Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / Yüce Allah’tan korkmak
imanilmihali.com
cehennem

Yüce Allah’tan korkmak

Yüce Allah’tan korkmak

Rahman ve Rahim olan Yüce Allah insanı seven, yere ve cennete mirasçı kılan, rahmeti ile tüm alemleri kucaklayan, tevbe, dua, şükür ve sabır nimetleriyle gönülleri yumuşatan, herşeyi bilen ve duyandır. Yüce Allah kötüleri, hainleri, münafıkları, kafir ve müşrikleri sevmeyen, dini hafife alıp değiştirenleri, zulmedenleri, kendisine iftira atanları ateşlerle ödüllendiren, iblise uyanları sorgusuz sualsiz cehenneme mahkum edecek olan, şirk dışındaki her şeyi affedebilecek olandır. Mülkün, kudretin, egemenliğin tamamı O’nundur.

İlahi sınavın hakkaniyeti için Yüce Allah tüm varlıkları iyi ve kötü diye iki ayrı kutupta yaratmış, bunlara ayrı ayrı sevap ve günahlar belirlemiş, hak veya pis yolu takip edenler için farklı akibetler hazırlamıştır. Sonuçta mutlaka adalet söz konusudur ve zerrece haksızlık kimseye yapılmayacaktır. Bu düzen Yüce Allah’ın Tek’liği ve kudretinin de ispatıdır.

O, mü’minlere afların en yücesini ama aynı zamanda kafir, müşrik, zalim ve münafıklara azapların en çetinini verecek tek güç ve kudrettir.

“Azap” kelimesi Kur’an’da 242 ayrı yerde geçer ve büyük, şiddetli, devamlı, değişik azaplardan bahsedilir. Muhteviyatını sadece Rabbimizin bileceği bu azap bahsinin ortak noktası ise bu acının sadece şer ve şirk odaklarına sunulacağıdır. Yani temiz, saf, sadık kullar inşallah bu azaplardan uzak kılınacaktır. Birkaç örnek verecek olursak;

“Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.” (Bakara 2/86)

“Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.” (Al-i İmran 3/21)

“Şüphesiz, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.” (Al-i İmran 3/77)

“Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.” (Nisa 4/138)

En temiz yürekli mü’minler bile bu dehşetli azaptan korkar ve Allah’ın rahmetini diler, merhametine sığınırlar.

Ama öte yanda yeryüzündeki süslü yaşama kendisini kaptırmış, haram – helal demeden yiyip içen, sınır durak tanımayan, ar namus umurunda olmayan, çalmada zulmetmede haddi aşmaktan korkmayan insan denen hayvanların bazısı ise ahiret yokmuş gibi davranıp her bir haltı yerken utanmadan bir de müslümanlık taslar ve ceplerini doldururken kendilerine uyanları da ceheneme sürüklerler. Bunlar bırakın azaptan Allah’a sığınmayı, azap yokmuş hatta sorgu yokmuş gibi fütursuzca yaşarlar. Bunlar uykudadır ve öldükleri nda uyanırlar.

Oysa azap ta, hesap ta, mizan da , ahiret yurdu da haktır ve yaşanacaktır. Bu dünya sınavının her bir saniyesi orada hesaplanıp tartılacak ve kul akibetine itiraz dahi edemeyecektir. Çünkü şefaat sadece Allah’ın razı olduğu kullarınadır ve hiç kimse bunlar dışındaki kullar için şefaat dileyemez. Şefaat olmayınca da adalet devreye girer ve zerre haksızlık yapılmayacağı için de cehennem ağzıyla bir dolar ve acı feryatlar dinmez.

Böyle anlatılınca roman gibi geldiği içindir ki insanlar korkmadan yaşamayı, unutmayı tercih eder. Daha eline bir iğne battığında dakikalarca acı çeken insan o ateşleri tahayyül etmekten korkar ama ateşlerden korunmak için çab göstermez. Bu günahında beteri olan günahın vebalini inkardır.

Azap zalimler, kafirler, müşrikler, münafıklar içindir. Müslüman veya mü’min olanların inşallah küçük günahları için şefaate uğrayacağını düşünürüz veya cehennem azabının kalıcı olmaması için dua ederiz. Şeytana uyan, ayetleri yalanlayan, dini değiştiren, Allah’a iftira atanların ise asla böyle bir umudu bile olmayacak, hakikati orada gözleriyle görecek ve pişman olacaklardır ama bu pişmanlık sevap ve affa neden olamayacak, cezaları uydukları şeytanlarla birlikte iki kat verilecektir.

Bu azaptan kurtulmanın yolu bu dünyadaki amel, niyet ve gayretlerin salih, halis ve kamil olup olmamasına bağlıdır. Yani güzellik ve iyilikten yana atılan her bir adım bizi ateşten uzaklaştırırken, kötü ve çirkin işler bizi ateşe yakınlaştırır ve nihayet ecel gelip çattığında amel defterinin tartılması hakikati gösterip akibetimizi belirler.

Sıradan bir müslüman için bu böyleyken günahta aşırı giden ve ahiret yurdundaki hesaptan iyi veya kötü emin olanlar için ise amel defterleri daha bu dünyadayken kapanır ve haklarındaki hüküm gerçekleşir. İşte bu andan itibaren kulaklar duymaz, gözler görmez olur, kalpler mühürlenir.

Bu kullar artık şeytanın askeri, zalimin bekçileri, iblisin soyudur ve hak ve hakikatin aleyhine çalışırlarken ıslah olmak ümitlerini de kendileri yok eder, bitirirler.

Affa, şefaate, kurtulmaya, cennetlere çabalayan salih kullar ise tevbeyle, şükür ve dua ile Rabbine boyun büker ve hayırlı işler üretmekte yarış ederler.

İnşallah azap zalim ve kafirlerin boynuna halka olarak takılırken, mü’min kullar cennetlerde ferahlıyor olacaktır.

Kul, aklın, ruhun, vicdanın, kalbin hakkını vermeli, sesini dinlemelidir.

Kimse kendisine yakıştıramaz ama Yüce Allah cehennemi dolduracağına and içmiştir. Oysa O’nun cenneti dolduracağına dair bir ahdi yoktur.

Bakın etrafınıza da cennetlik ve cehennemlikleri tanımaya çalışın. Sonra da kendinizin hangi grupta olduğuna karar verin.

Şüpheniz varsa başınızı göğe kaldırın ve bu göğü direksiz yükselten ve orada tutan hangi kudrettir diye düşünüp .. iman edin. Nihayet bu imanın hakkını verip para, şehvet, hırs ve makam için ruhunuzu satmayın.

Hayvan gibi yaşayıp, karnı tok ölmektense, insan gibi yaşayıp aç karınla ölmek yeğdir.

Rabbim imanlı kullarının gönüllerine ferahlıklar versin.
Rabbim kendisinden korkmayan, dini hafife alıp hayatı kahreden zalimleri azap denizlerine mahkum eylesin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Herşey boş değil dolu ama herşey fani

Herşey boş değil dolu ama herşey fani

Herşey boş değil dolu ama herşey fani Merhum Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirinden alınan bu sözde ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir