Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Tesettür ve namaz yeter mi
imanilmihali.com
Tesettür ve namaz yeter mi

Tesettür ve namaz yeter mi

Tesettür ve namaz yeter mi

Yüce Allah tüm peygamberlerine önce imanı, sonra namaz ve zekatı emretmiş, iman, ibadet, ahlak, ve salih ameli tüm dinlerin ortak paydası yapmıştır ki bu tevhidin yani baştan sona İslam’ın tasviridir. Çünkü Allah’ın dini değişmez.

Allah, kullarının kendisini tanımasını, anlamasını, yaratılış gayesinin farkına varılmasını ve ahireti akıldan çıkarmadan nefes alıp verilmesini istemiştir. Yine Allah kendisine ve sistemine düşman olan asi iblis ve soyuna kanmamamızı ve şeytanı düşman bilmemizi istemiştir. Yüce Allah bu ana başlıklar altında hayata ait pek çok yasak ve öğüt ile insanlığı doğru yolda tutmaya ve gaflet ve delaletleri daha baştan engellemeyi dilemiştir.

Hayat dinin kendisidir. Yani yaşamak dediğimiz bu kısa süre dine göre şekillenmek ve kontrol edilmek mecburiyetindedir. Kural ve ilkeler de Kur’an ile bizlere tebliğ edilmiş ve sıralanmıştır. Kur2an tamamen adil ve şeffaftır. Okuyan yani arapça değil de anadilinde anlayarak bir kez okuyan bu inceliği ve Allah’ın sınırlarını derhal öğreniverir.

Yüce Allah fıtrata uygun ve takva emeliyle yaşamı tarif ederken helal ve haramları, farz ve vacipleri, günah ve sevapları, hak ve batıl olanları, adil ve adaletsiz olanları onlarca misal ile açıklayarak kıyamete kadar ki zaman diliminde insanların meselelere buna göre yaklaşmasını dilemiştir.

Özetle İslam dini Kur’an dinidir ve din adına her şey Kur’an’da sade olarak açıklanmıştır.

Müslüman ve mü’min Kur’an’ın yani Yüce Rabbimizin emir ve isteklerini yerine getirmek mecburiyetindedir. Getirirse sevap ve ödüle, getirmezse ceza ve günaha mazhar olur. Dünya sınavı işte bu yaşam boyu yaptığımız tercihlerin Kur’an’a uygunluğudur.

Yüce Allah insanların günah işleyeceğini, günahkâr olacağını, nefsine ve şeytana uyacağını elbet ve en iyi bilendir. Bu yüzden tövbe ve dua nimetini bağışlamış, şefaat ve mağfiret kapısını aralamış ve peygamberimiz kalbinde zerre kadar imanı olanların er ya da geç cennetlere kavuşabileceğini ifade etmiştir.

Din güzel, hak, adil, temiz, helal olan şeyler bütünüdür. Dinde haram, ayıp, günah, yanlış, haksız, adaletsiz, zalim hiçbir şey yoktur. Ahiret mizan ve hesabı da zerre haksızlık yapılmadan yaşanacaktır. Yine dinde aracı, şefaatçi, yardımcı yoktur. Çünkü Allah her yaptığımızı bilen, bize şah damarımızdan yakın olandır.

Namaz ibadetin direği olarak tanımlanır ki doğrudur. Namaz hem takva, hem iman, hem Müslümanlık göstergesi olarak kulluk bilincini taşıyan insanın yapması gerekendir.

Tesettür Peygamber hanımlarına farz, diğer hanımlara vacip olan örtünme halidir ki Elmalılı Hamdi Yazır’ın ifadesiyle bundan da arzu edilen kadının tanınmayacak şekilde karalara bürünmesi değil erkeklerin bakmayacak ahlaki olgunluğa erişmesidir. Erkeklerin tesettürü ile de dini sembol manasına gelen kıyafetlerini ve hem de eklenen takke, tesbih gibi aksesuarları kast ediyoruz.

Modern zamanlarda yazık ki anılan bu iki amel dinin tek göstergesi haline gelmiş, diğer tüm gerek ve icaplar arka plana atılmıştır. Sonuç itibarıyla şekli bir mahiyette olan bu iki unsur, yani namaz ve tesettür ayrı bir sınıf, ayrı bir mezhep halini almıştır.

Oysa İslam sadece namazı ve tesettürü değil daha binlerce şeyi emretmiştir ki en başta iman gelir.

İslam, haramlardan uzak durmayı, helallerden yiyip içmeyi, ahlaklı, alçakgönüllü, yardımsever olmayı, sevgi ve samimiyetle yaklaşmayı, affetmeyi, eşitliği, özgürlüğü, büyüklenmemeyi, kibirlenmemeyi, infak etmeyi, salih amel işlemeyi, dua, tevbe, şükür etmeyi, tevekkül ve zikir etmeyi, Kur’an’ı anlayarak okumayı, muhtaca yardımı, yetime el atmayı, kamu malından kıl kadar da olsa çalmamayı, zulmetmemeyi, hak yememeyi, öldürmemeyi, çalmamayı, faiz denen tefecilikten, büyüden, faldan, kumar ve şaraptan uzak durmayı, zina yapmamayı, hayvanlara ve tabiata eziyet etmemeyi, zalime karşı koymayı, Kur’an İslam’ını hayata egemen kılmayı, Peygamberi sadece şeklen değil tüm yönleri ile örnek almayı, puta tapmamayı, kişi ve varlıkları rab edinmemeyi, dünyevi çıkarlar uğruna ahireti yok etmemeyi, şeytana ve batıla karşı cihad etmeyi, adam gibi yaşayıp, mü’min gibi kalabilmeyi, iman edilecek tüm ilahi sistemlerin tamamına ayırt etmeden ve kalben inanmayı emretmiştir.

Böyle düşünülünce namaz ve tesettürün etiket veya imge haline gelmesinin maksatlı olduğu da daha anlaşılır hale gelmektedir.

Oysa kul kansa da Allah her şeyi duyan ve bilendir. O bize aklımız ile beynimiz arası kadar yakındır.

O’nu kandırmak mümkün değildir. Ancak insanlar kandırılabilir ki bunun da adı riya veya gösteriştir ki buda Peygamberimizin gizli şirk diye tanımladığı şeydir.

Oysa din şeffaftır. Hata yapacak insanın tevbe etmesini dileyen rahmet sahibi Rabbimiz, bize ilk önce imanı ve imanın gereklerini farz kılmıştır.

Allah günahlardan değil haramlardan kaçınmayı ve özellikle asıl haram kıldıklarından uzak durmayı emretmiştir.

Tesettür bunların içinde azıcık yer tutar. Namaz ise kalben ve huşu ile, sadece Allah rızası gözetilerek eda edilirse makbuldür.

O zaman Müslümanlık için bu ikisi yeter mi? Asla!

Yapılabilecek onlarca şey varken bu ikisine saplanmak ve bu ikisi varsa tamamdır imajı yaratmak dine zarar verir.

Bundan nemalananların ise yatacak yeri yoktur çünkü din şakaya ve alay edilmeye gelmez.

Kaldı ki bu iki amelde kulun kendisi içindir. Oysa İslam topluma değer katmayı, iman kardeşini yüceltmeyi, Allah adına cihad etmeyi emreder. Demek ki kişinin kendisi için yaptıkları bir yere kadar yeterlidir.

Aslolan, Allah dostlarına dost, Allah düşmanlarına düşman olabilmektir.

Rabbim, İslam’ı, Kur’an’ı, imanı, ibadet ve ahlakı kalplere olması gerektiği şekilde yerleştirsin.
Rabbim şekilsel gösterişlerle nemalananları bizlerden uzak eylesin.
Rabbim temiz ama eski elbise ile dolaşanları, lüks, pahalı, israf eseri kıyafetlerle caka satanlardan makbul eylesin.
Rabbim bizleri doğru yola kılavuzlasın, yanlış yoldaki gönüllere doğruyu nasip etsin.
Rabbim bizlere dinde zorlama olmadığını unutturmasın.
Rabbim herkesi kardeş, herkesi dost gören bir karakter ve nefis nasip etsin.
Rabbim mü’minleri bağışlasın.
Amin!

Tesettür ve namaz yeter mi

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir