikiye ayıran Kur’an, bedensel kirlerin temizlenmesini kolay, alternatifli gösterirken, ruh ve kalp kirinden arınmada kulların iddiacı olmamasını ve asıl temizlik verenin kendisi olduğunu söyler.

Temizliğin mahiyeti

Temizlikle kast edilenlarin mahiyetine baktığımızda; helal yiyeceklerin temiz, haramın pis, aklı kullanmamak pis, aklı kullanmak temiz, paraya ve şeytana taparak servet yığanlar pis, tevazuyla yaşayan namuslu ve ahlaklılar temiz, fitne ve fesat tutkunları pis, temiz kalpliler/niyetliler temiz, Allah’a isyan ve inkarda haddi aşanlar pis, Allah’ın sınırlarına uymaya çalışanlar temiz, şeytanı dost edinenler pis, şeytana düşman olanlar temiz, şeytan işi pisliklere abone olanlar pis, bunlardan sakınanlar temiz, inançsızların pis, iman edenlerin temiz olduğu aşikardır.

Burada bir tartışma konusu da idrar ve nutfe (cinsel sıvı)’den hangisinin daha pis olduğu yönündedir ve hadislerle sabittir ki idrar diğerinden çok daha pis ve sakınılması gerekendir. Hadisin örneğiyle bir havuza düşen bir damla idrar o havuzun tamamını pisletir. Cünup olma hali elbette boy abdestini gerektirir ve o halde dolaşmak büyük günahtır lakin kullar idrar için de aynı ve hatta daha fazla özen göstermelidir.

Cehennem tasvirlerinde pis, irinli, azap veren yiyecek ve içecekler pis olarak tanıtılırken, cennetlerdeki içecekler temiz ve güzel olarak anılır. Cennetlerden önce cennetlikjlerin temizlenmesi ihbarı ise ruhi temizlenme sürecini izah eder. Cehennemdekiler ise temizlenemeyecek veya Allah dilediğinde temizlenecek ama o zamana kadar beden ve ruhları terbiye edilmeye devam edecektir. Buradan çıkan sonuç ise şudur ki Hz. Peygamber dahil hiç kimse günahsız değildir ve gerçek/saf temizliği temin eden sadece Allah’tır. Buradaki temizlikle kast edilen ise hırs, kin, haset gibi manevi kirlerden kurtulmaktır ki ahiret yurdunda cennetlere girmek şartı beden ve ellerin temiz olması değil, nefis, amel, kalp ve niyetlerin temizliğidir.

Haram ve helallerin neler olduğu ayetlerde gayet açıktır. Leş, kan, domuz eti, Allah adına kesilmeyenler. Keza asıl haram kılınanlar da bellidir ki bunlar kısaca imana ve Hak’ka karşı olan davranışlardır. İşte bu yasaklananların tamamı pis ve çirkin, övülen ve emredilenlerin tamamı temiz ve güzeldir.

Yaratılış baştan sona güzeldir, zulüm ve pislikten uzaktır. Zulmeden, kirleten, nankörlük eden hep insandır ve çevreden başlayarak civarı, toplumu, kamuyu, aile ve gelecek nesilleri pisliklerle karartan hep insandır. Bu arada kendisini de Kur’an ve Peygambere rağmen kirleten yine insandır.

Allah kulları için kolaylık diler. Temizlenmeyi mümkün ve ulaşılabilir kılar. Amam nankör insan maddi temizliğe verdiği önemi manevi temizliğe vermediği için münafıklık eder, küfre ve şirke bulaşır ve gerçek temizliğe eremez.

Nefsi terbiye etmek mümkün olsa da temizliği sadece Allah’a mahsustur ki Hz. Yusuf Peygamberin (s) ayetteki sözü buna delildir. İmanı veren de Allah’tır ve kulun temizliğini ve pisliğini bilecek ve hesaba çekecek olan da O’dur. Niyetleri bilen Allah, manevi pislikleri, mikropları en iyi bilen ve kendisinden bir şey saklanamayacak olandır.

Asıl temizlik

Temizlik, gösteriş ve riya ile günde kırk kez hem de soğuk suyla abdest almak değil, iman ve ihsanla dürüst ve doğru yaşamaktır. Yolcuya, hastaya, köre vb. sayısız kolaylık gösteren Allah abdeste de çıkar yol sağlamış, ibadetlerin kazasını mümkün kılarak kullara kolaylık sağlamıştır. Öte yandan Yüce Allah, imana ve sadakate kaza veya erteleme vermemiş, kati olarak sınırlarını belirlemiştir.

Kul, maddi temizliğe mecburdur ama asıl önemli olan manevi temizliktir ve ahirette sorgulanacak asıl temizlik kalp ve ruh ta olandır.

Sokaklara tükürmek, çöpleri çevreye savurmak, kapısının önünü süpürmemekle kafir ilan edilen İslam alemi maddi temizliği mutlak surette temin ederken, temizlikle asıl kast edilenin kalp temizliği olduğunu artık anlamalı ve bir an önce imana dönmelidir.

Temizlik imandan gelir ile kast edilen de budur ki iman temiz kalplerin işidir.

Rabbim bizleri tertemiz hale koysun.

Rabbim nefsimizi, imanımızı, ibadetimizi temiz eylesin.

Rabbim bizlere temiz eşler, temiz evlatlar, tem,z nesiller nasip etsin.

Rabbim bizleri temizleyerek cennetlerine mazhar eylesin. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Atatürk’ün Dini Yönü ve Din Eğitimine Bakışı

Atatürkçülüğün dini yönden analizi

Atatürkçülüğün dini yönden analizi İslam dini, ahiret yaşamı dahil kıyamete dek ve kıyamet sonrası tüm ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir