Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Tesettürden ne anlamalı
imanilmihali.com
Tesettürden ne anlamalı

Tesettürden ne anlamalı

Tesettürden ne anlamalı

Tesettür bahsine bakış yazımızda ilgili ayetlerin tefsiri verildiğinden burada onları vermekten ziyade tefsirden ve ayetin kendisinden çıkan mana ile tesettürden ne anlamak gerektiğini paylaşacağız.

1. Hanımların cahiliye kadınları gibi dışarı çıkması (süslerini göstererek ve görünmek için kırıtarak) uygun değildir.

2. Peygamber hanımlarına sadece tesettür değil, hıdr (yani yabancı erkeğe görünmemek demek olan muhaddere) de vacip kılınmıştır.

3. Bütün hanımların, peygamber hanımlarının hayat tarzını ve ahlakını örnek almaları hak ve şereftir ama diğer hanımlar için tesettür vacip ise de hıdr vacip değil müstehaptır.

4. Peygamber hanımlarına verilen evde oturma emri de boş oturma emri değil, namaz, zikir, Kur’an okuma gibi şeyler içindir.

5. Erkek olsun kadın olsun gözler haramdan mutlaka sakınılmalıdır.

6. İnsanın avret mahalli, bilinen cinsel organdan ibaret değil, apış arası denilen açıklık boyunca uzar ki, bunun âzamisi topuklara kadar varırsa da en yakin bilinen azı, diz üstü oturulduğunda belirleneceği üzere göbek altından dizlere kadardır. Bunun için erkeklerde korunması ve örtülmesi farz olan bir avret mahalli bu bilinen en az miktarıdır. Fazlası müstehabdır. Kadınlarda da bundan sonraki âyetin delaletiyle tepeden topuğa kadardır. Demek ki, iki diz arasındaki açıklığı örtmeyen elbise, avret mahallinin örtülmesine yeterli, denemeyecektir.

7. Şüphe yok ki Allah her yaptıklarından haberdardır. Erkeklerin nelere göz diktiklerini, istekleriyle nelere doymak istediklerini, organlarını ne gibi duygularla tahrik ettiklerini, ne maksat beslediklerini, ne düzenler kurduklarını, ne işler çevirdiklerini, ne sanatlar yaptıklarını bilir. Hiçbiri O’na gizli kalmaz. Bundan dolayı, Allah’ın razı olmayacağı şeylerden sakınmak gerekir.

8. Mümineler de, yani mümin kadınlar da gözlerini indirsinler, helal olmayan erkeklere bakmaktan sakınsınlar, zira bakmak, zinanın postacısıdır, derler. Ve avret yerlerini korusunlar, tamamiyle örtüp, zinadan korunsunlar. Ve zinetlerini teşhir etmesinler denmektedir. Yani vücudlarını açmak şöyle dursun, üzerlerindeki zinetleri bile açmasınlar. Bununla birlikte bir kısım âlimler, burada zinetten maksadın, zinetin takıldığı, kullanıldığı yer olduğu fikrini kabul etmişlerdir ki, yüz, sürme ve allık yeri; baş, taç yeri; saç, örgü ve büklüm yeri; kulaklar, küpe yeri; boyun ve göğüs, gerdanlık yeri; el, yüzük ve kına yeri; bilekler, bilezik yeri; pazular, pazubent yeri; baldırlar; halhal yeri; ayaklar da, eller gibi kına yeridir. Bunlardan başka vücudun kısımları da aslında açılmaz. Yine bazı alimler; ‘Kadınlar yaratılıştan zinetleri demek olan vücudlarının hiçbir tarafını açmasınlar.’ manasını çıkarmışlardır.

9. Ancak görünen kısımları müstesna, O zinetlerden dışa gelen örtülse bile görünmesi doğal olanı, bu hükümden müstesna ve başka bir hükme tabidir ki, bunlar örtünün dış tarafıyla el ve yüz zinetleridir. Çünkü örtünün kendisi de kadının bir zinetidir. Tabiîdir ki, bunun dışı görünecektir. El ve yüzün de, namazda görünmesi adettir.

10. Ebu Davud’un Müsned’inde rivayet edildiği üzere, Peygamber (s.a.v) Hz. Esma’ya “Ya Esma, kadın bülûğa erince ondan görülebilecek olan ancak şudur.” buyurmuş ve kendi mübarek yüzüne ve avuç içlerine işaret etmişlerdir. İş yaparken, gerekli eşyayı tutarken ve hatta örteceğini örterken bile elin açılması gerekli olduğu gibi zarurî olan bakma ve nefes alma sebebiyle yüzün diğerleri gibi örtülmesinde zorluk vardır. Bir de şahitlikte, mahkemede, (doktorda) bir de nikahta yüzün açılmasına ihtiyaç vardır. Bundan dolayı zaruretler kendi miktarınca takdir olunmak üzere bunların açılmasında sakınca yoktur. Fakat bunlardan geriye kalanlarının açılması, görülmesi, bakılması haramdır ve nâmahremden örtülmesi gerektir.

11. Buyuruluyor ki ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar, başlarını, saçlarını, kulaklarını, boyunlarını, gerdanlarını, göğüslerini açık tutmayıp bu şekilde sımsıkı örtünsünler ve o halde bu emri yerine getirebilecek baş örtüsü kullansınlar. Tefsircilerin nakline göre cahiliye kadınları da hiç baş örtüsü kullanmaz değillerdi. Fakat yalnız enselerine bağlar veya arkalarına bırakırlar, yakaları önden açılır, gerdanları ve gerdanlıkları açığa çıkardı, zinetleri görünürdü. Demek ki, son zamanlarda asrîlik sayılan açık saçıklık böyle eski bir cahiliye âdeti idi. İslâm böyle açıklığı yasaklayıp baş örtülerinin yakalar üzerine örtülmesini emir ile tesettürü farz kılmıştır. Görülüyor ki, bu emirde tesettürün yalnız vacib oluşu değil, özel bir şekli de gösterilmiştir ki, kadın edeb ve temizliğinin en güzel ifadesi budur.

12. Vücudun diğer kesimlerinden müstesna göğüs çatalının örtülmesi farzdır.

13. Kadınların özelliğini bilip tanımadıkları yabancı kadınlara da (Müslüman olsun olmasın) açılmaları caiz değildir.

14. Hadım etmek haramdır.

15. Kocalar için vücutlarının tamamına bakmak helaldir. Çünkü zinetten kasıt onlardır.

16. Zikredilen mahremlerine bilinen zinet yerlerinden yüz, el ve ayaklarla, iş ve hizmet anında açılan başını, saçını, kulaklarını, boynunu, kollarını ve inciklerini açabilir. Onların da bunlara bakmaları helaldir. çünkü yakınlıklarından dolayı birarada bulunmaları gerekir. Ve fitne düşünülemez. Fakat karnını ve sırtını göstermek caiz değil, arsızlıktır.

17. Erkeğin erkeğe karşı olduğu gibi kadının kadına karşı avreti de göbekten dize kadardır. Geri kalan kısmına bakması caizdir.

18. Erkeklerden kadına ihtiyacı kalmamış, cinsi güçten düşmüş hizmetkârların, etkilenmemek ve fitne düşünülmemek itibariyle bakmaları, mahrem olanların bakmasına benzer.

19. Çocuklar mükellef değildir. Ancak anlayış ve idraklerine göre edeb ve terbiye öğretilmesi gerekir.

20. Örtünme emri, esir cariyeler hakkında değil, hür olan müslüman hanımlar hakkındadır.

21. Hür kadınların, bu istisna edilmiş kimselerden başkasına zinetlerini göstermemeleri, kendi iffet ve korunmaları ve güzel geçimleri noktasından gayet önemli olduğu gibi, yabancı erkekleri etkilememek, günaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktasından da çok önemli olduğundan, özellikle bu noktayı da düşündürmek ve tesettür emrinin kuvvet ve şumülünü bir daha hatırlatmak üzere, yürüyüş tavırlarının bile düzeltilmesi içindir.

22. Hanımların gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurması uygun değildir, yani baştan ayağa örtündükten sonra yürürken de edeb ve vakar ile yürümelidirler. Örtüp gizledikleri sunî veya doğal ziynetler bilinsin diye, bacak oynatıp ayak çalmasınlar, çapkın yürüyüşle dikkat nazarları çekmesinler; çünkü erkekleri tahrik eder, şüphe uyandırır. Fakat unutulmaması gerekir ki, kadının bu konuda başarısı daha önce erkeklerin iffeti ve görevlerine dikkati ve toplumda olanların gayreti ve özeni ile mütenasip, bunlar da Allah’ın yardımı ile ayakta durabilir.

23. Örtünmek, zinetleri saklamak, mahreme sadakat göstermek gibi tüm konu ve ameller sadece Allah rızası maksatlı olmak zorundadır. Bir menfaat, kazanç veya riya için yapılanlar faydadan çok zarar getirir ve örtünmenin tam manası sadece kumaşlar ile değil hal ve tavırlarladır da. Yani edep ve nezaket olmadan tesettür de tam olmayacaktır. Hanımlar erkekleri yanlış şeylere kışkırtmamalı, erkekler de harama bakmamalıdır. Çünkü tesettürün tüm mana ve hedefi insanlara eziyet değil, toplum ahlakını yüceltmektir.

ÖZETLE;

Tesettür, hanımlar için Allah’ın yarattığı bedeni makul ölçülerde gizleyip yabancı erkekleri kışkırtmamak, şüpheye düşürmemek için gerektir, vaciptir. Evden çıkmama emri Peygamber hanımları içindir. Avret yerlerinin örtülmesi, göğüs çatallarının örtü ile kapatılması ise farzdır.

Erkekler için de namahreme ve harama bakmamak esas olup, avret yeri erkekler için de göbekten diz altına kadardır.

Tüm tesettür ve hıdr ile kast edilen mana ise; toplumun yüce ahlaki değerlere ve iman gereklerine ulaşabilmesi için kadın ve erkek karşılıklı olarak şehveti ve nefsi kışkırtacak hareketlerden kaçınmak, pahalı ve lüks zinetleri övünç meselesi yapmaktan uzak durmak, yürürken, otururken edepli olmak ve mahremden başkasına ihtiyatlı davranmak demektir. Zorunlu kullanılacak uzuv ve organların ise açık olması esas olandır ki Peygamberimizin emri de bu yöndedir.

Kadını güzelleştiren şey edep ve iffettir.

Sonuç olarak; Nur suresinde Resulullah (s.a.v) den bütün müslümanlara hitap ve erkekleri zikredip kadınları da içine alacak bir şekilde buyuruluyor ki:

“Ve ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz. Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluş ümit olunmaz, toplumun bozukluğu da kadınlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarındandır. Bundan dolayı başta erkekler olmak üzere erkek dişi bütün müminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalarından tevbe ile Allah’a dönüp Allah’ın yardımına sığınıp emirlerine özen ve dikkat göstermelidirler ki, topluca kurtuluşa erebilsinler. O halde herkesin kurtuluşu bakımından iş sahipleri ve ilgili şahıslar şu emirlere de özen göstermelidir.”

Tesettürden ne anlamalı

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir