Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Zararlı Mescitler (Dırar mescitleri)
imanilmihali.com
Dırar mescitleri

Zararlı Mescitler (Dırar mescitleri)

Zararlı Mescitler (Dırar mescitleri)

“Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar. Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever. Binasını takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) ve O’nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez. Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe 9/107-110)

İslâm tarihinde “Dırar Mescidi” diye bilinen bir mescid, bazı münafıklarca, Kuba mescidi civarında; bu mescidi gözden düşürmek için inşa edilmişti. Münafıklar, bu işe hıristiyan bir rahip olan Ebû Âmir’in teşvikiyle girişmişlerdi. Ebû Âmir, Hz. Peygamber ile uzun müddet savaştıktan sonra Suriye’ye kaçmıştı. Münafıklar, Ebû Âmir’in bir ordu ile gelip müslümanlarla savaşmasını bekliyorlardı. Yaptıkları bu mescidin, müslümanları bölmesini ve böylece ona yardım etmiş olmayı umuyorlardı.

Dırar mescidi olarak anılan yerin neden inşa edildiğini, ayet bize net olarak izah eder ki dini bölmek gayeli nifaklar elbette sadece mescit inşasıyla sınırlı değildir.

Dini bölmek için mescid yapmak zulümlerden sadece bir tanesidir. Öte yandan aynı maksada hizmet edecek şekilde mesela takım kurmak, localar teşkil etmek, gizli örgütler tesis etmek, eğitim – öğretim kurumları tesis etmek, siyasi akımlar üretmek, felsefeler icat etmek, savaşlar çıkartmak, işletmeler kurmak hep bu cümledendir.

Kur’an’ın evrenselliği bir tek olayla veya kişiyle değil zaman ve coğrafya üstü olarak kıyamete dek ve tüm dünya insanlığına seslenişiyledir. İlkeler ve manalar dini İslam, bu olayla bize gösterir ki münafık cephesi, müşrik ve kafirlerle kol kola, durmaksızın fitne üretmeye devam edecek, iman kardeşliğini bölmeye gayret edecektir.

Mü’min buralardan uzak durması gereken, bu batıl saplantılara kanmaması icap edendir.

Şer ve küfre dayalı maksatlarıyla, dine ve ahlaka zarar veren kurum ve kişilerin emelleri, taraftar topladıkça artar ve o kişiler de aynen vebale ortak olurlar. Oysa vahiy ve akıl kula, kalbi istikametinde sadece hayra yönelmeyi ama öte yandan o davet olunduğu sapıklığa uymayı değil aksine onunla savaşmayı emreder.

Mescid örneğinden gidersek kul oraya namaza gitmemeli, aksine orayı lanetlemeli, yıkmalıdır. Nitekim öyle de olmuştur. Temeli takva ve Kur’an üzere olan yerler, sinsi emeller üzere olanlardan daima yeğdir.

Çünkü hak ve hikmet, temizlemeyi esas alan ibadetten, imandan yanadır. Bu tür pis yerler ise aksine pislik ve kanma getirir. Mü’min ise temiz olandır, temiz kalmayı dileyendir.

O tür ihanet teşkillerini hayata geçirenlerin niyetini bilen Allah, zulme şahittir ve onların ebedi cezası zaten haktır. Lakin o kimselerin dünyada da şüphe ve korku ile geçecek bir ömür azapları vardır ki veballeri çok büyüktür.

Gizli örgütler bahsinde de anlatıldığı gibi sinsi ve şeffaflıktan uzak çoğu şey kirlidir, art niyetlidir, tehlikelidir. Kötü niyet uğruna, dine zarar vermek adına inşa edilen, üretilen her şey bu anlamda azaba adaydır.

Uyuşturucu imali için ekilen tarla, uyuşturucu imali için tesis edilen laboratuvar aynı cümledendir. Sayısız kuruluş, lobi, loca türü, dernek ve cemiyetler eğer dine düşman tavır içindeyse her biri dırar mescididir.

Bu yerler ise mü’minlere zinhar yasak olan yerlerdir. Buraların tanınması ise Kur’an ile, akıl ve kalp ile, iman iledir. Körü körüne itaat ve aklı kullanmamak ise Allah’ın üzerlerine pislik atması için yeterdir. O yerleri kuranlarla işbirliği, destek ve yardım ise zaten vebale ortak olmaktır.

Netice olarak; dine zarar vermek adına teşkil ve tesis edilen, hayata geçirilen her söz, tesis ve fikir şeytanidir, cehenneme namzettir, dünya azabına delildir.

Din adına zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye inşa edilen her yer, her düşünce, her söz bu cümledendir.

Dünyevi çıkarlar için taraftar toplamak, din simsarlığı yapmak, fitne ve fesat üretmek, şeytani para tuzaklarını tezgahlamak, kuyu kazmak için olan, Allah’tan başkalarının adının anıldığı, huşuyu bozan, dini bölen yerler (mevcut bazı camiler dahil) bu manaya girer.

“Şüphesiz mescitler, Allah’ındır. O hâlde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin.” (Cin 72/18)

Mescidin kirlenmesi demek olan haller özetle; (Yaşar Nuri Öztürk , Din ve Fıtrat) 

1. Mescidin insanlara zarar vermesi (zarar olsun diye inşası şart değildir)

2. Nankörlük anlamında niyetlerle mescid yapılması

3. Mü’minleri fırkalara bölmek için mescid yapılması veya mevcutların bu iş için kullanılması

4. Mescidin İslam düşmanı iken, sonradan dini kullanan ikiyüzlülere barınak yapılması

5. Mescid yapımında Allah rızasından başka bir niyet aranması, başka bir kaygının rol oynaması

6. Mescidlerde Allah dışında bir kişiye sığınılması, Allah ile kul arasına birilerinin sokulması

7. Allah dışında kişiler için çağrıda bulunulması, övgü, reklam ve propaganda yapılması.

Dırar mescitleri ibadet edilmeye layık olmayan yerlerdir.

Mü’min, huşu ile sadece Allah’a yönelen, zarar ve ziyanı kalp fetvasıyla görebilendir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir