Anasayfa / ALLAH (cc) / Yeis caiz değildir
imanilmihali.com
Yeis caiz değildir

Yeis caiz değildir

Yeis caiz değildir

Yeis, ümitsizlikle gelen karamsarlık olarak tarif edilir ve iç karartan, çalışma arzusunu körleten, mutluluğa engel olan, güzellikleri görmeye mani olan bir huydur.

Yeis, umutsuzluğa sevk ettiği için caiz değildir ki ancak kafirler Allah’tan umut keserler.

İnsan, yokluk ve darlık anlarında, sıkıntılarda bazen gaflet ve delaletle umutsuzluğa teslim olur ve lakin bu hal üzüntünün, sıkıntının derecesi ne olursa olsun çabuk geçmeli ve kalıcı hal almamalıdır. Çünkü o derdi veren Allah dermanı da, hastalığı veren Allah şifayı da, darlığı veren Allah çıkış imkanlarını da elbet nasip edecektir.

İman, darlık ve sıkıntının baş gösterdiği bu anlarda sabretmek ve dua ile kurtuluşu, şifayı, medeti dilemektir. umutsuzluğa hepten teslim olarak, duaya, sabra sırt çevirmek ise kula yakışmayandır.

Yokluk ve darlık anlarında şeytanlar imanı zayıf insanlara çok daha fazla fısıldarlar ve (haşa) Allah’ın cimri, zalim, adaletsiz, unutkan veya umursamaz olduğunu vahyederler. İman zırhıyla korunmayan kullar bu fısıltılara hemen kanıverir ve küfre varan yollara saparlar.

Allah o kul için kurtuluşu dilerse, dermansız dert, şifasız hastalık yoktur. Yok Allah dilemezse de kulun yapacağı zaten hiçbir şey yoktur.

O halde cüzi irademizle, ilahi iradenin muazzam gücüne isyan etmek ve haksızlık göstermek yerine, o iradeye teslim olmak, rıza göstermek lazım ve güzel olandır.

Aksini yapanlar ise beşeri acizlikleri ve gafletleriyle, olmaması gereken bir kibir ve büyüklenme ile, sınırsız bir cehalet ve nankörlük ile umudu keser, başkaca ilahlar = çareler aramak gafletiyle çok daha büyük dertlere dalarlar.

Kafirlerin umutsuzlukları dahi boştur çünkü Yüce Allah, şirk üzere ölmek dışındaki tüm günahlar için rahmet kapılarını daima açık tutmakta, tevbeyi herkese her zaman mümkün kılmaktadır. Bu yüzden ne derin küfür içinde olunursa olunsun umut daima vardır ve umudu kesmek bu rahmet ve merhameti yok saymak, Allah’In rahmet vaadlerine inanmamak, yani inancı toptan reddetmek ve imanın şahı olan Allah’A İMANDAN nasipsiz kalmaktır.

Tüm bunlar nedeniyle de yeis, yani umutsuzluktan doğan karamsarlıklar caiz değildir. Günah olduğu kesin, küfür olduğu tartışmalıdır.

Ne varki sadece o an ve iş için bir anlık gösterilen geçici umutsuzluk ile, tüm dertlerde gösterilen ortak ve yaygın, kalıcı ve huy haline gelmiş ümitsizlik arasında da fark vardır ve alışkanlık/zaaf haline gelen yeisler günah sınırlarını çokça aşan hallerdir.

Mü’min kazaya rıza, yokluğa sabır ve bolluğa şükür gösteren, her daim doğruluk ve güzellikte sebat edendir. İşte umutsuzluk en başta bu vasıflara aykırıdır ve kulun gerçekten mü’min olmadığının da resmidir.

Allah niyetleri bilendir ki kul umutsuzluğunu diliyle ifade etmese de kalbinden geçenler günah kazanmasına yeterlidir. Dolayısıyla umutsuzluk, dua ve istğfarı, namaz ve niyazı engellemesi anlamında da günahtır.

O halde, doğru ve lazım olan yeise düşmemek, anlık zaaflar için hemen toparlanıp Allah’a dua ve namaz ile yönelmek ve şifayı, medeti, nimeti sadece O’ndan dilemektir.

Şirk, bu medet, şifa veya nimetin başkalarından (kişi ve varlıklardan) beklenmesinde, umudu başkalarında (kişi, para, makam vs.) aramada gizlidir. Bu hal gerçekleşir ise de günah ve küfre sığmayan umutsuzluk ve karamsarlık bir anda şirk oluverir ve kulu müşrik yapar.

Rabbim kulları için en güzelini dileyen ve nasip edendir. Tüm zor anlar, sınavın sadece bir parçasıdır ve kalıcı çirkinlik, kötülük ve sıkıntılar kabil değildir.

O halde umut daima vardır ve mü’min kullar en zor anlarda sabrederek, bollukta şükrederek daima sevap kazanan şanslı kullardır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir