Anasayfa / DAHA FAZLA / Dini hikayeler / Zengin babanın tembel evlatları
imanilmihali.com
Dini-hikayeler

Zengin babanın tembel evlatları

Zengin babanın tembel evlatları

Vakti zamanında derler ki bir zengin ve namuslu adam varmış. Çalışanları ve tanıyanları onu çok sever, dürüstlüğü ve çalışkanlığını överlermiş. Lakin bu adamın evlatları onun gibi değilmiş. çalışmaktan üşenen, hazırı seven, boş şeylerle uğraşmaya meraklı bu üç genç delikanlı babasına yardımcı olmaz ve günlerini gün ederlermiş.

Yıllar geçip adam yaşlanınca öleceğini anlamış ve evlatlarını nasıl adam edeceğine dair gizli bir plan yapmış. Yıllardır yanında çalışmakta olan çok güvendiği kahyası ile birlikte tüm para ve altınlarını bir kaç küpe doldurup bir yere saklatmış.

Evlatlarını yanına çağırıp onlara öleceğini, çok hasta olduğunu ve onlara vasiyetini açıklayacağını söylemiş. Demiş ki “bir süredir hastayım, çalışamıyorum. Eldeki avuçtaki de gitti. Arazinin bir yerine yarım metre kadar derine vaktinde çokça altın ve para gömmüştüm. Bana bir şey olursa arayın ve ölene dek size yetecek o para ile güzelce geçinin”

Uçsuz bucaksız arazinin neresini arayacaklarını bilmeyen evlatlarına da yüksek bir ağacın on beş metre batısındaydı diye de yalandan bir ipucu vermiş. Evlatları ne kadar sıkıştırsa da başka bir şey hatırlamadığını söylemiş ve bir kaç gün sonra da vefat etmiş.

Bir hafta kadar işlerle ve taziyelerle uğraşan gençler bu süre sonunda paraları bitince oturup ne yapacaklarını konuşmuşlar ve babasının tarif ettiği altınları aramaya karar vermişler. Her biri bir taraftan kazmaya başlamış ve nafile arayışları haftalarca sürmüş.

Babasının çoktandır hasta olması nedeniyle bakımsız hale gelen arazi bu aramalar ile delik deşik olmuş. Hazine gerçekte saklı olmadığı için de doğal olarak altınları bulamamışlar. Çaresiz ve yorgun vaziyette bir ağaç altında soluklanırken heryeri kazıp bulamadıklarından aramaktan vazgeçmeye karar vermişler.

En ufakları madem bu kadar kazdık bari ekin ekelim de zayi olmasın emeğimiz demiş. Hak vermişler ve hiç olmazsa geçinebilmek için buğday, arpa ekmeye karar vermişler.

Bir zaman sonra o pamuk gibi kazdıkları tarlaları öyle bol ve bereketli ürün vermiş ki gözlerine inanamamışlar. Bolca yiyeceğe ve paraya kavuşmuşlar. Derken kahyaları onlara birkaç sandık getirmiş ve babasının yapmaya çalıştığı şeyi anlatmış. Kahya demiş ki,

“Babanız rahmetli sizin tembel ve sorumsuz hallerinizden usandığı için size çalışmanın ve emeğin güzelliğini anlatmaya çalıştı. Oysa bakın bolca parası vardı. Şimdi onun vermek istediği dersi aldınız mı?”

Evlatlar bu muazzam ders ile hem utanmış hem üzülmüş hem de ellerine geçen para ile sevinmişler. O günden sonrada hem refah içinde yaşamış hem de bolca çalışmayı ihmal etmeden babaları gibi çalışkan ve namuslu biri olmaya karar vermişler. Yıllarca da mutlu ve huzurlu yaşayıp gitmişler.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dini-hikayeler

1’den önce sayı var mı?

1’den önce sayı var mı? Allahü teâlâyı inkâr eden zeki bir dehri [ateist] vardı. Hristiyan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir