Anasayfa / İMAN ESASLARI / Kalbin sesi / Tevhid ve takva
imanilmihali.com

Tevhid ve takva

Tevhid, fıtratta kalplere yerleştirilmiş bir tohumdur. Sulandığı, çapalandığı müddetçe hep diri kalır. Susuz bırakılırsa dikenlenir, solar ve nihayet ölür!

Tevhid ve takva inanç kalesinin en yüksek burçlarıdır ki sadece Yüce Allah’a ve sonsuz itimat ve itikad ile sığınmak, güvenmek, inanmak demek olan tevhid ve sadece Allah’ın emir ve yasaklarına azami riayet demek olan takva, sadece Allah’a teslimiyet demek olan İslam’ın vazgeçilmezleridir. Bu ‘sadece’ kelimesi çok mühimdir çünkü sadece kelimesi yoksa iman, tevhid, takva yoktur, din ve ibadet yoktur, şirk vardır. Sadece Allah diyebilmek bu yüzden inanç kalesinin tepesine dikilen gönderdir.

“Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da Yahudi, ya da Hristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.” (Bakara 2/140)

İnsanlar içerisinde (Allah katında) en değerliler takvası yüksek olanlardır. Ancak takva bu dünyada insanlar arası daha iyi Müslümanlık yarışı değildir, takvayı bilen ve kıymetlendiren sadece Allah’tır, kimin daha iyi Müslüman olduğu ahirette belli olacağından, bu dünyada kimse kalplerin özünü göremeyeceği için Müslümanlık veya tam aksi iddiada bulunamaz, kimse kimseden daha iyi Müslüman değildir, kişilerin beyanlarına itimat etmek esastır, kalpleri bilen sadece Allah’tır.

Kur’an’a göre takva hem hayat tarzı hem insanı değerlendirmede biricik ölçüdür. İslam, diğer tüm beşeri üstünlükleri reddeder. Takva bireyin gayretinden kaynaklanır. Dünyaya tapanların ihanet ve zulümleriyle sürekli mücadele edenler, takva yolcularıdır. Kur’an takva ehline Allah dostu demektedir. Bunlar dünya planında mağdur ve perişan da olsalar kurtuluş onların, sonsuz mutluluk yine onlarındır.

“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.” (Bakara 2/177)

Tevhid, geniş manada İslam’ın ta kendisidir, Allah’ın değişmeyen dininin adıdır. (Dar manada ise İslam Kur’an ile bildirilen dindir.) Takva ise en çok sakınma ve korku – sevgi karışımı bir minnet ve şükür ile Yüce Allah’a yönelmenin adıdır. Tevhid eri olmak tevhide gönül vermek, takva sahibi olmak şeytanlardan ve yanlışlardan uzak olmak demektir. Tevhid akidesinden başka bütün inançlar delalettir. Mü’min; kalbi, kalıbı, ameli ile mü’mindir. Fıtrat dini, Allah dini, haniflik (Tek Allah inancına bağlılık); İslam’dır. Din fıtratı değiştirmek için değil, fıtratı egemen ve daim kılmak içindir.

Tevhid İslam inancının ana esasıdır. İslam adına olan ve olacak her şey tevhid ölçüsüne göre kıymetlenir. Tevhid cümlesi (La ilahe illallah) varlığın şifresidir. Bu cümle (La ilahe) manasıyla negatiftir ve hiçbir ilah yoktur, ikinci bölüm (illallah) manasıyla pozitiftir, ‘sadece Allah vardır’ demektir. Yani ilk kısım ilahi bir edebiyat harikalığı ile diğer tüm yedek ilahların önünü tıkarken, ikinci kısım çarpıcı bir beyanla sadece Allah’ın varlığını akıllara nakşeder. Bu çift polarite aynı zamanda kainatın durumudur. Yaşama dair her şeyi kapsar. Bu kelimeyi sarf etmek kainata mensup olmayı sembolize eder, mahlukata karşı da sorumlu davranmaya davettir, tevhide girişin parolasıdır.

Dinden asıl maksat takvadır. İman ve salih amel de takva cümlesindendir. Esası vacip olan fiilleri yapıp, kötülüklerden kaçınarak Allah’ın himayesi altına girip, azabından korunmaktır. Takva; Allah’ın korumasına girmek, emrini tutup azabından korunmaktır. Asıl hayır; takva giysisidir. Takva duygusu olmayan günahkarlar ne kadar örtünseler de bir yanları hep açık kalır. Elbise ne şehvetin heyecanına ne de nefret ve kıskançlığın kabarmasına neden olmamalıdır. Allah katında tartı tutacak olan; vicdanların ihlası, kalplerin takvasıdır. Hayâ ve irfanı olanlar için asıl önemli olan takva elbisesidir ve Allah takvalı kalplerde kin bırakmaz.

Takva ise üç derecedir; ebedi azaptan sakınmak için Allah’a şirk koşmaktan sakınmakla iman, büyük günahları işlemekten ve küçük günahlarda ısrar etmekten sakınmak ile farzları eda etmek (şerri mana) ve kalbinin sırrını Allah’tan meşgul edecek her şeyden kaçınmak ve bütün varlığı ile Allah’a yönelmek ve çekinmektir ki bu gerçek takvadır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’ın vaadi ve İblisin ahdi mukayesesi

Yobaz zihniyet iblisi, iblisin ahdini, şirki ve cehenneme götüren yolları nasıl inanan kalplerden saklamayı başardıysa, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir