Anasayfa / İMAN ESASLARI / İman damlaları / Ümmetin imtihanı
imanilmihali.com
Ümmetin imtihanı

Ümmetin imtihanı

Ümmetin imtihanı

Rahmet Peygamberi buyuruyor ki;

“Ümmetim, Yahudi ve Hıristiyanların daha önce geçtiği yollardan geçecektir.” 

Bu hadis ile alakalı söylenecek pek çok şey vardır. En önemlisi ise saf ve duru İslam’dan uzaklaşılacağı, fitne ve fesatlara düşüleceği, imanın yerini başkaca şeylerin alacağıdır. Ümmet – çoğunlukla – onlar gibi sapacak ve fitnelere dalacaktır. Onların ki kadar kısa sürede olmasa bile isyan ve batıl, Hak’ka egemen olacak ve insanlar dinden uzaklaşacaktır. Onlar isyan ve gaflette hangi yol ve yöntemleri izledilerse, hangi aldatanlara kandılarsa ümmetim de aynı zaafa düşecek ve kanacaktır diyor rahmet Peygamberi.

Yine Peygamberimiz şöyle buyuruyor;

“Her ümmetin bir fitnesi var. Benim ümmetiminki maldır.” (Ravi: Hz. Kaab İbni İyaz (Radıyallahu Anhüma)

Geldiğimiz zaman da İslam’ın ve imanın en büyük düşmanı hırs, haset ve kibirin paraya sahip olmak veya olamamaktan kaynaklandığını görmemek mümkün değildir. Tamah edilen para yazık ki bugün ‘güç’ kelimesi ile eş anlamlı bir yaşam gayesi olmuştur.

Bunlar elbet olacak ve sapanlar elbet bulunacaktır. Ama bu sapkınlık ve fitnelerin yeryüzüne egemen olması da mümkün değildir. Çünkü Allah her şeye ve herkese rağmen nurunu tamamlayacaktır.

İnsanlar hangi iman seviyesinde ve hangi paraya tamah katsayısında olursa olsun bir topluluk teşkil eder. Bu topluluğun ve birlikteliğinin adı dinde ‘fırka’dır. Bugün Müslüman camiası içindeki ümmetlerin sayısını bilemeyiz ama biliriz ki Rahmet Peygamberi buna da işaret etmiştir.

“Yahudiler yetmiş bir (71) fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Hristiyanlar yetmiş iki (72) fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Bu ümmet de yetmiş üç (73) fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehennem girer.”(Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, İman,18; İbn Mace,Fiten, 17; İbn Hanbel, 2/332).

Her din için bahsedilen bu bir fırka hangisidir sorusunun cevabı; Kur’an’dan ve Peygamberin örnek yaşamından ayrılmayanların teşkil ettiği, Allah dostu, Hak yolcusu, mütevazı ve barışçı, eşitlikçi ve adil imanlı, samimi insanlardan teşkil edilen fırkadır.

Fitne kalplere yerleşirse doğru yolu kaybettiren, haksız kazancı güzel gösteren, yanlışı cazip hale getiren imtihan aracıdır.

“Kalbler, bir hasır dokusundaki çubuklar gibi fitnelere maruz kalır. Öyle ki, hangi kalbe bir fitne sinerse, orada bir siyah leke hasıl olur. Hangi kalb de o fitneyi reddederse, orada beyaz bir nokta hasıl olur. Öyle ki kalb, beyaz bir bez misali bembeyaz olur. Ve yerler, gökler durdukça ona fitne zarar veremez. Diğer bulanık kalb ise, siyah bir taş gibidir. Yamuk veya ters bir bardağa benzer. Böyle kalb maruf tanımaz, bilmez. Münkeri yadırgamaz. Bildiği, ancak hevasının hükmettiği şeylerdir.” (Ravi: Hz. Huzeyfe (Radıyallahu Anh))

Ümmetimizin; imtihanı mal, fitnesi mal, kaybı maldır.

Oysa İslam’ı seçen mü’minlerin, sahabelerin, âlimlerin hiçbiri başta Peygamberimiz olmak üzere paraya tamah etmemiş, yoksul ama erdemli bir yaşam ile yetinmiştir. Adına modern zaman diyerek teknoloji ve medeniyetin arkasına saklanmak kimseyi kurtarmayacaktır. Teknolojik seviyeler, demokratik ve ekonomik hak ve etkenler imtihanın bir parçasıdır ve zaman içinde değişir. Ama sınavın sorusu yani kullardan beklenen doğru cevap asla değişmez; “Helal, gerekirse az ama temiz kazanç elde etme, kazanılan ile yetinme, kazanılanı muhtaç ile paylaşma, kazanmak için doğru yoldan çıkmama, azıp haddi aşmama, kazanılan nimeti hayırlı amellerde harcama, israf etmeme, hak yememe, daha fazla kazanmak için isyana ve harama dalmama.”

Peygamberin öngörüsü ümmetimiz için son derece yerindedir. Ümmet para peşinde koşarken kimliğini ve fıtrat gayesini unutmuştur.

Peygamberimizin öngörüsü yerindedir. Ümmet fırkalara bölünmüş ve çoğu yanlış tarafa geçmiştir. Muhtemeldir ki bir fırka hariç hepsi cehenneme gidecektir.

Peygamberimizin öngörüsü doğrudur. Mal ve para fitnesi kalbe bir kez yerleşti mi kişinin imanını kapkara yapana kadar kalbi sıkar ve ıslah olmaz hale getirir. Bu durumda Allah o kalbi mühürler ve bir daha o kalp asla gün ışığı göremez.

Ümmetin fitnesini bu denli basite indirmek muhakkak doğru değildir ancak en temel haliyle mal tutkusu bütün kötülük, şehvet, hırs, gurur ve kibirin anasıdır. Diğer fitnelere mahal bırakmayacak şekilde kulu sırat-ı müstakimden alır ta karanlık yolların en ücra köşelerine atıverir.

Lüks, israf, gösteriş, zulmetme, haset etme, riya, teberruc maksatlı mal fitnesi dindeki en zehirli yılanlardanken, kurtuluş helal parayı temin etmek ve paylaşmak, onun esiri olmadan hak sahipleri arasında eşit olarak bölüştürmektir.

Hangi fırkada olacağına herkes kendisi karar verecektir.

Daha önce yaşayan 100 milyar insan ve son 7000 seneden yaşayan semavi din mensuplarının bu fitne dolu yollardan geçmiş ve sapmış olması sizin için bir beyyinedir. Aklını kullanan, kalbine danışan, Kur’an’a sarılan kazanır.

Yoksa haliniz nicedir!

Allah bizi Peygamberimizin fırkasından ayırmasın inşallah!

Ümmetin imtihanı

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman, mü’minin her şeyidir.

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR İnandığımızı iddia ederken yerine getirmediğimiz mükellefiyetler veya hepten inanmadığımızı beyan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir