Anasayfa / ALLAH (cc) / Tevekkül Allah’ı sonuca vekil etmektir
imanilmihali.com
Tevekkül Allah’ı sonuca vekil etmektir

Tevekkül Allah’ı sonuca vekil etmektir

Tevekkül Allah’ı sonuca vekil etmektir

Tevekkül; en dar manada imanın gereği olarak sadece Yüce Allah’a sığınmak ve güvenmek, niyet edip, elden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a havale etmektir.

Yani tevekkül işi Allah’a devretmek değil, mücadele ve azimden sonra O’nun sonsuz ilim ve kudretine sığınmaktır.

Yani daha açık söylenirse; tevekkül Allah’ı iş yapmaya değil, işin sonucunu belirlemeye vekil tayin etmektir. Bu ikisi arasında ise devasa bir fark vardır ki ilki gaflet ile ikincisi gayret ile kardeştir.

Kul, hayırlar ister, güzelliklere ermek, cennetlere gitmek ister. Lakin bunlar için önce niyet, sonra gayret esastır ve çalışmadan istemek, vermeden almak sadece Allah’a mahsustur.

Mücadele yoksa, irade yoktur, niyet yoktur ve o iş olsa dahi kula yarar sağlamaz. Hayırlarda, amellerde, gayret ve teşebbüslerde bu nedenle lazım olan ilk şey daima niyettir. Aklın ve kalbin ürünü olan niyet imanın yelkenlerini fora ederek Allah yolunda yürümenin ilk adımıdır.

Allah’a güvenmek ve sığınmak; Kur’an ile emredileni hayata geçirmek için elden geleni yapmak, hayırlar için ve kötülüklerle mücadele uğruna Yüce Allah’tan güç ve yardım dilemektir.

Tevekkül, Allah’tan beklemek değil, gayret ve niyetimize karşılık bulmayı ummaktır.

İman, amelden farklıdır lakin imanın amelle tek bağlantısı zulme karşı direnmektir ki bu açık bir Kur’an emridir. İman, Allah’tan başkasından korkmamaktır, Allah’tan başkasından ummamaktır, Allah’tan başkasını vekil tayin etmemektir.

Tevekkül, iyi ve doğru olana, güzele, barış ve huzura hizmet için ter döküp, sonucunu Allah’a bırakmaktır. Tevekkül, esenlik için sadece Allah’a teslim olmaktır. Tevekkül, sadece Allah’a inanıp güvenmektir.

Başkaca güvenilenler yarı yolda bırakanlar, verecekleri dünya ile sınırlı olanlardır.

Tevekkül, gerçek güvene layık olan Allah’a vekalet vermek, O’na yönelmektir.

Tevekkül etmek, Kur’an’dan (anlayarak okuyarak) mana çıkarıp, hayrı ve şerri tanıyıp, cennet ve cehennemi bilerek, hesabı idrak ederek bir işten bir işe koşmak, cimrilik etmemek, zulmetmemek, kibirlenmemek, şeytanlaşmamak, riyaya bulaşmamak kaydıyla emek ve zaman harcayıp, bedene, topluma ve kainata faydalı değerler üretmek için uğraşıp, cüzi iradeyi bu istikamette kullanıp, sonucu Külli İrade sahibi Yüce Allah’a bırakmaktır.

Yani tevekkül sadece duadan ve dilemekten ibaret değildir. Aynı zamanda ve daha çok gayret etmekten, niyetten ibarettir.

Tevekkül, Vekil olan Allah’a, o güvene layık olunduğunun ispatıdır.

Çünkü tevekkül ve emin olma hali, kulun hem kendisinin güvenilir olmasının, hem gerçek güvenilir olmayı hak eden Yüce Allah’a duyulan sarsılmaz güvenin adıdır.

İman, güvenilir olmak ve güvenmektir.

Tevekkül, Allah için yaşamak ve ölmek, Allah için sevmek veya sevmemektir.

Tevekkül, lafta kalacak, ameli reddedecek, gayreti yok sayacak bir nimet ve erdem değildir.

Durum buysa zaten o tevekkül değildir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Önce imanı sonra Kuran’ı öğrenmek

Önce imanı sonra Kuran’ı öğrenmek 

Önce imanı sonra Kuran’ı öğrenmek Hz. Ömer’in oğlu Abdullah ibn Ömer, yaşı küçük olduğu için ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir