Anasayfa / DAHA FAZLA / Dini cep sözlük / TİLAVET SECDESİ
imanilmihali.com
namaz

TİLAVET SECDESİ

TİLAVET SECDESİ

Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler (boyun eğerler) (Nahl 16/49)

TİLAVET SECDESİ NEDİR? NE ZAMAN, NASIL YAPILIR?

TİLÂVET Sözlükte “kitabı okumak, takip etmek, ardından gitmek, tâbi olmak ve uymak” anlamlarına gelen tilâvet, ıstılahta, Kur’ân’ı usulüne uygun olarak okumak demektir. Kur’ân’da “telâ” fiili 61 defa geçmiş ve takip etmek (Şems, 91/2), okumak (Enfâl, 8/2), ilim ve amel ile tâbi olmak (Bakara, 2/121), indirmek (Âl-i İmrân, 3/58) ve uydurmak (Bakara, 2/102), anlamlarında kullanılmıştır. Bu kelime daha çok âyetleri, Kur’ân’ı okuma anlamındadır. Ancak, tilâvet kıraatten daha özeldir. Her tilâvet kıraattır, fakat her kıraat tilâvet değildir. Tilâvette, ittiba, bildirme ve duyurma anlamı da vardır (En’âm, 6/151).

TİLÂVET SECDESİ

Kur’ân’da on dört yerde geçen secde âyetlerinin okunması veya işitilmesi halinde yapılan secdeye denir. Hanefîlere göre vacip, Şafiî ve Hanbelîlere göre sünnet-i müekkededir. Bir mecliste, aynı secde âyeti birden fazla okunursa bir secde yapmak yeterlidir. Namaz dışında secde âyetini okuyan veya secde âyetini işiten kişi, tilâvet secdesine niyet ederek tekbir alır ve secdeye gider. Üç defa “sübhâne rabbiye’l-a’lâ” dedikten sonra tekbir alarak secdeden kalkar ve “semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr” der (Bakara, 2/286).

Namazda secde âyeti, okunması halinde, kıraat eden kişi en çok üç âyet daha okuyup rükû’a eğilecekse, tilâvet secdesine niyet ederek rükûa gider. Yapmış olduğu bu rükû aynı zamanda tilâvet secdesi yerine de geçer. Şayet rükûa eğilmeyip de kıraata devam edecekse, tilâvet secdesine niyet ederek direk olarak secdeye gider ve secdeyi tamamladıktan sonra doğrudan ayağa kalkar ve kaldığı yerden kıraata devam eder. Namaz içerisinde tilavet etmeye niyet etmek aklından tilâvet secdesi yapacağını geçirmekle yapılır; dil ile söylenmez.

Namazda okunan secde âyetini namazda olmayan bir kimse işitirse tilâvet secdesi yapar. Namazda olan kimse, namaz dışından bir kimsenin okuduğu secde âyetini işitirse, namazını tamamladıktan sonra secde yapar. Secde ayetlerini yazan, heceleyen secde yapmaz. Kur’an-ı kerim okunan yerde bulunduğu halde, işitmeyen kimse, secde etmez.

Secde âyetini işiten cünüp veya abdestsiz kimse, temizlendikten sonra tilavet secdesi yapar. Fakat hayzlıya ve nifaslıya [lohusaya] temizlendikten sonra da tilavet secdesi gerekmez. Secde âyetinin mealini/tercümesini okuyan veya işiten, bunun secde âyeti olduğunu anlarsa, secde yapar.

Radyodan işitilen ses, hâfızın sesine benzeyen, cansız alet sesidir. Bunun için, fonografta [gramofonda, teypte, radyoda. tv’de ve benzeri vasıtalarda] okunan secde âyetini işiten, tilavet secdesi yapmaz. (Mezahib-i erbea) Secde âyetini okuyan kulakları duymasa bile secde eder. Kendisine secde âyetinin okunduğu haber verilen uyuyan kimseye de tilâvet secdesi vacib olur. Bir oturumda, bir secde âyetini birkaç defa okuyan ve işiten, hepsi için bir secde eder. Bir oturumda ne kadar secde âyeti okunmuşsa, o kadar tilavet secdesi gerekir. Mesela üç secde âyeti okunursa, üç secde gerekir.

Kur’ân’daki secde âyetleri;

Â’râf sûresinin 206, Ra’d sûresinin 15, Nahl sûresinin 49, İsrâ sûresinin 107, Meryem sûresinin 58, Hac sûresinin 18, Furkân sûresinin 60, Neml sûresinin 25, Secde sûresinin 15, Sâd sûresinin 24, Fussilet sûresinin 37, Necm sûresinin 62, İnşikak sûresinin 21, Alâk sûresinin 19. âyetleridir.

Bu âyetlerden sadece Sâd sûresinin 24. âyetinde “rükû”, diğerlerinde “secde” kelimesi geçmektedir.Hac sûresinin 77. âyetinde de “rükû edin ve secde edin” denilmektedir. Hanefîler, bu âyeti secde âyeti saymamışlardır. İmam Şâfiî ve İmam Ahmed bu âyeti secde âyeti saymış buna mukabil Sâd sûresinin 24. âyetini secde âyeti saymamışlardır. Hac sûresinin 77. âyeti haric diğerlerinde secde âyetleri işaretlenmiştir.

A’râf, Ra’d, Nahl, İsrâ, Meryem, Hac ve Sâd sûrelerindeki âyetler okununca secde etmenin “farz”; Furkân, Secde ve Fussilet sûrelerindeki secde âyeti okununca secde etmenin “vacib”; Neml, Necm, İnşikâk ve Alâk sûrelerindeki secde âyeti okununca secde etmenin “sünnet” olduğu da söylenmiştir.

Secde-i tilavetin kazası, acele değildir. Gecikirse günah olmaz. Fakat sebepsiz, zaruretsiz tehir etmek tenzihen mekruhtur. Secde âyetini mubah vakitte okuyup, namaz kılmak mekruh olan üç vakitte tilavet secdesi yapmak caiz değildir. Secde âyeti mekruh vakitte okunursa, bu vakitte secde etmek caiz diyen âlimler olduğu gibi mekruh diyen âlimler de vardır. Mekruh olmayan vakte tehir edilirse bütün âlimlere uyulmuş olur. (Hindiyye)

Tilâvet Secdesi Ne Zaman Gerekmez?

Bir kimse secde âyetini papağan gibi öğretilmiş bir kuştan veya ses kayıt cihazının bantından yahut ses yankısı olarak dinlerse secde etmesi gerekmez. Secde âyeti uyuyan, baygın olan veya akıl hastası bulunan yahut mümeyyiz olmayan çocuktan işitilse, en sağlam görüşe göre tilâvet secdesi gerekmez.

Tilavet secdesinin yapılışı:

Namaz dışında secde ayetini okuyan veya secde ayetini işiten kişi, tilavet secdesine niyet ederek abdestli olarak, kıbleye karşı ayakta durup, elleri kulaklara kaldırmadan “Allahü ekber” diyerek secdeye gider. Üç defa “sübhâne rabbiye’l-a’lâ” dedikten sonra tekbir alarak secdeden kalkar ve “semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr” der. (Bakara, 2/286)

Tilâvet Secdesini Bozan Haller :

Namazı bozan her şey tilâvet secdesini de bozar.Tilâvet secdesinden kalkmadan abdestin bozulması, konuşma veya kahkaha ile gülme gibi. Ancak bu secdede, kahkaha ile gülmek abdesti bozmaz, kadınlarda bir hizada bulunmak da bu secdeyi ifsat etmez.

Kur’ân’daki secde ayetleri:

1- A’râf sûresinin 206, (Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O’na ibadet etmekten büyüklenmezler. O’nu tespih ederler ve yalnız O’na secde ederler.)

2- Ra’d sûresinin 15, (Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah’a boyun eğer.)

3- Nahl sûresinin 49,(Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler (boyun eğerler).)

4- İsrâ sûresinin 107, (De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.”)

5- Meryem sûresinin 58, (İşte bunlar, Âdem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.)

6- Hac sûresinin 18, (Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah, kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.)

7- Furkân sûresinin 60, (Onlara, “Rahmân’a secdeye kapanın denildiğinde “Rahmân da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.)

8- Neml sûresinin 25, (“Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah’a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)”)

9- Secde sûresinin 15, (Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.)

10- Sâd sûresinin 24, (Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.)

11- Fussilet sûresinin 37, (Gece, gündüz, güneş ve ay Allah’ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah’a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah’a secde edin.)( Önemli Not: İmam Şafiî’ye göre, secde 37. âyetde yapılır. Fakat İmam Azam Ebu Hanife Hazretlerine göre 38. ayet de yapılmalıdır. Çünkü söz orada tamam oluyor. İbnü Abbas, İbnü Ömer, Ebu Vâil ve Bekir b. Abdullah da bu kanaate varmışlardır. Mesruk, Sülemî, Nehaî, Ebu Salih ve İbnü Sîrîn’den de böyle naklolunmuştur.)

12- Necm sûresinin 62, (Haydi Allah’a secde edin ve O’na kulluk edin.)

13- İnşikak sûresinin 21, (Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.)

14- Alâk sûresinin 19. âyetleri secde ayetleridir.( Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.)

Resulullah (s.a.v) buyuruyor: Ademoğlu secde âyeti okur ve secde ederse şeytan ağlayarak ayrılır ve: “Yazık bana, insanoğlu secdeyle emredildi ve secde etti, mukabilinde ona cennet var. Ben de secdeyle emrolundum ama ben itiraz ettim, benim için de ateş var ” der.”

Resulullah (s.a.v) buyuruyor: “Kur’an’ı okuyan ve dinleyene secde etmek vacibtir” Tilâvet Secdesi Niçin Vacibtir?

Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Onlar kendilerine Kur’an okununca secde de etmezler.” (İnşikâk,21).

Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.(Secde 32/15)

TİLAVET SECDESİ

Bu yazıyı okudunuz mu?

Betonlaşan islam

Betonlaşan islam

Betonlaşan islam İslam, Allah’ın değişmeyen dinidir ve bakidir, sondur, tamdır. Kur’an Allah korumasındadır ve Allah ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir