Anasayfa / İMAN ESASLARI / Kalbin sesi / Tevhid erleri
imanilmihali.com

Tevhid erleri

Din bir meyve ağacına benzer. Kalp ile tasdik onun toprak altındaki kökü, dil ile ikrar gövdesi, diğer ameller yaprakları, çiçekleri, meyveleri gibidir. Dalları kesilmek, yaprakları dökülmek, çiçek açmamak, meyve vermemekle ağaç kurumuş olmaz. İman ağacı da böyledir. Fakat gövdesinden yerle bir kesilen ağaç çoğunlukla kurur. İkrarsız imanda böyledir. (EHY)

Yüce Allah’ın vaadinin cennetleri, daha başka müjdeleri, sayısız nimeti ve en başta da Allah rızasından kaynaklanan endişesizliği haber veren sevgi ve umut dolu yanı Nur Kutbu dediğimiz güzel haberlerdir, nimet ve medetlerdir. Bunların bir kısmı dünya yaşamına ancak çoğu ahiret hayatına aittir. Bu kutbun gönüldaşları Allah’a verdiği söze sadık kalan, imandan ve insanlıktan ayrılmayan, kulluk ve ibadeti yalnızca Allah’a yapabilenlerin kulübüdür.

Dünya yaşamında nur kutbu; iyilik ve güzelliğin yeryüzüne egemen olmasına çalışan, sevgi ve kardeşliği özendiren, hakkı batılın üstüne çıkarmaya çalışan, helale koşarken haramdan sakınan, değer ve fayda üreten, hak ve adaleti savunan, nimet ve medeti sadece Allah’tan bekleyen haniflerin, tevhid erlerinin cephesidir. Bu erler ki Allah’tan başka ilah tanımaz, imanlarına şirk bulaştırmaz, dinden dönmez, inançlarını huşuyla kalplerinde taşır, ibadet ve amellerine salih ve selim içtenlikleri, samimi teslimiyetlerini dahil ederler. Bu erler ki hayata olumluluk ve güzellik katar, temizlik ve insanlığı yüceltir, tabiat ve mahlukata sevgiyle yanaşır, insanlar arası sevgi bağlarını yüceltirken, yardım ve paylaşmayı özendirir, en kutsi değerlere, mutlak Kur’an ahlakına, milli his ve değerlere, tarih ve kültürden, örflerden kaynaklanan temiz duyguları yaşatır, vatan ve millet uğruna ölmeyi göze alır, Allah yolunda şehit olmaya koşarlar. Bu erlerdir ki üreten, israf etmeyen, infak eden, başa kakmayan, doğru, açık sözlü, mert insanlardır. Bunların secdeleri miraç, sözleri senet, ahitleri yemin, her bir hitapları nasihattir.

Vatan ve millet uğruna, Allah ve Kur’an uğruna seve seve zulme ve küfre karşı cihada atılan bu erlerin, ezanları hür, memleketi bağımsız, insanımızı mutlu ve emin eden Ata’lara saygısı sonsuz, sınırların delinmezliğine, bayrağın inmezliğine ve bağımsız kalmaya yeminleri katidir. Bu erler, Kur’an ve Hz. Peygamber izinde, tevhidi yaşayan, imanı kalpte en nadide yere koyan, bu inancı hayata yansıtıp, yaşama akıl ve bilimi, kalp rotalarına inançlarını koyabilen hür vicdanlılardır. Allah’ın dinini bölmeyen, dindaşına sevgi duyan, yaratılanı Yaratan’dan ötürü seven, iman kardeşliğini tesise çalışan bu erler, Nur kutbunun sancağını tepelere taşımaya söz vermiş neferlerdir.

Ahiretin sonsuzluğunda nur kutbu; sabır ve şükürlerinin, iman ve ibadetlerinin, amel ve niyetlerinin, zulme direnmelerinin, insanlığa bahşettikleri fayda, hayır ve değerlerinin, riya ve gösterişten uzak has yönelişlerinin semeresini inşallah almış, şefaate ve Allah rızasına mazhar olmuş, cennetle mükafatlandırılmış kulların oluşturduğu mü’min cemaatinin adıdır, hayırlı evlat yetiştirenler, terbiye edenler, mal ve evlatlarına şeytanı ortak etmeyenlerdir, iyiliklerinin karşılığını misliyle alanlar, vatanseverlerdir, gazilerdir, şehitlerdir, sıddık ve sahabelerdir, salih ve selim, ihsan sahibi, kamil erlerdir.

Meleklerin tesbihlerle karşılayıp kıskanacağı, Yüce Allah’ın daha nice müjdeler nasip edecekleri de bunlardır. Bunlar; Yüce Allah’ın fıtratta meleklere secde ettirdiği üstünlükleri yaşayarak, liyakat ve ehliyetlerini, rüştlerini ispat etmiş imanlılardır. Bunlar kainata, mahlukata ve yaşama örneğini göstermiş, insan olmanın, cennetlere emanetçi ve layık olmanın hakkını vermiş olanlardır. Bunlar tevhidin galibiyetine, sınavın adaletine velhasıl Yüce Allah’ın fıtratına yardım etmiş, hak ve adil olanın, batılı yenmesine imkan sağlamış tevhid erleridir. Şeytanı dize getiren, putları kıran, ilahları yok eden, kanmayan, aldanmayan, şeytana boyun eğmeyen, Sırat-ı Müstakim denen mutlak Kur’an ahlakı yolundan hiç ayrılmayan, ayrılsa da tevbe ile hemen doğruya dönen, dünya süslerine kanmayan, görmediği aleme kalpten inanan bu güzel insanlar Nur kutbunun ahiret temsilcileridir. Ancak Nur Kutbu’nun erlerinden olmak kolay değildir, meşakkat, fedakarlık, sabır, şükür, tahammül, tevazu ister, acılara, baskılara dayanma gücü ister, cezbedici dünya süslerine, şeytanın cilveli kandırmacalarına karşı dik durmayı, niyetleri temiz, nefisleri terbiyeli tutmayı, gözlerle bile haramdan sakınmayı gerekli kılar. Bunlar ise elbette sözde kalamayacak, kalple yaşanıp ispat edilecek şeylerdir.

Tevhidin erleri bu yüzyılda, sessiz çoğunluktur, tevazu sahibi gerçek vatanseverlerdir, reklama ve sahteciliğe bulaşmayan içten sevdalılardır. Türk ve İslam olmakla gurur duyan, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, adalet ve haktan yana olan, Anadolu İslam’ının yürek ısıtan kalp coşkusuna iştirak edenlerdir. Bu erler, masumlar, mustaripler, mahzunlar, ezilenlerdir. Laik, demokratik, gerçek İslam tutkunu bu neferler, tarikatlara bulaşmamış, şehitlere göz yaşı döken, karıncayı incitmekten çekinen, vergi ve borcuna sadık, yasalara hürmetli, amirlerine değil adalete itaatli çoğunluktur, doğruculardır. Bunlar, insan ve cin şeytanlara uymayan, fıtrattaki sözlerine sadık kullardır. Bu rahmet erleri … partisiz İslam ve partisiz Atatürkçülük yandaşlarıdır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah nurunu tamamlayacaktır

“Kim, İslâm’a davet olunduğu hâlde, Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir